YOKETMEDE BAŞARILIYIZ

YOKETMEDE BAŞARILIYIZ

( Maccanlı Yusuf'un Gaya Damı )

'' Türkçeyi iyi gonuşuyon. Nirelisin ? ''

'' Göreliyim. ''

'' Ben seni turist sandıydım. Gafada föter oluncu. Dimek Gorelisin. Ahmet Güney'i bilin mi ? Benim öğretmenimdi.

'' Dayım olur. ''

'' Bah, gordun mü yav ! Nirden nireye. Pek iyi muallimdi. Mülayim. Bana ohumayı yazmayı o öğretti. Beni pek severdi. Burdan gitti. Nevşehir'de İbrahim Paşa İlk Mekdebinde vazife goruyormuş. Her baharda dutlar oluncu, bi sepet toplarım, goturur viririm. Ögretmenler toplanıp yirler. Maccan'ın dudu pek dadlı olur, severler. ''

Nevşehir Lisesi öğrencisiyim. Son sınıfa geçmişim. 1963 eylülünde bir gün Oylu Dağı'nın doruk yakınındaki Çevlik Bağımıza gittim. Hüseyin dedemin diktiği çavuş üzümlerinden yedim. İyice ballanıp tadlanmış. Susadım. Yokuştan inip Kurt Deresi'nde bir kuyudan motopompla çekilen sularla susuzluğumu giderdim. Canım yürümek, yürümek istiyor. Göre Çayı'nın kollarından birinin çıktığı yerden geçtim. Bir beli aştım. Karşımda Uçhisar'ın çatal kayası. Yürüdüm. Yoldan turist otoları geçiyor. Uçhisar'da durmadım. Liseden arkadaşım Mehmet Atılgan'ı bulabilirdim, yaz boyunca görmemiştim. İndim aşağılara. Avcılar...Hala Maccan adı kullanılıyor ( Günümüzde Göreme ) . Yusuf Çiftçi'yi gördüm. Elbet, önce adını bilmiyordum. Bağda üzüm kesiyordu asmalardan.Dolan sepetler, küfeler, zembiller birikmişti.

'' Öğretmenimin yiğenini bırahmam gayri.Hadi gel, yingen bulgur pilavı bişiriyo. Birlikte yiyelim.''

Acıkmışım. Havada tereyağı kokusu... Bir mağaranın girintisinde Yusuf'un hanımı ocak yakmış, tereyağlı bulgur pilavı pişirmiş. Yufka ekmekleri ıslatmış. Nasıl da düşüncelidir köylümüz. İki kişi oldukları halde 4 kaşık koyup getirmişler heybenin gözünde. Bulgur pilavının yanında ayran, iki de soğan kestiler. Gözümüzden yaş aka aka , birbirimize bakıp gülüşerek , doyasıya yedik pilavımızı...Üstüne de Avanos testisinden soğuk suyumuzu içtik; tamamdır .Bu bir Maccan şöleni.

'' Sen merahlı bi gençsin. Sana bi yir gosderecem, daha bu muhitte kimse bilmiyo. ''

Bağın içinde, omcaların ( omurca ) arasından ,köfekli toprakta zorlukla yürüdük. Yamaçta büyük bir kaya çıkıntısı, silindirik bir oluşum. Güvercinler girip çıkıyor bulut bulut. Üstte delikler var. Kapısı olduğuna göre içi oyulmuş. Yusuf burayı bağ evi gibi kullanıyormuş. Loş. Gözlerimiz karanlığa alışıyor. Kaya merdivenle üst kata çıkılıyor. Tırmandık. Burası daha aydınlık. Gözlerime inanamadım. O güne dek görmediğim güzellikte, boyakları hiç solmamış freskler. İsa, Meryem bize bakıyor. İnsan ürperiyor. Fakat tam göğsünde Meryem'in , koca bir delik açılmış. Bir ağaç yerleştirilmiş. Üzerinde güvercin dışkıları var. Okluğun karşısı da oyuk. Bakakaldım. Yusuf anladı üzüldüğümü.

'' Bizim yaptığımızı sanma haaa ! Kapısını takalı daha 10 yıl oldu. Önceden giren çıhan bellisizdi. Kim yapdıysa bunu. Güvercin gübresi için. Bu oyuklar onun için açılmış, bu okluk onun için sokulmuş iki yandaki deliklere. ''

'' Turizm Bakanlığı'nın haberi var mı bu kiliseden ? ''

'' Sen ne diyon yav delaannı ! Haberleri olsa hemen elimizden alırlar. Turistler gele gide ortada bağ da gomazlar. ''

'' Bu freskler çok güzel. Böyle rengi solmamış olanı ilk burada görüyorum. ''

'' Hee ya. Öyle herkesi getirip de gostertmem haa. Öğretmenimin yiğeni olduğun için sana güvendim. ''

'' Sağol. ''

'' Bizim emmoğlu Yagıp , Münih'te çalışıyo. Geçen sine, evlerinde galdığı ailenin Helga adlı bi gızlarıyla geldi Maccan'a. Gararsız galdım, gosdersem miii, gosdermesem mi ? Sonunda, kimseye söylemiyeceklerine yimin itdirdim. Getirdim burıya. Gız seyrederken seyrederken başladı höngür höngür ağlamıya. Gorhduk yav, yalan yoh. Gızım niye ağlıyon ? Civap yoh. Ahlımda bi sözü galmış. Sıh sıh ''vandalizim'' diyordu. Ne dimekse. Emmoğluna sordum. O da bilmiyormuş. Hadi gidelim dirim, galhmaz. Oturdu galdı guvercin dışgılarının üsdünde... Gozleri duvarlarda, tavanda. Fotugraf çekmesine de izin virmedim. Ne olur, ne olmaz ! ''

'' Demek Devlet'e haber vermek istemiyorsun. ''

'' Helbet canım. Bura benim gıymetli bağ evim,sarayım. Apardımana değişmem valla. Millet hiç fargında diyil ya ben sana bişiy diyim. Bah goreceen, 10 değilse de, 25, 30 sine soona buralar erimiş altın gıymetinde olacah. Yirlisi, yabancısı böyle gaya mağaraları arıyor yaşamak üçün. Otel yapmah üçün. Sebebi bu. Ben yaşlanıyom gayri. Çocuhlarım, torunlarım sebeplensin. Niye haber viriyim ? ''

1963 yılıydı...Şimdi 2026...Kaç yıl geçmiş aradan ?

Yusuf ileri görüşlü bir Maccanlı imiş.

--------------------------------------------

26 Şubat 2026. Ürgüp