ERKEK GİBİ KADIN; KAMİLE

Doç. Dr.Faruk GÜÇLÜ

İnsan yaşlandıkça hep çocukluk günlerini anımsıyor sanırım. Kamile bibim çocukluk yılla- rında yaşadığım köy evinde hemen kapı komşumuzdu. Bizim sülalenin(Kavaslar) kızıydı o nedenle bize “bibi” dememiz öğütlenmişti büyüklerimizce. Zira bizde “hala”ya “bibi” denirdi.

Ben çocuk yaşlarında iken kaybettik Kamile bibimi. Sanırım köy dışındaydım cenazesini bile hatırlamıyorum. Köylünün “yüzzükçü” dediği “Mehmet” amcayla evliydi. İki oğlan bir kız çocuğu bırakmıştı dünya da. Evim neredeyse tüm işleri Kamile bibime bakardı. O nedenle de köylü “erkek gibi kadın”derdi ona.

O hep güler yüzlü sevecen haliyle hatırlıyorum. O yıllar kıtlık, yoksulluk yıllarıydı. Kışın bizim odaya genelde erkekler toplandığından biz de onun odasına tandır üstüne atılmış iskemle ve iskemle üstüne örtülmüş kilimin altına sığınarak ısınırdık. Kimler gelmezdi ki tandır başına Aflaklı, Hacıismailli diye bilinen Ortaköy köylerinden gelin gelmiş kadınlar. Zafire ninem, Emine Ninem. Tüm konu komşu cem ederdi.

Yaz ayları bir hayli zor geçerdi köy yerinde. Tarla takım işleri, bağ bahçe, çapa, sulama işleri bitmek bilmezdi.Her gün sabah erkenden kalkar eşeğine biner tarlasına giderdi. Onu akşam üstleri yorgun argın tarla dönüşü eve gelişi daha dün gibi aklımda. Kocası Mehmet amca pek çalışmayı sevmezdi. Kızı gelin gitmiş, diğer çocukları daha küçüktü.

Bir gün evinin önünde (yani küllükte) emsal komşu çocuklarıyla oynarken birden komşuların eve toplanmaya başladığına tanık olduk. Kamile bibim ağır hastaydı. Şehre ,hastaneye gitmesi gerekiyordu ama kocası Mehmet amcada “kuruş” para yoktu. Mustafa dayımı buldular ve Yamaç’taki tarla dayıma senet yapılarak para bulunduğunu hatırlıyorum.

Köylü kadınlar kışlık yufka yapmak için “kişşik” adı verilere imece yaparlardı. Komşu kadınların toplantı bu yufka yapımları şenlikli geçerdi. Hele Kamile bibimin çardak sanki düğün yeri gibi olurdu.

Kamile bibimin kızı Fadimana’ya Kara Silov Ahmet amcamın oğlu Niyazi aşıktı. O yıllarda konuşma, görüşme ne mümkün. Niyazi amcam bize gelir kimsenin şüphe etmeyeceği, daha henüz 5-6 yaşlarında olan bana ayna ya da mendil verirdi Fadimana’ya verilmek üzere. Kamile bibimin kocası Yüzzükçü Mehmet amcada kaybedeli uzun zaman oldu. Damadı Niyazi amcada yakınlarda birer birer göçtüler şu yalancı dünyadan.

Kamile bibim diğer köy kadınları gibi yokluk ,yoksulluk içinde tamamladı yaşamını. Ama hep onurluydu başı hep dikti. “Muhanete muhtaç olmayacaksın, karnıyın doymayacağı yere açlığını bildirmeyeceksin” derdi.

Evleri köyün ilk yerleşim yerinde yani tam ortasında idi. Dedeme ait eşkıya Deli Balta tarafından yaptırılmış ilk köy odasının tam karşısında idi. Kamile bibime baba tarafından Kör Ahmetlerden kalmıştı.

Son gittiğimde Kamile bibimin o sokak başındaki odası, samanlığı, çardağı hepsi yıkılmıştı. Cıvıl cıvıl çocukların oynadığı küllükte yoktu artık. Çünkü artık köyde oynayacak çocukta kalmamıştı. Her gün onlarca insan ve koyunların, kuzuların ,eşeklerin ,ineklerin geçtiği köyün en canlı sokağı olan o sokaktan insan da hiçbir canlı da geçmiyor artık, otlar bürümüş.

**

Küllük: Sobadan çıkan külün yazın gübre olarak kullanılmak üzere toplandığı alan.