Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde Temenni Tepesi’nde bulunan Kılıçarslan Gazi Türbesi’nin mevcut bakımsız ve harap görüntüsü vatandaşların tepkisine neden oluyor. Tarihi yapının restore edilerek yeniden Ürgüp turizmine kazandırılması isteniyor.

Ürgüp’ün Selçuklu yadigârı restore edilmeyi bekliyor

Ürgüp’ün en önemli tarihi ve turistik noktalarından biri olan Temenni Tepesi, Selçuklu tarihine ışık tutan önemli bir yapıya da ev sahipliği yapıyor. Ancak tepede bulunan Kılıçarslan Gazi Türbesi, mevcut haliyle bakımsız ve atıl görüntüsüyle ziyaretçileri üzüyor.

Vatandaşlar, tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıyan türbenin gerekli bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarından geçirilerek yeniden ayağa kaldırılmasını ve Ürgüp’ün önemli değerleri arasında hak ettiği yere kavuşmasını istiyor.

Selçuklu tarihinden önemli bir miras

Kılıçarslan Gazi Türbesi, diğer adıyla Rükneddin Kılıçarslan IV Türbesi, Ürgüp ilçe merkezine hakim konumdaki Temenni Tepesi üzerinde yer alıyor.

Yöresel kesme taştan inşa edilen yapı, kare planlı olup tromp geçişli kubbeyle örtülü. Kubbe eteğindeki profillerde bitkisel ve geometrik süslemelerin bulunduğu türbenin içerisinde, IV. Rükneddin Kılıçarslan’a ait olduğu kabul edilen bir sanduka bulunuyor.

Sanduka üzerindeki kitabede ise şu ifadeler yer alıyor:

“Ki sultan namındır, biladen ismindir Hakan
Bıraktın pehlevi mahles hidayet senden ey süphan
Emanettir iyalü evlatlarım ancak sana süphan
Bu kapıda karar ettim medet Gazi Kılıçarslan 1273”

Ürgüp, Selçuklu sultanlarına sığınak oldu

Kılıçarslan Gazi Türbesi ve Anıt Mezarları'nın hikayesi Anadolu Selçukluları dönemine kadar uzanıyor.

Taht mücadeleleri ve Moğol istilası döneminde Ürgüp, prensler, emirler ve sultanların sığındığı önemli merkezlerden biri oldu. IV. Rükneddin Kılıçarslan ile daha sonraki dönemde III. Alaeddin Keykubat'ın da Ürgüp’e sığındığı, burada yakalanarak öldürüldüğü aktarılıyor.

Kılıçarslan’ın öldürülmesiyle ilgili rivayetlerde ise yakalandıktan sonra sultanların kan akıtılmadan öldürülmesi geleneği doğrultusunda yay kirişiyle boğulduğu anlatılıyor.

Her iki sultanın naaşlarının Konya’ya defnedildiği, Temenni Tepesi’ndeki mezarların ise onların anısına yapılmış temsili mezarlar olduğu belirtiliyor.

1852 yılında türbeye dönüştürüldü

Ürgüp halkının Selçuklu mirasına sahip çıkmak amacıyla yaşattığı bu hatıranın, 1852 yılında Osmanlı Sultanı Abdülmecid döneminde Kayseri Valisi Muhammed Vecihi tarafından türbeye dönüştürüldüğü aktarılıyor.

Bir dönem türbedarı bulunan yapıya saray tarafından da düzenli ödenek sağlandığı ifade ediliyor.

Türbenin asıl mermer kitabesi ise günümüzde Ürgüp Müzesi’nde muhafaza ediliyor.

Vatandaşlardan restorasyon çağrısı

Ürgüp’ün tarihine tanıklık eden ve Temenni Tepesi’nin önemli değerlerinden biri olan Kılıçarslan Gazi Türbesi’nin mevcut görüntüsünün tarihi yapıya yakışmadığını belirten vatandaşlar, yetkililerden restorasyon ve çevre düzenlemesi yapılmasını talep ediyor.

Vatandaşlar, yapılacak çalışmalarla türbenin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının yanı sıra, Temenni Tepesi’nin turizm değerine de önemli katkı sağlayacağını ifade ediyor.

Kılıçarslan Kimdir?

Kılıçarslan Gazi Türbesi ve Anıt Mezarları olarak anılan bu türbenin hikayesi ise Anadolu Selçukluları dönemine dayanıyor.

Ürgüp'ün Temenni Tepesi'nde bulunan iki türbeden birinin, 1268 yılında Vecihi Paşa tarafından yaptırılan ve halk arasında 'Kılıçarslan Türbesi' olarak da anılan Selçuklu Sultanı IV. Rüknettin Kılıçarslan'a, diğerinin ise III. Alaaddin Keykubat'a ait olabileceği düşünülmektedir. Ancak araştırmacılara göre bu olasılıklar oldukça zayıftır.

Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde bulunan Temenni Tepesi’nde Kılıçarslan Gazi Türbesi ve Anıt Mezarları olarak anılan bu türbenin hikayesi ise Anadolu Selçukluları dönemine dayanıyor. Taht kavgaları ve Moğol istilasından kaçarak Ürgüp’e sığınan Selçuklu sultanları IV. Rüknettin Kılıçarslan (sultanlık dönemi 1246 – 1266) ve daha sonraki tarihlerde III. Alaeddin Keykubat (sultanlık dönemi 1297 – 1304) burada yakalanıp öldürülmüş. Kılıçarslan’ın öldürülmesinin rivayeti önce bölgedeki Araslan kayalıklarında yakalanması, ardından sultanların kan akıtılmadan öldürülmesi geleneği doğrultusunda yay kirişiyle boğulması olarak anlatılıyor. Türbede 13. Yüzyılda Ürgüp’te öldürülen Selçuklu Sultanı IV. Rükneddin Kılıçaslan, mezarda ise III. Alaeddin Keykubat’ın yattığı söylense de, mezarlar aslında anılarına saygı olarak yapılmış ve naaşları Konya’ya gömülmüş. Ölmeden önce bir süre Ürgüp’te yaşamış bu sultanların temsili mezarları, 1852’de Osmanlı Sultanı Abdülmecid zamanında Kayseri Valisi Muhammed Vecihi tarafından türbeye çevrilmiş. Türbenin bir türbedarı varmış ve saraydan sürekli bir ödenek almış. Kılıçarslan Gazi Türbesi’nin mermer, çivit mavisi kitabesi günümüzde Ürgüp Müzesi’nde sergilenmekte.

Kılıçarslan Gazi: Tarihsel süreçte prensler, emirler, vali ve sultanlar yenilgi ve kaçgunlarda, tüneller ve yer altı şehirleri ile önemli bir güvenlik merkezi olan Ürgüp’e sığınırlardı. Anadolu Selçukluları döneminde sultanların kardeş kavgaları ve Moğol istilasında, Selçuklu sultanları IV Rüknettin Kılıçarslan ve III. Alaattin Keykubat da Ürgüp’e sığınmışlar ancak yakalanarak öldürülmüşlerdi.

Ürgüp Halkı Moğollara karşı bağımsız Selçuklu devleti ideali uğruna şehit olan Kılıçarslan Gazi’yi unutmamış hatırayı yaşatmak için 1852 yılında türbeyi Kayseri Valisi Vecihi Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Türbenin asıl mermer kitabesi , çivit mavisi zemin üzerine iki sütun olarak yazılı olup, Ürgüp Müzesinde bulunmaktadır.

Fotoğraflar: Adnan Tangülller