Yazarların Dünyaları (2)

Yazarların Dünyaları (2)

Vakti zamanında Türk yazarların dünyaları hakkında yazı yazmıştım, şimdi de sıra dünya yazarlarına gelmesin mi?

Bakalım dünya yazarlarının huyları nasılmış, onların dünyalarında neler varmış.

Kitap ve kahve ikilisini sever misiniz? Tahinle pekmez gibi ayrılmaz olan ikiliyi Balzac’da seviyor olmalı. Ama o okur olarak değil de yazar olarak seviyor gibi. Sayılar ne kadar gerçekçi bilinmez, Balzac çalışırken 40-50 fincan kahve içermiş. Bazı zamanlar ise kahve çekirdeği çiğnermiş.

Söylenilenler, sayılar belki tartışılmaya açık konular ama net bir şey var ki: Balzac yazarken kahve olmazsa olmazı görünüyor.

Acaba Mark Twain’in için de kahve olmazsa olmazıydı? Bu yüzden mi uykusuzluk sorunuyla mücadele etmişti?

Geceleri uyuyamaz, yazı yazarmış. Gündüzleri ise hiç beklenmedik bir yerde uyuyakalırmış. Uyku sorunu yaşayan yazarımız, daktiloyla kitap yazan ilk yazarmış. Ayrıca tek ilki de bu değilmiş. Aynı zamanda da sahne önünde gösteri yapan ilk yazarlardan biri olmuş, böylelikle stand-up gösterilerine öncü olanlardanmış. Uykusuz ve başarılarla geçen bir hayat… Peki ya Victor Hugo’nun hayatı nasıldı?

O bir yerde yaşamaktan korkuyordu diyebilirim. Yaşlanmaktan korkan yazarımız, kendince önlemler alıyormuş. Buzlu suyla yıkanmak, çiğ yumurta içmek gibi. Bence dünya yazarlarında en değişik huyu, Victor Hugo’ya ait. Yaşlanma korkusu koskocaman Sefiller yazarına neler yaptırmış?

Gelelim şimdi de son yazarımıza, Franz Kafka’ya. O da korkularla mücadele etmiş, özgüveni sorunları yaşamış. Hem çevresinde kabul görülmeyen hem de ailesinde, özellikle de babasıyla sorunlar yaşayan yazarımız kendini değersiz olarak görmüş ve yalnızlığı benimsemiş.

Tüm bu duygular içinde yaşamış, vefat ederken de vasiyeti yazıları olmuş. Arkadaşından, Max Brod’dan yazılarını yok etmesini istemiş ama arkadaşı bu vasiyeti yerine getirmemiş. Belki getirseydi Franz Kafka’yı tanıyamazdık.

Türk ya da yabancı yazar fark etmiyor gibi, yazar yazardır ve huyları da ona göre gibi görünüyor. Belki bu huyları isteyerek yapmıyorlar, hatta hayatlarını etkiliyor olabilirler. Hayatlarında yaşadıkları eksiler, yazarlık yolculuklarında artıya dönmüş de olabilir.