Nevşehir’de Ramazan ayı denildiğinde orta yaş ve üzerindeki birçok vatandaşın dilinden aynı cümle dökülüyor: “Nerede o eski Ramazanlar…” Değişen yaşam tarzı, şehirleşme ve toplumsal dönüşümle birlikte Ramazan ayının manevi atmosferinin eskisi gibi yaşanmadığını ifade eden vatandaşlar, geçmişteki birlik, beraberlik ve paylaşım ortamını özlemle anıyor.
Dam Üstünde Kurulan Sofralar
Eskiden yaz aylarına denk gelen Ramazanlarda, Nevşehir Kalesi’nin püfür püfür esen kavak ağaçlarının serinliğinde damlara sofralar kurulurdu. Asma yapraklarının ve korukların gölgesinde serilen sofraların üzerine önce ilan, ardından sini konur; testideki su ve demir maşrapa baş köşede yerini alırdı.
Tandır evinden çıkan çömlekte kuru fasulyeler, tahta Konya kaşıklarıyla geniş bakır tabaklara boşaltılır; kilerdeki küplerden çıkarılan turşular sofraya renk katardı. Ezan vakti yaklaşırken evin büyükleri çocukları telaşla sofraya çağırır, o anın heyecanı tüm haneyi sarardı. Aynı sofrada dedeler, nineler, amcalar, yengeler, gelinler ve çocuklar hep birlikte iftar açardı. Sofradaki ekmek kırıntısı dahi heba edilmez, bereketin kıymeti bilinirdi.
Komşuluk ve Paylaşma Kültürü
Vatandaşlar, eski Ramazanlarda komşuluk bağlarının daha güçlü olduğunu belirtiyor. İftar sofralarının sadece aileyle sınırlı kalmadığını, akrabaların ve komşuların sık sık bir araya geldiğini ifade eden 68 yaşındaki Ali Tiftik, “Komşular birbirine yemek ikram ederdi. Şimdi ne o eski Ramazanlar kaldı ne de o sıkı insani bağlar” diyor.
Köy hayatında büyüyen Salih Korkmaz ise iftar öncesi hazırlıkları ve sahur davullarını özlemle anıyor: “Köyde teyzeler bir araya gelir gözleme, börek yapardı. Teravih öncesi camiden ilahiler okunurdu. Şimdi 12 ay birbirinden farksız gibi.”
Değişen Şehir Hayatı
Nevşehir’de bazı vatandaşlar, günümüzde Ramazan ayının eski manevi atmosferini yitirdiğini düşünüyor. Saadet Duyar (60), geçmişte açık alanlarda yeme içmenin hoş karşılanmadığını, lokantaların camlarını perdeyle kapattığını hatırlatıyor. Şaban Polat (46) ise, “Eskiden belediye ve zabıta kontroller yapardı. Şimdi Ramazan gelmiş mi gelmemiş mi belirsiz” sözleriyle değişimi eleştiriyor.
Mehmet Çalgıç (70), Ramazan gecelerinin dini sohbetlerle geçtiğini ve insanların hayır yapmak için adeta yarıştığını belirtirken; Şevket Ağaçdelen (73) ise yokluk yıllarında bile Ramazanların daha neşeli ve huzurlu geçtiğini ifade ediyor.
Zehra Ertaş (56) ve Münire Gönenir (43) de geçmişte insanların birbirine daha saygılı olduğunu, Ramazan ayının toplumda ortak bir hassasiyet oluşturduğunu dile getiriyor.

Manevi Atmosfer Özlemi
Vatandaşların ortak görüşü, Ramazan ayının yalnızca oruç tutulan bir dönem değil; aynı zamanda paylaşmanın, sabrın, saygının ve dayanışmanın zirveye çıktığı bir zaman dilimi olduğu yönünde. Günümüzde ise şehirleşme, apartman hayatı ve değişen sosyal alışkanlıklarla birlikte bu atmosferin zayıfladığı ifade ediliyor.
Nevşehir’de birçok kişi için eski Ramazanlar; kalabalık sofralar, davul sesleri, mahalle sohbetleri ve güçlü komşuluk bağları demekti. Bugün ise pek çok vatandaş, o bereketli ve feyizli günleri özlemle anıyor.
Ramazan'ın gelişiyle beraber bir kısmı dini inançtan bir kısmı da artık kültürel kodlara işlemiş belirli şeyler ortaya çıkar. Genelde yetişkin ya da yaşlılardan duymaya alıştığımız "Nerede o eski Ramazan'lar?" hayıflanmasının ne kadar da haklı bir özlem ve sitem ögesi barındırdığını sizler için listeledik.
1. Ramazan'ın farklı bir heyecanı olur, çarşı pazar kalabalıklaşır, alışverişler artardı.

Daha çok yemek içmek için değil, daha çok paylaşmak içindi.
Çarşı pazar yine kalabalık ama ortada alışveriş yok, herkes gıdım gıdım harcıyor.
İnsanlar harcayacak fazla paraları olmadığından yakınıyor. Ramazan'da fiyatların fazlasıyla şişirildiğinden şikayetçiler.
2. Pide kuyruğunda beklerken dönen muhabbetler ve o kokuyla insanların kendini terbiye edişini hatırlarsın.
Şimdi ise saygısızca pide kuyruğuna kaynak yapıp hızlıca evine gitmek isteyen insanlar türedi. Sahurlarında ise pide yaptıracak sadece bir kaç fırının tekelinde kaldı vatandaşlarımız.
3. Bir tas çorba ile doyan insanların yeme içmeyi abartmaması, israf etmemesiydi.

Şimdilerdeyse sadece kuş sütünün eksik olduğu masalarda oruçlar açılıyor. Şükür yok görgü kültür medeniyet unutulmuş bir elinde kaşık diğerinde cep telefonu sohbetsiz muhabbetsiz iftarlar...
4. Eş-dost ile güzelleşen iftar sofralarının kıymeti bilinirdi.
O sofra birliktelikleri insanları bir başka yakınlaştırırdı. Paylaştıkça bereketlenirdi lezzetlenirdi sofralar...
Artık kimse kimsenin kapısını çalmaz olmuş, yalnızlaşmış. İftarlarda yalnızlaşmış insanlar ve herkes boy aynasına bakmadan ona buna şuna atıyor topu. İnsan yaşantısını Siyaset değil kendi belirleyebilmeli ama maalesef işte herkes işine geldiğince...

Ne birbirini iftara çağırır, ne de bir davete icabet eder.
5. Ramazan paketleri özenle hazırlanıp kimse bilmeden dağıtılırdı.

Çünkü yardımın gizli olanı makbuldür. Bir elin verdiğini diğerinin bilmemesi meselesi.
Şimdilerde ise medya ordusu eşliğinde şov yaparak dağıtılıyor.

Yardıma muhtaç insanların ne kadar rencide olacağı ya da ezileceği hiç düşünülmeden.
6. İftar çadırları, evlerinde çorba kaynatacak durumu olmayanlar boynu bükük kalmasın diye kurulurdu.
Bu mübarek ayda herkesin karnı doysun istenirdi.
Şimdilerde ise iftar çadırları turistik gezi objesine dönüşmüş durumda.
Bu durumun en kötü yanı ihtiyaç sahiplerinin bu yardımlara ulaşmakta zorlanıyor olması.
7. Çocuklara şefkatle yaklaşılıp sevilir, gönülleri kırılmamaya çalışılırdı.

Şimdi gönül kırmamayı bırak, iftar çadırlarında hatta camide bile kafasını kırmaya teşebbüs ediliyor.

8. Geleneksel şerbet ve tatlılar yenir, sokaklar bayram yeri gibi olurdu.

9.Artık herkes tatlısını pastaneden alıp evinde yiyor.

10.Sokaklar boş, küçük esnaflar sinek avlıyor.
11. İnsanlar Ramazan'da sadece midenin değil, bütün bedenin ve ruhun ibadeti olduğu bilincine sahiptiler.

Artık sadece belli bir zaman diliminde mideni boş bırakmaktan ibaret.

12. Özellikle yaşlılar ve çocukların gönlü hoş tutulmaya çalışılırdı.
Belki bir ziyaretle belki bir yardımla belki bir hatır sormayla bunu yapmak mümkündü.
Şimdi ise hepsi unutuldu. Ramazan da onlar için sıradanlaştı.

13. Önceden Ramazan'ın en büyük göstergesi paylaşımdı.

Tanımadığın insanlarla yardımlaşmak önemliydi.
Şimdi yine paylaşım var ama sadece kendisiyle aynı masada oturanlar arasında...
"İnşallah eskiyi aramak değil doğruyu bulmaya çalışırız...."
Allah kabul etsin...





