FİB Haber köşe yazarlarından İlahiyatçı Araştırmacı Yazar Hüsrev Öndegelen, bu haftaki köşe yazısında modern kent yaşamında giderek daha fazla önem kazanan mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri ve ortak kullanım alanlarının korunması konularına dikkat çekti.

“Modern Kentte Mahalle Kültürü ve Ortak Alanların Sorumluluğu” başlıklı yazısında Öndegelen, park ve bahçelerden apartmanlara, sokaklardan ortak kullanım alanlarına kadar toplumun birlikte kullandığı alanların korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Komşuluk Gürültüsü Neleri Kapsar?

  • Kapı ve pencere çarpma
  • Yüksek sesle konuşma ve bağırış
  • TV ve müzik sesi
  • Müzik aletleri
  • Sert zeminde topuklularla yürüme
  • Mobilya gürültüsü
  • Gece temizliği ve ev aletleri çalıştırma
  • Evcil hayvan sesleri
  • Tadilat, spor, dikkatsizlik kaynaklı sesler
  • Çocuk sesleri (koşma, zıplama, ağlama, bağırma)
  • Koridor veya merdiven gibi ortak alanlarda oluşan gürültüler

Yeşil alanlar ve ortak kullanım alanları korunmalı

Öndegelen, mahallelerde oluşturulan yeşil alanların, dikilen ağaç ve çiçeklerin, çocukların kullanımı için yerleştirilen oyun gruplarının ve ailelerin vakit geçirebileceği oturma alanlarının zaman zaman tahrip edildiğine dikkat çekti.

Ortak kullanım alanlarından yararlansın ya da yararlanmasın herkesin bu alanlara sahip çıkması gerektiğini belirten Öndegelen, yapılan hizmetlerin korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna işaret etti.

“Çocuklarımıza örnek olmalıyız”

Yazısında ailelere de önemli görevler düştüğünü ifade eden Öndegelen, çocuklara ortak alanların korunması konusunda küçük yaşlardan itibaren bilinç kazandırılması gerektiğini belirtti.

Çocuklara yeşili, ağacı, çiçeği ve oyun alanlarını korumaları gerektiğinin öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Öndegelen, “Onlara örnek olmalıyız” mesajıyla bireysel davranışların toplumsal kültürün oluşmasındaki önemine dikkat çekti.

Gürültü kirliliğine dikkat çekti

Mahalle kültürünün yalnızca fiziki çevrenin korunmasından ibaret olmadığını belirten Öndegelen, komşuluk ilişkilerinde karşılıklı saygının önemine de değindi.

Apartmanlarda giriş-çıkışlarda ve asansör kullanımında sessiz ve sakin olunması gerektiğini ifade eden Öndegelen; geç saatlerde yüksek sesle müzik dinlenmesi, uygunsuz ifadelerle konuşulması, balkonlarda komşuları rahatsız edecek davranışlarda bulunulması ile motosiklet ve otomobillerden kaynaklanan yüksek seslerin toplum huzurunu olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

“Komşuyu rahatsız etmemek îmanın gereğidir”

Yazısında konuyu dini açıdan da ele alan Öndegelen, komşuluk hukukunun önemine dikkat çekerek, “Komşularla iyi münasebetler içinde bulunmak, söz ve davranışlarla onlara zarar vermemek îmânın bir gereğidir.” ifadelerine yer verdi.

Öndegelen, Hz. Peygamber’in (SAV), “Allah’a ve âhiret gününe îmân eden kimse komşusunu rahatsız etmesin.” hadis-i şerifini de hatırlatarak, modern şehir yaşamında komşuluk ilişkilerinin ve toplumsal huzurun korunmasının önemini vurguladı.

Ortak yaşam kültürüne çağrı

Hüsrev Öndegelen, yazısında apartmandan sokağa, caddeden park ve bahçelere kadar günlük yaşamın her alanında ortak yaşam bilincinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Temiz, düzenli, yeşil ve huzurlu bir çevrenin oluşturulmasının yalnızca belediyelerin veya kurumların değil, toplumdaki her bireyin sorumluluğu olduğuna vurgu yapan Öndegelen, mahalle kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması çağrısında bulundu.

İlahiyatçı Araştırmacı Yazar Hüsrev Öndegelen’in “Modern Kentte Mahalle Kültürü ve Ortak Alanların Sorumluluğu” başlıklı köşe yazısının tamamını okumak için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

MODERN KENTTE MAHALLE KÜLTÜRÜ VE ORTAK ALANLARIN SORUMLULUĞU