banner177
banner195

Kapadokya Hikayesi : Ayaklı Kütüphaneler Belgeseli

Kapadokya öyle kültür tarih ve doğa cenneti bir yer ki , Ne zaman bir tarih kitabına dokunulsa başka bir hikaye var…İşte Kapadokya Hikayesi : Ayaklı Kütüphaneler Belgeseli...


banner143
banner134
 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ
Yıl 1943. Genç Mustafa`nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi`ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır. Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun. Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.
"Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?"
"Alıyorum."
" Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak ? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten."
23 yaşındaki genç memur "Ne yapayım, ne yapayım ?" diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce "Deli misin bey?"der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.
O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir. Çünkü o zaman da şimdiki gibi, "Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da" zihniyeti aynen var.
O bıyıklı, kravatlı, sigara kokan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır. İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne "Kitap İare Sandığı " yazar.
Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.
Kütüphaneye de bir yazı asar: "Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz." Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir.
Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek.
"Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak." der.
Mustafa artık Ürgüp`teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel`le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca`nın ünü etrafa yayılır.
Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Zenith ve Singer`e mektup yazar: "Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım" der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. 50 yaşına gelen Mustafa Amca emekli edilir.
Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder.
Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp`e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.
İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir.
Bakın Nevşehir`den ve bu ülkeden nice insanlar geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.

İşte Kapadokya Hikayesi : Ayaklı Kütüphaneler Belgeseli...


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
mehmet - 2 yıl önce
bu hikaye biraz farklı kütüphaneler genel müdürlüğü halkevlerinde açtığı okuma odalarına gelemeyen köylüler ve kadınlar için gezici kütüphane kurar.listede ürgüp için bir kamyonet,avanos ve özkonak için de bir hayvan tahsis edilmiştir sonra araç tahsisis yapılamadığı için ürgübe de hayvan tahsis edilir diğer yerlerde yapamazlar ama ürgüpte mustafanın azmiyle bu iş tutulur......bunun kayıtları hala vardır
Avatar
nevsehirli - 2 yıl önce
Vaybe dinimizin ilk emri oku allah mekanini cennet eylesin.
Avatar
hüseyin ç - 2 yıl önce
bu mükemmel hizmet gene bld başkanımız hasan beyin işi sevgili başkanım bu hizmetleri başkaları yapsa onun heykelini dikerler ama bu işler senin için sıradanlaştı senin farkın bu daime hizmet sevgiler
Avatar
Times Dergisi - 2 yıl önce
güzelgöz , 1967 yılında amerikan büyükelçisinin ürgüpe yaptığı gezide, kendisinin karşılayarak yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verir. gördüklerinden etkilenen büyükelçi kütüphaneye bir pikap araç hediye eder (ileri ve talipoğlu, 2007).