banner177
banner195

Nevşehir’in Kültürel Gelenekleri

Evlilik Gelenekleri Evlilik, kişi hayatında ferdi sorumluluktan, ailevi sorumluluğa geçilen önemli bir rol ve statü değişikliğidir.

Nevşehir’in Kültürel Gelenekleri

banner143
banner134
Nevşehir’in Kültürel Gelenekleri 

Evlilik Gelenekleri
Evlilik, kişi hayatında ferdi sorumluluktan, ailevi sorumluluğa geçilen önemli bir rol ve statü değişikliğidir. Evlenebilmek için maddi ve manevi yönden, kişiler uzunca bir hazırlık dönemi geçirmek durumundadırlar. Genellikle erkekler için evlenme yaşı 23-25 ‘tir. Askere gitmeden önce evlenen azdır. Bazen annesi ihtiyar veya babası çalışamaz durumda olanlar, eşi ailesine yardımcı olur amacıyla askere gitmeden evlenirler. Kızların genellikle evlenme yaşı 17 -18 Mir. Nevşehir yöresinde, kızlar için evliliğe hazırlık, annesi tarafından başlatılır. 12-13 yaşlan civarındaki kız çocukları annelerine iştirak ederler. Bu dönem içerisinde geleneğin gerekli kıldığı kadar çeyiz hazırlanır. Erkekler ise toplumun evlenmek için gerekli kıldığı kişisel yeterlilik, sorumluluk, maddi bakımdan küçük yaştan itibaren evliliğe hazırlanırlar. Evlenmelerde başlık verme geleneği yok olmuştur. Kız kaçırma olaylarına pek ender rastlanır.
Evlenme çağma gelen erkekler için kendisinden yaşça küçük olma, asil aileden gelme, huyu ve dini terbiyesi yerinde ve varlıklı aileden olma özelliklerine uygun bir kız tespit edilir. Daha sonra kızın evine erkek, tarafından kadınlarca görücü gidilir. Gelenlerin görücü olduğu anlaşılınca, kız tarafı bu evliliğe sıcak bakıyorsa, gelen misafirlere yakınlık göstererek ikramda kusur etmemeye çalışır. Şayet bu evliliğe rıza gösterilmiyor s a kız görücüye çıkartılmaz.


Nevşehir Kız isteme ve Nişan:Erkek evinden birkaç erkek, kızı istemeye giderler. Kız tarafından erkekler ise gelenleri karşılar. Sohbet edilir ve gelme amacı açıklanır. Daha sonra erkeğin babası, kızın babasının önünde diz çökerek, “Allahın emri, peygamberin kavli ile” diyerek kızını ister. Kızın ailesi ise düşünmeleri için bir kaç gün isterler. Bunun üzerine yine erkek tarafından birkaç erkek, kız tarafına giderek durumu konuşur. Gelenlere sözü bağlama için kız tarafından bir çift çorap verilir. Böylece söz kesilmiş olur.

Uygun görülen bir günde, kız evinde, iki tarafın akrabaları toplanır. Nişan törenleri yapılır. Nişanda şerbet ikram edilerek yüzük takılır. Bu işlemler neticesinde olay, toplum huzurunda resmi bir mahiyet kazanır. Nişandan sonra erkek tarafı sık sık kız evine ziyarete gelir. Ziyaret esnasında gelin kıza hediyeler getirmek adettendir. Bu gelip gitmeler esnasında iki taraf istişarelerde bulunarak düğün gününü belirlerler.
Düğünden bir hafta önce “düzen bozma(pazarlık bozma)” geleneği tamamlanır. Düzen işi için şehir pazarına gidilerek, erkek tarafı gelinin, kız tarafı damadın kılık-kıyafetiyle ilgili ihtiyaçlarını alır. Akşamleyin ise alman eşyalar konu komşuya gösterilir.
Düğün: Bayrak kaldırma töreni ile düğünün olacağı topluma ilan edilir. Geleneksel düğüne salı günü başlanır. Bugünün düğün içerisindeki adı “kız başı yıkama” günüdür. Salı akşamı, kızın bir akrabası tarafından kız başı yıkama işi üstlenilir. Buradaki uygulamalar sadece kadınlara yöneliktir. O evde kadınlar geç vakitlere kadar eğlenirler. Topluluk dağıldıktan sonra gelin kız banyo ettirilerek başı taranır. Geceyi ise aynı evde geçirir. O törende damada kız tarafının almış olduğu kıyafetler dualarla giydirilir. O günün akşamında ise, kız tarafında “Kına Gecesi” yapılır. Kına gecesine sadece kadınlar iştirak eder. Burada önce seyirlik kadın oyunları şergil enir. Folklorik oyunlarla eğlenceye devam edilir.Arkasından gelin olunacak kıza kınası yakılır. Sonuna doğru toplulukça gelin kız ağlatılmaya çalışılır.
Kına gecesinde söylenen bazı türkülerin Altın tas içinde kınam özenir
sözleri su şekildedir:
Kadınlar
Kızım kınan kutlu olsun
Vardığın yer mutlu olsun
Kız anası kız anası
Hani bunun Öz anası
Atladı geçti eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Büyük evler yakışığı
Ah gelin anam

Gelin Kızın Cevabı
Keklik gelir seke seke
Kulağında gümüş küpe
Ben annemden ayrılmazdım
Ayırdılar çeke çeke

Damımızda ot muydum
Gümüş tarak ile zülfüm taranır                                        Üstünüzde yük muydum
Nişanlı kızlar eşin aranır                                                 Bir kızınızdım çok muydum
Alı gelin anam                                                                Vay benim anam
Gelin geldi kapımıza
Altın dolu küpümüze
Çamaşır var hepimize
Ah gelin anam
Perşembe günü sabah kız tarafınca hazırlanmış çeyiz, erkek evinden gelen taşıtlara yüklenerek götürülür. Toplu halde çeyiz götürmeye “seysana” adı verilir. O gün öğle namazından sonra erkek tarafında oluşan kadın ve erkek topluluğu gelini almaya gelirler. Kız hazırlanmış ise ağıtlar arasında evden çıkarılır. Uzunca bir yol dolaştırıldıktan sonra erkek evine getirilir. Gelin, oğlan evine geldiği zaman “gelinimizin ayağı uğurlu başı devletli olsun .”denir. Gelin girerken kapı eşiğinde kurban kesilir. Damat veya babası tarafından “saçı” denilen metal para ve leblebi karıştırılarak, gelinin üstüne saçılır. Gelin eve girdikten sonra kadınlar arasında eğlenceler devam eder. Aynı zamanda komşu ve akrabaların getirmiş olduğu hediyeler geline takılır. Perşembe akşamı gerdek anıdır. Gerdeğe girmeden önce damat abdest alır ve yatsı namazına gider. Camii den çıktıktan sonra cemaatle toplu olarak dualarla damat eve getirilir. Hoca son duasını yapar damadın arkadaşları hep bir ağızdan: “Amin , darısı bize olsun .” derler.
Damat içeri girerken arkadaşları tarafından yumruklanır. İçerde gelin kızın yanında bir kadın bulunmaktadır. Bu kadın; ” kızın emaneti sana, senin emanetin Allah’a.”der ve çıkar. Aradan bir iki saat geçince iki el silah atılır. Bu da kızı namuslu olduğunu bildirir.
Cuma günü “kakül kesme” günüdür. Öğleye doğru erkek evine kadınlar toplanarak gelinin kakülünü keserler. Bu tören genç kızların kadınlığa geçişinin başlangıcı olarak kabul edilir. Yine bu törende kadınlar oynarlar. Oyunlar çıkartarak eğlenirler. Bu topluluğun dağılmasından sonra düğün töreni sona ermiş olur.
Nahıl Övme Geleneği
Ürgüp ve çevresindeki birkaç köyde, düğünlerde uygulanan bir gelenek olan nahıl övme, evlenecek erkeğin uğrunun açılması ve toplumda prestijinin yükselmesi içindir.
Nahıl, 1,5-2m.yüksekliğindeki tahta iskeletten ve düz, bükümlü, gül v.b. şekiller verilmiş grafon kağıtlarından yapılmaktadır. Erkeğin gelecek hayatının aydın olacağı inancıyla nahıl üzerine dört mum konulur. Bunların yanında geçmiş dönemlerde nahıl ağacının üzerine gerçek ve balmumundan kuşlar ve çeşitli meyvalar takıldığı da görülmüştür.
Düğünlerde çarşambayı, perşembeye bağlayan gece “Güvey Donatma” töreni yapılır. Bu tören sırasında gündüz hazırlanan nahıl, güveyin yanına konarak mumları yakılmaktadır. Nahılın övme işlemine güvey donatmadan sonra geçilmektedir. Övme işi bağlama, klarnet ve keman eşliğinde sözleri Mahfi Babaya ait olan bir ezgi ile yapılmaktadır.


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.