Kültür - Sanat

Türkiye’nin Ezgilerini Taşıyan Ürgüplü Fadime Başaran

Ürgüplü halk ozanı Refik Başaran’ın eşi 1906 doğumlu Fadime Başaran, köy düğünlerinde def çalıp türkü söyleyerek Anadolu halk müziğine önemli katkı sağladı.

Nevşehir’in Ürgüp ilçesi Taşkınpaşa (Damsa) Köyü doğumlu olan Fadime Başaran (1906–1993), Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu halk müziğinin kilometre taşlarından biri olarak belleklerde yerini aldı. Hiç okula gitmemesine rağmen, köy işlerinin yanı sıra düğünlerde def çalarak ve türkü söyleyerek yöreye özgü ezgilerle halk müziğine katkıda bulundu.

Taşkınpaşa’dan Anadolu’ya Uzanan Ezgiler

Fadime Başaran, Ürgüplü halk ozanı Refik Başaran’ın eşiydi. Refik Başaran, ölümünün üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen, adını ve köyünü yaşatan bir sanatçı olarak biliniyor. On yedi yaşında Fatma Başaran (Fadime) ile dünya evine giren Refik Başaran, eşinin sanata olan ilgisi ve desteği sayesinde müzik kariyerinde önemli adımlar atabildi.

Ankara’ya Göç ve Ayrı Yaşam

1935’li yılların başında Refik Başaran, ailesiyle birlikte Ankara’ya göç etmek istemiş, ancak eşi Fadime Başaran’ın razı olmaması üzerine taşınamamış, bu da çiftin Ankara köylerinde ayrı yaşamasına sebep olmuştur.

Plaklarla Ölümsüzleşen Sesi

Fadime Başaran, 1939 yılında Refik Başaran ve komşuları Fadik Altun ile birlikte İstanbul’da 5 adet taş plak doldurdu. Bu plaklarda okuduğu türkülerin bazıları şunlardır:

  • Kozan Dağı

  • Karşı Bağda Sıra Sıra Bağdemler

  • Al Elma Soyulur mu?

  • Başında Var İdi Elli Bir Altın

  • Pınar Senin Sağ Yanında

  • Ayağına Giyer Üç Güllü Çorap

  • Dalma Gelin Dalma Çaylar Derin

  • Sabah Ettim A Gözüm

  • Karanfil Katmer Olsa

  • Güle Çıktım Gülmedim

Fadime Başaran’ın sesi, yanık ve etkileyici tınısıyla taş plaklarda ölümsüzleşti. Yöreye özgü şive ve sözlerle söylediği türküler, Anadolu’nun kültürel mirasına önemli bir katkı sağladı.

Komşusu ve Arkadaşı Fadik Altun

Fadime Başaran’ın müzik yolculuğunda önemli isimlerden biri de komşusu Fadik Altun (1907–1993) oldu. Altun da köyde düğünlerde türkü söyleyip def çalarak yöresel müziğin yaşamasına katkı sağladı. İkili, İstanbul’da yaptıkları plaklarla sadece Ürgüp değil, Anadolu halk müziği tarihine damga vurdu.

Aile ve Yaşam

Fadime ve Refik Başaran çiftinin Emine ve Hikmet isimli 1 kız 1 erkek olmak üzere iki çocukları oldu. Fadime Başaran, yaşamı boyunca köyünde halk müziğini sürdürmüş ve 1993 yılında Taşkınpaşa Köyü’nde vefat ederek burada defnedilmiştir.

Kültürel Miras

Taşkınpaşa’dan Türkiye’ye Halk Müziği

Yanık ve etkileyici sesiyle Fadime Başaran, yöresel ezgileri günümüze ulaştırdı.

Bazı kaynaklara göre, Refik Başaran’ın birçok esin kaynağı eşi Fadime Başaran olmuştur. Bugün, Fadime Başaran’ın sesinden dokuz eser plaklarda günümüze ulaşmıştır ve bu eserler Anadolu halk müziğinin zenginliğini yansıtmaya devam etmektedir:

  • Ayağına Giyer Üç Güllü Çorap

  • Al Elma Soyulur mu?

  • Ah Guzum Sabah Ettin

  • Başımda Varıdı Elli Bir Altın

  • Dalma Gelin Dalma Çaylar Derindir

  • Güle Çıktım Gülmedim

  • Karanfil Katmer Olsa

  • Kozanoğlu Destanı

  • Pınar Senin Ne Sevdalı Başın Var

Fadime Başaran ve Refik Başaran, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu halk müziğinin kilometre taşları olarak günümüze miras bırakmış, yöresel ezgilerin yaşatılmasına büyük katkı sağlamışlardır.

Ürgüplü Fadime ve Fadik - Ayağına Giyer Üç Güllü Çorap

Yöre : Ürgüp

Kaynak : Fadime ve Fadik Hanım

Derleyen : Plaktan yazıldı

Kaynak kişilerin kendi sesinden dinlediğimiz bu türküyü söyleyenlerden Ürgüplü Fadime, Refik Başaran'ın karısı Fadime Başaran'dır. Her ikisi de 17 yaşında iken evlenirler. Refik Başaran, Kütahya ve Niğde'de ki askerlik sonrası 23-24 yaşında kimseye haber vermeden gurbete (Ankara) gider ve 4 yıl kalır. Kısa süreliğine köyüne gidip gelmeler dışında, 40 yaşında öldüğünde de gurbetdedir.

Refik Başaran söylediği türkülerin bir kısmını eşi Fadimeden öğrenmişdir. Bunun dışında Fadime bildiği başkaca türküleri, Refik Başaran'ın gurbetde olması kızgınlığı ile eşine öğretmemişdir.

(Dinlediğiniz türküde ki karar seslerinin güzelliğine dikkat)

Plağa okunduğu şekli ile türkünün sözleri şu şekildedir.

Ayağına geyer üç gullü çorab

Sevdiyim uğruna olurum türeb

İçmedim elinden üç kadeh şarab

Yandım ateşine doyunmam gayrı

Giyindim karayı soyunmam gayrı

Isdanbul yolunda bir kufe üzüm

Aklıma geldikce gan ağlar gozüm

Benim yare diyecek çoğudu sözüm

Zalım duşmanlarım didirmediler

Derdimi yarime anlatmadılar

Punar senden akan şeker bal gibi

Yar yüzünü yıkar konca gul gibi

İllere yidirdim olmuş nar gibi

Olmuş nar yidirdiğim karam nirdesin

Her nire gidersem ezberimdesin

Fadime-Fadik Hanım

Ayağına Giymiş Üç Güllü Çorap Türkü Notası Türkü Sözü

Derleyen: Plaktan Yazıldı

Kaynak Kişi: Fadime-Fadik Hanım

Notaya Alan: Adnan Ataman

Yöresi: Nevşehir

Kaynaklar:

Taş Plak Müzesi

www.repertukul.com Savaş Akbıyık

Doç.Dr.Faruk Güçlü