banner177
banner195

Erdoğan: “Akil İnsanlar’daki yürek muhalefette yok””

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Akil İnsanlar'daki yürek ve cesaretin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'de olmadığını belirtti.

Erdoğan: “Akil İnsanlar’daki yürek muhalefette yok””

banner143
banner134

Akil İnsanlar’daki yürek muhalefette yok

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Akil İnsanlar'daki yürek ve cesaretin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'de olmadığını belirtti.

Erdoğan, TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, geçen perşembe günü Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi'nde, çözüm sürecine ilişkin son derece önemli, anlamlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini anlattı.

Kamuoyunun ''Akil İnsanlar'' adını verdiği, kendilerinin de hassas değerlendirmelerin ardından netleştirdikleri bu heyetin 63 kişiden oluştuğuna işaret eden Erdoğan, toplantıyı, bir kişinin yurt dışında olması nedeniyle 62 kişiyle yaptıklarını kaydetti.

Erdoğan, 4,5 saati aşan toplantıda, katılımcılardan söz alanların, soru soranların, görüşlerini, önerilerini sunanların olduğunu ifade ederek, 63 kişinin 9'arlı gruplar halinde Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde çalışmalar yapacağını anımsattı.

Grup içinden bir kişinin başkan, bir kişinin başkanvekili, bir kişinin de çalışmaların sekretaryasını yürüteceğini dile getiren Erdoğan, ''İlk planda 2 aylık sürede gruplar raporlarını hazırlayacak. Fakat biz 1 ay sonra bu arkadaşlarımızla biraraya gelecek, süreci değerlendireceğiz. Kamuoyunun algısını yönetmek, sağlıklı şekilde bilgilendirmek, zihinlerdeki soru işaretlerini gidermek üzere bu arkadaşlarımız sahada çeşitli etkinlikler yapacak'' diye konuştu.

''Gaflet, cehalet bu''

Bazılarının, ''Akil İnsanlar'' ifadesinin yanlış olduğunu dile getirdiğini belirten Erdoğan, ''Nedir; 'akil dediğin zaman bu yiyiciler' olur. Türkçe'de oturmuş bir kelime var. Arapça gramer imtihanına mı tabi tutacağız. Baştaki a 'ayındır', ortadaki 'kaf'tır. Bunları mı söyleyeceğiz, bunları mı anlatacağız- Böyle bir gaflet olur mu- Türkçe'ye bu nasıl yerleşmiş, bu şekilde bu söyleniyor. Bir imam hatipli olarak Tayyip Erdoğan kalkar söyler, ben şimdi bunu böyle söylesem, aslı neyse ona göre söylesem bu defa da onu eleştirmeye başlarlar, 'Bu ne demek istiyor' derler. Gaflet, cehalet bu. Biz kervan yürüsün diyoruz. Akil İnsanlar heyetinin sürece nasıl katkı sağlayacağı konusunda bunlar spekülasyon yapa dursun'' diye konuştu.

''Kılıçdaroğlu, CHP'nin başında olduğu müddetçe''

Erdoğan, 63 kişiyi, yüzlerce kişinin arasından seçtiklerini ifade ederek, bu 63 kişiyi bir araya getirmek, bir çatının altında, bir masa etrafında toplamanın, zor bir iş olduğunu vurguladı.

Farklı çevreler, inanç ve etnik gruplardan kişilerin bulunduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Normal şartlar altıda bir araya getiremeyeceğiniz o 63 kişinin ortak paydası var; can alıcı, can yakıcı bir sorun, bunun çözümü için bu arkadaşlar bir araya geldiler. O masanın etrafında teferruatta takılıp kalan değil, teferruatı bir kenara bırakıp, ortadaki yangını söndürmeye can atan, kalpleri barış için çarpan insanlar var. O masanın etrafında kendi şahsi çıkarlarını gözeten, kendi hırslarını tatmin etme gayretinde olan değil, meselenin ciddiyetini bilen, meseleyi çözmek için yüreği heyecanla atan insanlar var. O masanın etrafında her türlü eleştiriyi, hakareti, baskıyı, haksızlığı göze almış, sadece akan kanı durdurmaya, sadece gözyaşlarını dindirmeye odaklanmış, samimi insanlar var. O 63 ismin bir masa etrafında toplanması, aynı karede fotoğraf vermesi bile tek başına, başlı başına son derece olumlu, umut verici, birleştirici bir hadisedir.

Ne Devlet Bahçeli'nin ne de onun muavini Kemal Kılıçdaroğlu'nun o 63 ismin aklını, samimiyetini, içtenliğini sorgulayacak kalitesi de birikimi de kalibresi de yoktur. Tam tersine 63 kişide var olan yürek, cesaret ne Devlet Bahçeli'de ne de Kemal Kılıçdaroğlu'nda mevcut değildir. Devlet Bahçeli ile Kemal Kılıçdaroğlu, süreci kenardan izlemeyi, çelme takmayı tercih ederken, o insanlar sürecin içinde olmayı, taşın altına ellerini koymayı, o taşı birlikte kaldırmayı tercih ettiler.

CHP Genel Başkanı, haftalardır bu çözüm sürecinin nasılını sorgulayarak, bu konuda korku senaryoları üreterek, sadece sürece engel olmanın mücadelesini veriyor. Herkesin kanın durmasına, gözyaşının dinmesine odaklandığı bir dönemde, son derece art niyetli biçimde, yöntemi sorgulamak art niyetlilik, gönülsüzlük göstergesidir. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Akil İnsanlar, Başbakan'a seçim öncesinde zaman kazandıracak' diyor. Hiç endişe etmesin, Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin başında olduğu müddetçe, seçim kazanmak için bizim zamana ihtiyacımız hiç olmaz. Bu işin nasıl olacağı konusunda, yöntem konusunda biz kırmızı çizgilerimizi defaatle kamuoyuna duyurduk. Sürecin hassasiyeti nedeniyle az konuştuğumuzu, çok iş yaptığımızı ama şehitlerimizin ruhunu incitmeyeceğimizi, şehit ailelerini rencide etmeyeceğimizi, meşruiyet çizgisinden ayrılmayacağımızı, altını çizerek, defaatle ifade ettik. Sonuca ulaşmak için her yolun, her yöntemin mubah olduğu anlayışında asla değiliz, olamayız. Ancak kanı durdurmak, gençlerin ölümünü engellemek, Türkiye'yi huzura kavuşturmak için çırpındığımız bir süreçte kenarda durup, sürekli zihinleri bulandırmak da insani değildir, vicdani değildir.''


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.