ATATÜRK, ERTUĞRUL YATI ve MUSSOLİNİ'NİN DONANMASI

1930 ortaları.

..................

İtalya, ulusal birliğini kuralı 4o yıl olduğu halde Ege ve Akdeniz adalarına göz dikmiş, Osmanlı'nın Afrika'daki son toprağı Trablus Garb'i ( Libya ) ele geçirmiş, 12 Ada'ya asker çıkarmıştı.

Kanuni Sultan Süleyman'ın 25 bin şehid vererek aldığı Ege ile Akdeniz sınırındaki adalar gülü Rodos ve komşu adalar, adacıklar, kayalıklar tek kurşun atılmadan İtalya'ya teslim edilmişti.

Çünkü, Sultan Hamid, Donanma'nın isyanından korkuyordu. Binbir zahmetle , büyük miktarda paralar verilerek satın alınmış savaş gemileri O'nun buyruğuyla Haliç'ten dışarı çıkarılmamıştı. Haliç'in çamurunda çürüyen, paslanan gemiler değil 12 Ada'ya, Marmara Denizi'nin ortasına bile ulaşamamış, zorlukla geri dönmüştü.

12 Ada'yı böyle kaybetmiştik. Çünkü asker, mühimmat göndermek mümkün olmamıştı.

1922'de İtalya'da büyük bunalım vardı.

Halk savaşlardan, genç asker ölümlerinden, ağır vergilerden bıkmıştı.

Britanya ve Fransa artık İtalya'yı yanlarında görmek istemiyorlardı. Onlar Yunanistan'ı yeğliyorlardı.

Menteşe Yarımadası, Antalya ile Isparta, Burdur, Konya yöresi İtalyan işgali altındaydı. İtalyan askerleri Yunan askerlerinin Türk halkına yaptıkları zulmü asla yapmadılar. Köylere yol açtılar, okulları, camileri onardılar, çocuklara İtalyan dilini öğrettiler, çikolata dağıttılar. Yunan karakollarına baskın yapan zeybekleri de asla Yunan kumandanlıklarına teslim etmediler. Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Ordumuzun kullandığı uçaklar da İtalyan malı idi.

İtalyan askerleri bir daüssıla yaşıyordu. Akdeniz kıyılarımız kendi yurtlarına benziyordu. Yeryüzü biçimleri, kayalık sahiller, yarımadalar, iklimin güzelliği...Ve İtalyan askerleri silahsız, gitarlarıyla müzik yaparak Türk halkı içinde güvende yaşıyorlardı.

Roma Hükümeti Menteşe Yarımadası'nı boşaltma kararı aldı. İtalyan işgal kuvvetleri bölgemizden ayrıldılar.

Sonra Mussolini ünlü Roma yürüyüşünü gerçekleştirdi ve Kral, O'nu başbakanlığa getirdi. Benito sıradan bir eğitimciydi. Etkili konuşuyor, kitlelere sesleniyordu. Kara Gömlekli birlikler Almanya'dan önce İtalyan çizmesinde etkili oldular. Faşizm bir doktrin olarak ortaya çıktı. Benito Mussolini de artık Il Duçe ( Rehber ) olarak anılıyordu.

Mussolini eski Roma İmparatorluğu'nu yeniden kurmak için Doğu Akdeniz'i işgal niyetini sık sık vurguluyordu. 12 Ada ile yetinmeyecekti. Pamfilya, Pisidia, Likya, Karya da İtalya'nın olmalıydı.

Atatürk'ün gözünde O bir rehber değil, ulusunu felakete götüren bir '' Deli '' idi.

1930 ortaları...

Atatürk, Ertuğrul Yatı ile Antalya'dan İzmir'e gitmektedir. Gemide ileri düzeyde rütbeli subaylar, gazeteciler, elçiler bulunmaktadır.

Yatın kaptanı dürbünle çevreyi gözetlemektedir. Sonra telaşla Atatürk'ün yanına gelir.

'' Paşam, İtalyan Donanması manevra yapıyor. Rotamızı değiştirelim. ''

Türk Ulusunun Uluğ Başbuğu gülümser.

'' Hayır, rotamızı asla değiştirmeyeceğiz. Savaş gemilerini yarıp dosdoğru ilerleyeceğiz. ''

Geminin konukları korkarlar. Bet beniz apak olur. Ya bir İtalyan muhribi ateş açarsa, İtalya- Türkiye Savaşı başlayabilir.

Atatürk, yatın sancak bölümünde durmaktadır. Yat son sürat ilerleyerek İtalyan savaş gemilerinin ortasında geçer.

Donanma kumandanı Amiral dürbünle Yatı, Atatürk'ü görmüştür. Türk Cumhurbaşkanlığı Forsu dalgalanmaktadır. Donanmanın tüm gemilerinde büyük bir telaş sezilir.

Amiral ve diger subaylar savaş gemilerinin, denizaltıların üzerinde sıra sıra dizilmişler Türkiye Cumhuriyet'nin Başbuğunu selamlamaktadırlar.

Mareşal Atatürk, gülümseyerek karşılık verir. Sarışın güneşli başında bir Bahriye serpuşu taşımaktadır.

-------------------------

24 Ocak 2025. Diyarbakır.