Nevşehir’de bugün yalnızca bir mahalle adı olarak bilinen Bekdik, aslında yüzyıllar öncesine uzanan köklü bir Türkmen geçmişinin izlerini taşıyor. Maraş’tan Orta Anadolu’ya uzanan Bekdiklerin hikâyesi; zorunlu iskânlardan Nevşehir’in kuruluşuna, Damat İbrahim Paşa’dan eski mahalle kültürüne kadar şehrin tarihinin önemli bir bölümüne ışık tutuyor.
Bekdik Adını Yaşatıyor Ama Tarihini Biliyor Muyuz?
“Tarihini doğru bilmeyen toplumlar geleceğini iyi planlayamaz” sözü, şehirlerin hafızasını oluşturan mahalleler açısından da büyük önem taşıyor. Nevşehir’de bugün TOKİ bölgesindeki bir mahalleye verilen Bekdik adı, aslında şehrin geçmişindeki önemli bir Türkmen topluluğunun hatırasını yaşatıyor.
Ancak eski Bekdik Mahallesi’nin kentsel dönüşüm sürecinde ortadan kalkmasıyla birlikte, mahallenin tarihî ve kültürel hafızasının önemli bir bölümü de kayboldu.
Bekdiklerin Kökeni Maraş’a Uzanan Bir Türkmen Topluluğu
Tarihî kaynaklarda Bekdiklerin, Dulkadir Türkmenleri içerisinde yer alan bir cemaat olduğu ve ilk olarak Maraş bölgesinde yoğun şekilde görüldükleri belirtiliyor.
Dulkadir Beyliği’ne bağlı olan Bekdikler, Maraş merkezinde yaşadıkları gibi konargöçer bir hayat da sürdürüyorlardı. Maraş’ta bulunan Bektutiye Camii ve Medresesi’nin Bekdikler tarafından yaptırıldığı ve cemaat mensuplarının vergilerini bu yapıların vakfına verdiği aktarılıyor.
Dulkadir Beyliği’nin tarih sahnesinden çekilmesinin ardından Bekdikler, Anadolu’nun farklı bölgelerine dağıldı.
Bekdiklerin, Oğuzların Bozok koluna bağlı konargöçer Türkmenler arasında yer aldığı; bazı araştırmacılara göre ise Avşar boyuna mensup oldukları belirtiliyor. Tarihçi Yusuf Halaçoğlu da Bekdik Cemaati’nin Oğuzların Bozok koluna mensup Avşar Boyu’nun Danişmendli Türklerinden olduğunu ileri sürüyor.
Ereğli ve Hortu Hanı’ndan Nevşehir’e Uzanan Yolculuk
Bekdiklerin önemli bir bölümü XVII. yüzyılda Konya Ereğli tarafına iskân edildi.
Ereğli’de bulunan Hortu Hanı’nda derbentçi olarak görevlendirilen Bekdiklerin bir kısmı daha sonra iskândan kaçarak Aksaray ve Koçhisar taraflarına yerleşti.
Bu gruplardan Kara Bekdikler olarak anılanların bir bölümü, Nevşehir’in Muşkara’dan şehirleşme sürecinde Damat İbrahim Paşa tarafından Nevşehir’e getirildi.
Bekdiklerin Nevşehir’e iskânı, şehrin kuruluş tarihi açısından da dikkat çekici bir ayrıntı taşıyor.
Nevşehir’e 79 Hane Bekdik Yerleştirildi
Damat İbrahim Paşa’nın Muşkara’yı Nevşehir’e dönüştürdüğü dönemde, farklı Türkmen cemaatleri de bölgeye iskân edildi.
Şereflikoçhisar ve çevresinde bulunan Bekdiklerden 79 hanenin Nevşehir’e getirilerek yerleştirildiği belirtiliyor.
Bu ailelere, Nevşehir Kalesi’nin arka tarafında bulunan Kahveci Dağı’nın batı yamacında arsalar verilerek evlerini yapmaları sağlandı.
Nevşehir’e iskân edilen Türkmen grupları arasında:
- Bekdik: 79 hane
- Boynuincelü: 98 hane
- Mahmatlu: 72 hane
- Horasanlu: 22 hane
- Heriklü: 79 hane
bulunuyordu.
Bekdikler, Boynuincelü cemaatinin ardından Nevşehir’e yerleştirilen en kalabalık Türkmen gruplarından biri oldu.
Yerleştikleri mahalleye Bekdik, diğer adıyla bağlı oldukları kazaya atfen Danişmendli adı verildi.
Damat İbrahim Paşa ile Bekdikler Arasında Bağ Var mı?
Bekdiklerin Nevşehir’e iskân edilmesinin arkasında Damat İbrahim Paşa ile Bekdikler arasındaki bağın bulunduğuna ilişkin tarihî ve sözlü anlatımlar da dikkat çekiyor.
24 Temmuz 1928 tarihinde Toroslar’da Ereğli ve Ulukışla taraflarını gezen araştırmacı Ali Rıza Yalgın, Bekdik aşiretini ziyaret ederek aşiretin ileri gelenlerinden bilgiler aldı.
Yalgın’ın aktardığı sözlü bilgilere göre, Bekdik oymağının önemli obaları Hasandağı’nda yaylıyor ve aşiret mensupları Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın kendi aşiretlerinden olduğu yönünde bir anlatıyı yaşatıyordu.
Bir başka Bekdik Türkmeni olan Ali Sayar ise Damat İbrahim Paşa’nın annesi Fatma Hanım’ın Bekdik Türkmeni olduğunu ileri sürüyordu.
Bu anlatımların tarihî belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Damat İbrahim Paşa ile Bekdik aşireti arasında bir bağ bulunduğuna yönelik iddialar, Nevşehir’in kuruluş tarihinin önemli tartışma başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Bekdik Mahallesi ve İki Camii
Nevşehir’e yerleşen Bekdikler, kendi adlarıyla bir mahalle oluşturdu.
Mahallede zaman içerisinde Yukarı Bekdik ve Aşağı Bekdik adıyla iki cami inşa edildi.
XX. yüzyılda ise Bekdik Mahallesi’nin Yukarı, Orta ve Aşağı Bekdik olmak üzere üç bölümden oluştuğu aktarılıyor.
Bekdikler, Nevşehir’in sosyal ve kültürel hayatının oluşumunda önemli rol oynadı.


1831 Nüfus Sayımında Bekdik Mahallesi
Bekdik Mahallesi hakkında en dikkat çekici bilgilerden biri, Sultan II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen nüfus sayımına ilişkin kayıtlarda bulunuyor.
1831 tarihli Nevşehir Nüfus Sayımı’nda Bekdik Mahallesi, “nam-ı diğer Danişmendli” şeklinde kaydedildi.
Mahallede 165 hane ve 385 erkek nüfus bulunuyordu. Kadın nüfusunun da eklenmesiyle mahallenin nüfusunun yaklaşık 800 civarında olduğu değerlendiriliyor.
Mahallede yaşayanların tamamının Bekdik cemaati mensubu olmadığı, başka mahallelerden de buraya yerleşenlerin bulunduğu; aynı şekilde Bekdik cemaatine mensup bazı ailelerin de Nevşehir’in diğer mahallelerine yerleştiği belirtiliyor.
Nüfus defterinde mahalle sakinlerinin meslekleri de dikkat çekiyor.
Kayıtlarda imam, kâtip, hafız, molla, asker, tüccar, rençber, berber, taşçı, talebe, bakkal, deveci, çiftçi, kiracı, körükçü, pancarcı, çubukçu, demirci, habbaz, bağcı, amele, çoban ve helvacı gibi çok sayıda meslek grubunun bulunması, Bekdik Mahallesi’nin dönemin sosyal ve ekonomik hayatındaki çeşitliliğini ortaya koyuyor.


Bekdik Mahallesi’nin Unutulan Kültürü
Bekdiklerin Nevşehir’de kendilerine özgü gelenek ve görenekleri de bulunuyordu. Mahalle sakinlerinin anlatımlarına göre eski Nevşehir düğünlerinde tef önemli bir yere sahipti. Yaklaşık 60 yıl öncesine kadar Nevşehir’in en meşhur tefçilerinden birinin Bekdik Mahallesi’nde yaşayan Kerimin Penbiş Dudu adlı bir kadın olduğu aktarılıyor.
Dudu’nun söylediği belirtilen ve: “Bura Bekdik Mahallesi, halinev nelev nelev…” şeklinde başlayan türkü ise bugün büyük ölçüde unutulmuş durumda.
Nevşehir’in eski mahallelerinin kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmasıyla birlikte mahalle kültürlerinin de önemli ölçüde kaybolduğu, Bekdik Mahallesi’ne ait geleneklerin ve sözlü kültür ürünlerinin de yeni nesillere yeterince aktarılamadığı ifade ediliyor.
Bekdikler Anadolu’nun Birçok Bölgesine Yayıldı
Maraş bölgesinden başlayan Bekdiklerin tarihî yolculuğu zamanla Anadolu’nun birçok noktasına yayıldı.
Günümüzde Bekdiklerin yoğun olarak bulunduğu yerler arasında Ereğli, Karapınar, Aksaray, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Konya, Karaman, Kahramanmaraş, Kütahya, Afyonkarahisar, Yozgat, Sivas, Sinop, Samsun ve Manavgat gibi merkezler bulunuyor.
Ereğli’de 19 kasaba ve köy, Bor’da 2 kasaba ve 1 köy, Konya’da 7 köy, Aksaray’da 1 köy ve Nevşehir’de ise Bekdik Mahallesi başta olmak üzere çeşitli yerleşimlerde Bekdik ailelerinin bulunduğu aktarılıyor.
Ayrıca Çumra, Hotamış, Karaman, Kütahya, Afyonkarahisar, Yozgat, Sivas, Boyabat, Samsun, Manavgat ve Kahramanmaraş çevresinde de Bekdiklerin izlerine rastlanıyor.
“Bekdik” İsmi Sadece Bir Mahalle Adı Değil
Bugün Nevşehir’de yaşayan birçok kişi için Bekdik, öncelikle bir mahalle adı olarak biliniyor.
Oysa Bekdik ismi, yüzyıllar boyunca Anadolu’da hareket eden, iskân edilen, farklı bölgelere dağılan ve kendi kültürünü yaşatan bir Türkmen topluluğunun adını taşıyor.
Bekdiklerin tarihinin 1510 tarihli belgelere kadar uzandığı, 1520 tarihli tahrir kayıtlarında cemaat olarak yer aldıkları ve 1530 tarihli Osmanlı kayıtlarında da farklı Türkmen gruplarıyla birlikte izlerinin görüldüğü belirtiliyor.
Bu tarihî süreç, Nevşehir’in yalnızca Damat İbrahim Paşa döneminde kurulan bir şehir olmadığını; şehrin sosyal dokusunun farklı Türkmen topluluklarının iskânı ve kültürel katkılarıyla şekillendiğini de gösteriyor.
“Bekdikler Kendi Tarihini Yeterince Bilmiyor”
Bugün Bekdik Mahallesi’nde yaşayan veya Bekdik Türkmenlerinden gelen birçok kişinin, mensup oldukları topluluğun tarihî geçmişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı ifade ediliyor.
Kentsel dönüşümle eski mahalle dokusunun ortadan kalkması, camilerin ve geleneksel yapıların bir bölümünün yok olması, sözlü kültürün yeni kuşaklara aktarılamaması bu hafızanın giderek zayıflamasına neden oluyor.
Bu nedenle Bekdiklerin tarihinin; Osmanlı arşiv belgeleri, tahrir ve nüfus defterleri, vakfiyeler, sözlü tarih çalışmaları ve akademik araştırmalar üzerinden ayrıntılı biçimde ele alınması büyük önem taşıyor.
Çünkü bugün bir mahalle tabelasında yaşatılan “Bekdik” adı, aslında Nevşehir’in kuruluşuna, Türkmen iskânına ve şehrin kültürel kimliğine uzanan yüzlerce yıllık bir hikâyeyi temsil ediyor.
Bekdiklerin tarihi yalnızca Bekdiklerin değil, Nevşehir’in de tarihidir.
KAYNAKLAR
AYGÜN, Necmeddin, Nüfus Defterlerinde Aksaray’ın Sosyal ve
Ekonomik Tarihi (1830-1845), Aksaray 2016.
BAŞ Yaşar - Rahmi Tekin, Maraş Vakıfları, Konya 2007.
ERÖZ, Mehmet, 50. Ellinci Konferans Türk Köy Sosyolojisi Meseleleri ve
Yörük Türkmen Köyleri, 1966, s.123, http://dergipark.gov.tr/download/articlefile/100982.
GÜNDÜZ, Ahmet, History Studies, 2011, 3/2, s.249-250.
HALACOĞLU, Yusuf, XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun İskân
Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, AKDTYK, Türk Tarih Kurumu Yayınları,
HALAÇOĞLU, Yusuf Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar,
(1453-1650), C. I, Ankara 2009.
KORKMAZ, Zeynep, Nevşehir ve Yöresi Ağızları, Ankara 1994.
ORHONLU, Cengiz, Osmanlı İmparatorluğunda Derbent Teşkilatı,2.
Baskı Eren Yayıncılık, İstanbul 1967.
ÖZAYDIN, Abdulkerim, Danişmendliler, DİA, C. VIII.
PEKER, Selçuk, Ereğli (Konya) Ve Havalisinde Bir Türkmen Topluluğu:
Bekdikler (Adları, İskânları, Boyları), Türk Dünyası Tarih Dergisi, İstanbul 2005.
TÜRKAY, Cevdet, Osmanlı İmparatorluğu’nda Oymak, Aşiret ve Cemaatler, İstanbul 1979.
UÇAKCI, İsmail, Oğuz Boyları II, İstanbul 2015.
YALGIN, Ali Rıza, Cenupta Türkmen Oymakları, C. I, (Haz. Sabahat
Emir), Ankara 1977.
ARŞİV BELGELERİ
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü H.1246 (M1831) Tarihli Nevşehir
Nüfus Defteri, NO. 3554
İNTERNET ADRESLERİ
Nevşehir Gündemin Adresi; www.fibhaber.com
Yararlanılan Kaynaklar
Prof. Dr Salih Yılmaz Ereğli Güneş Gazetesi 8.06.2020
A.Rıza Yalman-Yalkın, Cenupta Türkmen Oymakları,2.cilt,
Peter Alford ANDREWS (1992),(Çev.Mustafa Küpüşoğlu),Türkiye'de Etnik Gruplar, İstanbul.
Mehmet ERÖZ (1992),Yörükler, İstanbul.
İbrahim Hakkı KONYALI (1970),Abideleri ve Kitabeleri ile Konya Ereğli'si Tarihi, İstanbul.
Cevdet TÜRKAY (1979),Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda Oymak,Aşiret ve Cemaatlar, İstanbul.
Tufan GÜNDÜZ (2005),XVII.ve XVIII. Yüzyıllarda Danişmendli Türkmenleri, İstanbul.
Zeynep KORKMAZ (1994),Nevşehir ve Yöresi Ağızları, Ankara.
Yusuf HALAÇOĞLU (1997),XVIII.Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun İskan Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Ankara.
Ahmed REFİK (1989),Anadolu'da Türk Aşiretleri, İstanbul.
Faruk SÜMER (1980),Oğuzlar (Türkmenler)Tarihleri-Boy Teşkilatı- Destanları, İstanbul.
Kazım SÜLLÜ (2005),Bektikler Konya Ereğli Oğuz Türkmenleri, Ankara.





