Nevşehir merkeze bağlı Çardak Köyü’nde bulunan ve yüzyıllardır cami–kilise birlikteliği ile dikkat çeken Selçuklu Camii’nde, mimari yapısına uygun şekilde avlu düzenlemesi ve kapsamlı restorasyon çalışmaları yürütülüyor. Çalışmalar, yapının tarihî dokusunu koruyarak gelecek nesillere aktarılmasını amaçlıyor.

Hoşgörünün ve Kentsel Misafirperverliğin Simgesi

Selçuklu Camii’nin tarihi, Milattan sonra 5. yüzyıla kadar uzanıyor. Yapı, ilk olarak Bizans döneminde kilise olarak inşa edildi. Bölgenin Karamanoğulları Beyliği hâkimiyetine girmesiyle, Ürgüp Uçbeyi tarafından camiye dönüştürüldü. Osmanlı döneminde ise bölgede yaşayan Hristiyan nüfusun ekonomik imkânlarının yetersiz olması nedeniyle, Ürgüp Kadılığı kararıyla yapının bir bölümünün kilise olarak kullanılmasına izin verildi.

Yaklaşık 200 yıldır cami ve kilisenin aynı yapı içerisinde, aynı kapıdan girilerek kullanıldığı Selçuklu Camii, Osmanlı’nın farklı inançlara gösterdiği hoşgörünün dünya çapındaki en nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Zamanla Yıpranan Yapı Yeniden Aslına Kavuşuyor

Selçuklu dönemine ait olan cami, uzun yıllar süren kullanım ve doğal etkenler nedeniyle zamanla orijinalliğini kısmen yitirdi. Özellikle iç mekânda kubbe ve duvarlardan gelen yoğun nem, ibadet sırasında çeşitli sıkıntılara yol açtı.

Bu sebeple başlatılan restorasyon çalışmalarıyla, yapının inşa edildiği dönemin tarihî izlerinin yeniden ortaya çıkarılması, Selçuklu mimarisinin özgün unsurlarının korunması ve yapı bütünlüğünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Hem iç hem de dış mekânda yürütülen çalışmaların ardından, çevre düzenlemesiyle birlikte köy halkına ve bölgeye yakışır bir ibadet alanı oluşturulacak.

Mimari ve Tarihî Özellikleriyle Dikkat Çekiyor

Kaynaklardan derlenen bilgilere göre Selçuklu Camii;

  • Harap bir bazilikanın kalıntıları ve eski yapının apsisi entegre edilerek inşa edildi

  • Selçuklu Mahallesi, Akkaya mevkiinde, kısmen düzeltilmiş bir arazi üzerine kuruldu

  • Orijinal bir kitabesi bulunmamakla birlikte, yapı içerisinde yer alan bir kitabede H.1080 / M.1669–1670 tarihi ve “mescid” ifadesi yer alıyor

  • Harimin çökertme tavanı, minare şerefesindeki testere dişi süslemeler ve kubbe benzeri külah, yapının dikkat çeken mimari detayları arasında bulunuyor

Yapı, farklı dönemlerde onarımlar geçirmesine rağmen mimari ve plan özelliklerini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaştı ve halen ibadete açık durumda.

Akademik Araştırmalara Konu Oldu

1902 yılında Alman araştırmacı Josef Strzygowski başta olmak üzere, Rott ve Restle gibi akademisyenler tarafından yapı üzerinde incelemeler yapıldı. Araştırmalar daha çok bazilika kalıntılarına odaklanırken, cami bölümüyle ilgili sınırlı veriler elde edildi.

Daha Önce de Restore Edilmişti

Selçuklu Camii, 2016 yılında Nevşehir İl Özel İdaresi tarafından restore edilmişti. Günümüzde başlatılan yeni çalışmalar ise daha kapsamlı bir yaklaşımla, yapının hem tarihî kimliğini hem de kullanım konforunu artırmayı hedefliyor.

UNESCO Beklentisi

Bir zamanlar ezan sesleriyle kilise çanlarının aynı çatı altında yankılandığı bu eşsiz yapı için, bölge halkı ve tarih meraklıları büyük bir temennide bulunuyor. Selçuklu Camii’nin, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne “Hoşgörü ve Kentsel Misafirperverliğin Yeri” olarak alınması bekleniyor.

Yetkililer, restorasyon çalışmalarının en kısa sürede tamamlanarak, bu hoşgörü abidesi tarihî yapının yeniden halkın hizmetine sunulacağını belirtti.

NEVŞEHİR ÇARDAK KÖYÜ CAMİİ

Nevşehir Çardak Köyü Camii, Strzygowski, Rott ve Restle gibi araştırmacılar tarafından farklı zamanlarda incelenmekle birlikte adı geçen araştırmacılar, büyük bölümü harap olmuş bazilikadan ayrıntılı olarak bahsetmektedirler ancak, cami ile ilgili fazla bir bilgi vermemektedirler. Hâlihazırda ayakta olan eser bazilikanın harabesinden elde edilen devşirme taşlarla, eski yapının apsisini de kullanarak inşa edilen camidir. Selçuklu Mahallesi, Akkaya mevkiinde kısmen düzeltilen bir arazi üzerine inşa edilen caminin kitabesi yoktur. Binanın içinde bulunan bir kitabede H.1080/M. 1669/1670 tarihi verilmektedir. Kitabenin nerden getirildiği bilinmemekle birlikte “mescid” kelimesi okunmaktadır. Eser muhtelif tarihlerde onarım geçirmesine rağmen mimari ve plan özelliklerini büyük ölçüde korumaktadır.

Çardak köyünde bulunan bir tarafı cami bir tarafı kilise olan ve günümüze kadar korunarak gelen tam bir hoşgörü abidesi...