Kapadokya bölgesinde son yıllarda yaygın şekilde görülen ökse otu, başta kayısı, badem, elma, armut, ceviz ve erik ağaçları olmak üzere birçok ağacı tehdit ediyor. Uzmanlar ve doğa gözlemcileri, yarı asalak bir bitki olan ökse otunun ağaçların gelişimini olumsuz etkileyerek kurumalara neden olabileceğine dikkat çekiyor.
Nevşehirli profesyonel turist rehberi Mustafa Uysun yaptığı açıklamada, ökse otunun Kapadokya Bölgesi’nde oldukça yaygın hale geldiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Uysun, “Ökse otu her mevsim yapraklı kalan ve ağaçlar üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. Özellikle elma, kayısı, armut, söğüt, kavak ve meşe gibi ağaçların üzerinde yaşayabilmektedir. Meyvelerini yiyen kuşlar, tohumlarını farklı ağaçlara taşıyarak hızla yayılmasına neden oluyor.” dedi.
Bilimsel adı “Viscum album” olan bitkinin halk arasında çekem, gevele, gövelek, purç ve bırıç gibi farklı isimlerle de bilindiğini ifade eden Uysun, ökse otunun bazı alanlarda geleneksel yöntemlerle kuş yakalamada da kullanıldığını söyledi.
Ökse otunun yalnızca zarar veren bir bitki olmadığını belirten Uysun, kontrollü ve bilinçli kullanımda ekonomik değer oluşturabileceğine de dikkat çekti. Bitkinin yaprak ve saplarının bazı tıbbi amaçlarla kullanıldığını ifade eden Uysun, “Ökse otu yaprağı özellikle yüksek tansiyonu dengelemeye, bağışıklığı güçlendirmeye ve stresi azaltmaya yardımcı olabiliyor. Ancak meyveleri zehirli olabileceği için mutlaka uzman görüşü alınmalıdır.” diye konuştu.
Bölgedeki ağaçların korunması adına çalışma yapılması gerektiğini vurgulayan Uysun, “Bu bitki kontrollü şekilde toplanıp gerekli işlemlerden geçirilerek değerlendirilirse Kapadokya’ya önemli bir ekonomik katkı sağlayabilir. Aynı zamanda bölgedeki binlerce ağacın da kurtarılmasına yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar ise özellikle meyve ağaçlarında görülen ökse otunun düzenli budama ve kontrol çalışmalarıyla temizlenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.