Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Nevşehir Şube Başkanı Harun Öcal, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) çerçevesinde ilkokullarda uygulamaya konulan Öğrenci Gelişim Raporu sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öcal, söz konusu uygulamanın sahadaki karşılığının beklentilerin oldukça gerisinde kaldığını ifade etti.

“Öğrenci Gelişim Raporları Öğretmenlere Yük, Velilere Bilmece Olmaktan Çıkarılmalı”

TYMM kapsamında geçtiğimiz yıl ilkokul 1. sınıflarda başlatılan ve kademeli olarak yaygınlaştırılan Öğrenci Gelişim Raporu uygulamasını; öğretmen, öğrenci, veli ve TYMM perspektiflerinden ele aldıklarını belirten Öcal, değerlendirmelerin sahadan gelen geri bildirimlere dayandığını vurguladı.

“ÖĞRETMENLER İÇİN AĞIR VE BÜROKRATİK YÜK”

Uygulamanın öğretmenler açısından ciddi bir iş yükü oluşturduğunu dile getiren Öcal, “Öğrenci Gelişim Raporları, öğretmenler için ağır, yorucu ve sürekli tekrar eden bir bürokratik yük hâline gelmiştir. Bu durum öğretmenin asıl görevi olan eğitim-öğretim faaliyetlerinden zaman çalmakta, gözlem ve rehberlik niteliğini zayıflatmaktadır” dedi.

“ÖĞRENCİLERDE KARNE HEYECANI KAYBOLUYOR”

Öğrenciler açısından da bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Öcal,
“Karne heyecanının ortadan kalkması ve öğrencilerin belirli kavramlarla etiketlenme riski, çocukların motivasyonunu olumsuz etkilemektedir” ifadelerini kullandı.

“VELİLER İÇİN MUĞLAK VE ANLAŞILMAZ”

Velilerin raporları anlamakta zorlandığını belirten Harun Öcal, “Veliler için bu raporlar net bir geri bildirim sunmak yerine kafa karışıklığına yol açmaktadır. Kullanılan terminoloji, pedagojik gerçeklikle örtüşmemekte ve adeta çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşmektedir” şeklinde konuştu.

“TYMM RUHUNU YANSITMIYOR”

Uygulamanın, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel felsefesini yansıtmakta yetersiz kaldığını savunan Öcal, sistemin mevcut hâliyle amacına hizmet etmediğini ifade etti.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SIRALANDI

Eğitim-Bir-Sen Nevşehir Şube Başkanı Harun Öcal, açıklamasının sonunda çözüm önerilerini şu maddelerle sıraladı:

  • Öğrenci Gelişim Raporlarında kullanılan terminolojik kavramlar, sınıf içi pedagojik gerçekliklerle uyumlu hâle getirilmelidir.

  • Veli ve öğrenciler tarafından anlaşılır bir dil kullanılmalı, ölçülebilir ve net hedefler ortaya konulmalıdır.

  • Ölçüt sayısı azaltılarak öğretmenin gözlem kalitesi artırılmalıdır.

  • Raporlar yalnızca öğrencinin mevcut durumunu tespit eden değil, gelişimini destekleyen somut çözüm önerileri sunan, velilere yol haritası çizen dinamik bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Öcal, Öğrenci Gelişim Raporu uygulamasının sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden ele alınmasının, hem öğretmenlerin iş yükünü azaltacağını hem de öğrenci ve veliler için daha işlevsel bir sistem oluşturacağını sözlerine ekledi.