banner177
banner195

Yerel seçimlerde internetin gücü büyük olacak

Yerel seçimler için partiler start vermeye hazırlanırken aday belirlemede ve seçim sürecinde neler yapmaları gerektiğine dair önemli iki isimden görüşler aldık.

Yerel seçimlerde internetin gücü büyük olacak

banner143
Yerel seçimlerde internetin gücü büyük olacak
İlgili Galeriye Git
banner134
 Serkan Üstüner'in haberi...
Yerel seçimlere 4 ay gibi bir süre kala partiler adaylarını tek tek açıklarken bu ay sonundan itibaren seçmenlere yönelik tanıtım çalışmalarına başlayacaklar. Biz de yerel seçimler öncesinde partilerin hangi yönde strateji belirlemesinde iki uzman kişiden görüş aldık. GreenART Reklam Ajansı Başkanı Vahdet Erdoğan ile Lorbi Halkla İlişkiler Başkanı İsmail Kara partilere önemli tavsiyelerde bulundular.
GreenArt Reklam Ajansı Başkanı Vahdet Erdoğan tanıtım ve reklam konusunda bu yerel seçimlere internetin damga vuracağını söyledi. Çağı yakalamanın gereksiniminden bahseden Erdoğan internet medyasının önemine dikkat çekti. İsmail Kara ise partilere "Y" ve "Z" kuşaklarına dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerken aday belirlemede adayın güvenilir bir profilde olmasına dikkat çekti.
 İşte Vahdet Erdoğan'ın o açıklamaları:
Partiler seçim kampanyasını yürütürken nelere dikkat
etmelidir?

Çok şeye dikkat etmeleri gerekir ama ben özellikle iki hususun altını çizmek isterim. Birincisi, partinin ülke çapında yürüttüğü ulusal seçim kampanyası ile adayların kendi seçim çevresinde yürüttükleri yerel seçim kampanyası birbiriyle çelişmemelidir. Bundan daha önemlisi, her aday,partisinin ulusal kampanyasına destekleyici hatta onu aşacak tarzda, kampanyasına yerel unsurlar ve motivasyonlar eklemelidir. Bunu yapabilen adaylar, diğer adaylara fark atar hem de partisini yukarılara taşır. İkincisi ise, partiler ve adaylar seçim sürecine sadece ‘kampanya' olarak bakmalılar, seçim dönemi aynı zamanda birbirini tanıma ve görme sürecidir. Bu sebeple her şeyin doğal olması gerekir. İlişkiler, sloganlar, mitingler, toplantılar, ziyaretler yani her şey.

Seçim kampanyaları dünyada da Türkiye'de de başka bir hal aldı. Partiler bu seçim yarışında  internet medyasını ve sosyal medyayı nasıl kullanmalı?
İnternet medyasının ve sosyal medyanın kendisine has kültürü, alışkanlıkları ve ilkeleri var. Dikkat edilmediği zaman alınacak fayda azalır, belki zarar verebilir. İnternet medyası ve sosyal medya, matbu ve görsel medyaya göre daha ‘teknik' özelliklere sahip. Bunun için partiler ve adaylar profesyonel destek almalılar, proje merkezli çalışmalılar. Adaylar "Ben biliyorum o işi, oğlum bilgisayar kullanıyor" ezberine düşmemeliler.
Türkiye'deki genç nüfus dikkate alındığında reklam stratejileri
daha çok internet üzerinden mi olmalı?
Kesinlikle evet. Kampanyalar interneti, sokağı, televizyonları; gençleri, kadınları, yaşlıları; her yaştan, her eğitinden, her kültürden insanı dikkate almalı. Hiçbir alan ve mecra ihmal edilmemeli, her mecranın ciddi kitlesi var. Bu dönem için en çok da dijital mecra önemli; internet, internet siteleri ve sosyal medya.
30 Mart'ta Türkiye'de yapılacak yerel seçimlerde parti dışında adaylar üzerinden de bir kampanya yürütülecek. Adaylar burada nasıl bir strateji izlemeli?

Adaylar partilerinin ulusal, il teşkilatlarının yerel kampanya ve stratejilerini içselleştirmeliler, bunları kendi seçim bölgelerinde uygulamaları gerekir. Sonra da bunun ötesine geçerek kendi şehirlerinin ve
kendilerinin farkını ortaya koyacak özel kampanyayı eklemeliler.
İsmail Kara'nın açıklamaları:
Partiler seçim kampanyası yürütürken nelere dikkat etmeli?
İşin olmazsa olmazı: Aday iyi olacak. Tanınacak, bilinecek, güvenilecek ve inanılacak.  Bu seçimde aynı anda çok şey oylanacak. Adayların şehre ilişkin; vizyonları,  projeleri, mesajları, tutarlılıkları ve elbette adayı olduğu partinin ana stratejisi. Önce strateji. Sonra konumlama... Konumlamaya uygun ana mesaj ve alt mesajlar... Stratejiniz yanlışsa kampanyanızın yeri tarihin çöplüğüdür. Bir de partiler sadece kendilerini ve adaylarını değil, aynı zamanda rakibi de bir yere konumlamalılar. Rakip konumlaması olmayan bir kampanya yeterli değildir.
Bununla birlikte son dönemde sıkça gündeme gelen "Y" ve "Z" kuşakları var. Bu kuşaklar siyasi partilerin çok da tanımadığı bir seçmen profilini oluşturuyorlar. Bu seçimde oy kullanacak olan "Y" kuşağı(1981-1995), toplam nüfusun %24'nü oluşturuyor. Bu hedef kitleye doğru mesaj verebilen parti ve adaylar önemli bir avantaj elde edecekler.
Seçim kampanyaları artık dünyada da Türkiye'de de başka bir hal aldı. Partiler bu seçim yarışında  internet medyasını ve sosyal medyayı nasıl kullanmalı?
Hedef kitle analizi yapacak olursak 18 yaş üstü herkes bu pazarın içinde... Oldukça büyük bir evren; 54 milyon kişi...  Sadece gençlere bakalım;  erkek, kadın, öğrenci, işsiz, ara eleman, beyaz yakalı adayı, girişimci, evli/bekar, kurumsal üyelikleri olan vs vs) Orta yaş için de yaklaşık aynı kırılımlar mümkün... 40 yaş üstü erkek kadın için ayrı, emekliler için de ayrı kırılımlar ve parametreler belirlemek mümkün. Konuya buradan bakınca sosyal medyanın en büyük avantajı bu büyük evreni alt gruplara indirgeyebilmesi. Adaylar ve partiler söz konusu evrende sonsuz veri toplayarak her hedef kitleye uygun mesaj üretebilirler. Elbette bunu yaparken ana stratejiyi daima korumalılar.
Türkiye'deki genç nüfus dikkate alındığında Reklam stratejileri daha çok internet üzerinden mi olmalı?
İnternet mecrası reklam pastasındaki payını her geçen gün artırıyor. Türkiye'nin Twitter kullanıcı sayısı 11 milyon. Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması 2013 verilerine göre 16-74 yaş grubundaki tüm bireylerin yüzde 39,5'i interneti hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanıyor. Bunlar doğru. Ancak iletişim entegre iş.  Özellikle siyasal iletişimde sokakta olmazsanız sanki iddianız yokmuş gibi algılanıyor. Partiler az evvel belirttiğim gibi internette spesifik mesajlar verirken sokakta ya da geleneksel medyada ana mesajlarla seçmenin karşısında olmalı.
30 Mart'ta Türkiye'de yapılacak yerel seçimlerde parti dışında adaylar üzerinden de bir kamuoyu yürütülecek. Adaylar burada nasıl bir strateji izlemeli?
Bu seçimde seçmen karşısında sahici aday arayacak. Başkan adayının seçmenin zihnine ve kalbine dokunması lazım. Projeler, vaatler, iddialar ikinci derecede önemli olacak bence. Bu kampanya seçmenin zihninde olacak. Adaylar seçmenin zihnini fethetmeliler. Şu da unutulmamalı; algılar çok kolay değişmez. Partilere ya da adaylara ilişkin oluşmuş ve kemikleşmiş kanaatler varsa ve negatifse; ciddi ortopedik operasyonlara ihtiyaç duyabilir. Eğer adayın temsil ettiği parti ya da adayın kendisi bir itibar sorunu yaşıyorsa, önce zihinlerde bir yapı bozum yapılmalı. Ve elbette sağlam bir mesaj... Sorunlar, iddialar, gerçekler, detaylar bunların hiç biri mesaj değil. Mesaj;  net, basit, kısa ve akılda kalıcı olmalı. Mesaj; tüm platformlarda herkes tarafından benimsenecek şekilde senkronize olarak verilmeli. Tıpkı orkestra gibi. Birbirinden ayrı onlarca enstrüman, tek ses...


Kaynak:Haber7

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.