Nevşehir Gündemin adresi FİB Haber köşe yazarı Av. Mehmet Biçer, “Ateş, Yazı, Yapay Zekâ” başlıklı yazısında, insanlığın yapay zekâ karşısındaki tutumunu tarihsel bir perspektifle ele aldı. Biçer, ateş ve yazının insanlık tarihinde nasıl birer araç olarak konumlandırıldığını hatırlatarak, yapay zekânın da benzer şekilde dengeyle ele alınması gerektiğini vurguladı.
Yazısında, insanlığın ateşle ilk karşılaşmasında olduğu gibi yapay zekâ karşısında da üç farklı tutum sergilediğini ifade eden Biçer; korkup kaçanlar, sorgusuzca teslim olanlar ve onu akılla araçsallaştıranlar arasında asıl belirleyici olanın üçüncü yaklaşım olduğunu belirtti.
“Korunması Gereken İnsanlığın Biçimleri Değil, Özüdür”
Av. Mehmet Biçer, yapay zekâ karşısında “insanlığımızı korumalıyız” söyleminin tek başına yeterli olmadığını ifade ederek, asıl korunması gerekenin insanın anlam üretme yetisi, ahlaki muhakemesi, empatisi, sevgisi ve sorumluluk alma cesareti olduğunu dile getirdi. Biçer’e göre mesele, mevcut mesleklerin ya da kurumların korunması değil; insanı insan yapan değerlerin kaybolmamasıdır.
“Yapay Zekâ Ahlaki Bir Fail Değildir”
Yapay zekânın ahlaki bir özne olamayacağını vurgulayan Biçer, ahlakın niyet, değer yargısı, pişmanlık ve sorumluluk gerektirdiğini; yapay zekânın ise yalnızca hesapladığını, optimize ettiğini ve sevme yetisinin olmadığını belirtti. Bu durumun, kararların “sistem verdi” gerekçesiyle insan sorumluluğundan kaçılmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Asıl Tehlike, Sorumluluktan Vazgeçmektir”
Yazıda, yapay zekânın hızının ve otomatikliğinin, insanı ahlaki sorumluluktan uzaklaştırma riski taşıdığına dikkat çekildi. Tarihteki büyük kötülüklerin çoğunun “ben yapmadım, sistem yaptı” anlayışıyla gerçekleştiğini hatırlatan Biçer, yapay zekânın bu kaçışı kolaylaştırabileceğini ifade etti.
“Ahlaki Pusula Bilinçle Taşınmalı”
Av. Mehmet Biçer, yapay zekâ çağında ahlakın artık alışkanlıklara ya da kurumlara bırakılamayacağını, bilinçli bir şekilde sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı. Bu pusulanın yalnızca aklı değil, sevgiyi de göstermesi gerektiğini belirten Biçer, insan olmanın bedelinin bu çağda daha da arttığını ifade etti.
Yazısını, yapay zekânın ateş ve yazı gibi güçlü bir araç olarak görülmesi gerektiğini ancak nihai öznenin insan olması gerektiğini vurgulayarak tamamlayan Biçer, insanı insan yapanın hesaplama gücü değil; empati, sevgi, anlam üretme ve sorumluluk alma kapasitesi olduğunu dile getirdi.
Av. Mehmet Biçer'in köşe yazısını okumak için; Ateş, Yazı, Yapay Zekâ






