Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Nevşehir İl Başkanlığı tarafından, şehadetinin sene-i devriyesinde Nevşehirli ülkücü şehit Mahmut Göncü için Kur’an-ı Kerim tilaveti programı düzenlendi.

Ülkü Ocakları Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen anma programına Ülkücü şehit Mahmut Göncü’nün oğlu Yavuz Göncü, torunu Mehmet Göncü ile çok sayıda dava arkadaşı, yakınları ve vatandaş katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim okunurken, dualar ve tekbirlerle Mahmut Göncü rahmetle yâd edildi.

Duygu dolu anların yaşandığı etkinlikte, ahde vefa, birlik ve dava bilincinin önemine dikkat çekildi. Katılımcılar, ülkücü harekete emek veren isimlerin unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Unutmak Tükenmektir”

Program sonrası açıklamada bulunan Mehmet Uçar, “Kutlu davamız uğruna şehadete yürüyen ağabeyimizi rahmet ve dualarla yâd ettik. Şehadet şerbetini içen tüm ülkü erlerinin mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Unutmak tükenmektir” mesajına yer verilerek, şehit ülkücülere olan vefanın devam edeceği vurgulandı.

TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MAHMUT GÖNCÜ
ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 14 MAYIS 1976
ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: NEVŞEHİR
DOĞDUĞU YER: NEVŞEHİR
MESLEĞİ: ESNAF
46 yaşındaydı. Evli ve çocuk babasıydı. Nevşehir de esnaflık yapıyor, geçimini bu yoldan temin ediyordu.

"Bazı insanlar sadece nefes alıp vermezler; onlar, gelecek nesillerin rahat nefes alması için kendi göğüs kafeslerini kalkan yaparlar."

NEVŞEHİR'İN KADERİNE YAZILAN İSİM: KİMLİĞİ VE ADANMIŞLIĞI
O, sadece Nevşehir’in toprağından filizlenmiş bir fidan değildi; o, kök saldığı bu diyarın vicdanıydı. Adı Mahmut Göncü’ydü. Yıl 1976’yı gösterdiğinde, 46 yıllık ömrünü şerefle tamamlamış, vatan aşkını yüreğine mühürlemiş bir Türk milliyetçisi, bir Ülkücüydü. Ne askeri üniforması ne de resmi bir unvanı vardı; o, Nevşehir’in sokaklarında esnaflık yaparak rızkını kazanan, alın teriyle geçimini temin eden, sıradanlığın ardına gizlenmiş bir kahramandı.

DÖRT DUVARIN ÖTESİNDEKİ YÜREK: BİR BABA VE ESNAF
Mahmut Göncü, evliydi ve babaydı. Sadece dükkanının değil, ailesinin de direği, ocağının sıcaklığıydı. Onun hayatı, ticari ahlakla örülmüş, çocuklarının geleceği için kurulan yuva sıcaklığıyla taçlanmıştı. 46 yaş, bir adamın hayatının en verimli, en olgun çağıydı; tecrübeyle bilgelik arasına kurulmuş, sorumluluğun en derin hissedildiği dönemdi. O, bu sorumluluğu sadece ailesine karşı değil, inandığı değerlere ve milletine karşı da taşıyordu.

ANKARA'DAN ESEN KARA RÜZGAR: İSYANIN GÖLGESİ
14 Mayıs 1976 günü, Nevşehir semalarına dışarıdan gelen bir tehlikenin gölgesi düştü. Huzurun ve sükunetin hakim olduğu bu kadim şehre, Ankara’dan yola çıkan komünist militanlar, düzeni ve birliği bozmak üzere geldiler. İlk kıvılcım Endüstri Meslek Lisesi'nde çakıldı; eğitimin kalbi hedef alındı. Ardından şehir, kanunsuz gösterilerin kargaşasıyla sarsıldı. Eylemcilerin hedefi netti: Türk Milliyetçiliğinin kalesi olan Ülkü-Bir binası ve orada bulunan Ülküdaşlar.

MİLLETİN ONURU İÇİN SON DİRENİŞ
Fitne ateşi alevlendiğinde, Mahmut Göncü ve yanındaki Ülküdaşları tereddüt etmedi. Taşlarla ve sopalarla gerçekleştirilen barbarca bir saldırı karşısında, onlar geri çekilmeyi reddetti. Bir esnaf olarak elinde sadece dürüstlüğü ve cesareti vardı, ama o cesaret tüm ordulara bedeldi. Onlar, sadece kendilerini değil, Nevşehir’in onurunu ve ülkülerini savunuyorlardı. Saldırıya karşılık verdiler; bu, sadece fiziksel bir çatışma değil, inançların ve varoluşun destansı direnişiydi.

KIZIL KURŞUNLAR VE EBEDİ YOLCULUK
Mahmut Göncü’nün kararlı duruşu, saldırganları çılgına çevirdi. Cevap, hunharca açılan bir yaylım ateşi oldu. Karanlığın ve kinin mühürlediği o kızıl kurşunlar, Nevşehir’in bu yiğit evladını hedef aldı.

O an, bir babanın ve bir Ülkücünün son anıydı. Mahmut Göncü, olay yerinde şehadet mertebesine ererken, hayatının en büyük mirası olan oğulları, açılan ateşten yaralı olarak kurtuldu. O, canını feda ederek, evlatlarına ve tüm ülküdaşlarına onurlu bir miras bıraktı.

Nevşehir'in sadık bekçisi, inancının bedelini canıyla ödedikten sonra, kahramanlık destanını Taşlıbel Mezarlığı’na mühürledi. 14 Mayıs 1976, Nevşehir semalarında bir yıldızın kaydığı, ancak ebediyen sönmediği gün oldu.

"Bazı ölümler toprak olur ama Mahmut Göncü gibi şehitlerin kanı, dik duruşun ve vazgeçilmez yurdun sonsuza dek sürecek tapusu olur."

OLAY GÜNÜ:
Ankara'dan Nevşehir'e eylem yapmaya gelen komünist militanlar, önce Endüstri Meslek Lisesi’nde olaylar çıkardı, daha sonra da şehirde kanunsuz gösteriler yaptı. Ülkü-Bir binası yanında bulunan Ülküdaşlarımıza taş ve sopalarla saldırdılar. Saldırıya karşılık veren Ülküdaşlarımıza açılan yaylım ateşi sonucu, kızıl kurşunlara hedef olan Mahmut Göncü olay yerinde şehit oldu. Oğulları ise yaralı olarak kurtuldu. Cenazesi Taşlıbel Mezarlığında toprağa verildi.


Bu çalışma Yunus Buğra tarafından yapılmıştır.