Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan ve nesli tükenme tehlikesi altında bulunan Arap tavşanı, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde görüntülendi.
Tavşanı andıran uzun kulakları, fare benzeri gövdesi ve kanguru gibi sıçrama yeteneğiyle dikkat çeken Arap tavşanı, Derinkuyu ilçesine bağlı Topal Eyyüp Yaylası’nda görüldü. Doğada nadir rastlanan canlılardan biri olan türün görüntülenmesi, bölgedeki biyolojik çeşitlilik açısından önemli gelişme olarak değerlendirildi.
Kanguru Gibi Sıçrıyor
Bilimsel adı Allactaga williamsi olan Arap tavşanı, özellikle uzun arka bacakları sayesinde büyük sıçramalar yapabiliyor. Yaklaşık 30 gram ağırlığında olmasına rağmen boyunun kat kat üzerinde, 3,5 metreye kadar sıçrayabilmesiyle memeliler dünyasının “boyuna göre sıçrama şampiyonu” olarak gösteriliyor.
Püsküllü kuyruğu sayesinde sıçrama sırasında dengesini sağlayan bu ilginç canlı, tavşana benzese de aslında kemirgen türleri arasında yer alıyor.
Gece Ortaya Çıkıyor
Gececil yaşam süren Arap tavşanı, gündüzleri ve kış aylarını toprak altına kazdığı, uzunluğu üç metreyi bulabilen tünellerde geçiriyor. Yuvasını tehlike anında toprakla kapatarak gizleyebilen canlı, oldukça ürkek yapısıyla biliniyor.
Genellikle bozkır, çölleşmiş alanlar ve sert zeminli arazilerde yaşayan Arap tavşanı; otsu bitkiler, meyveler ve zaman zaman böceklerle besleniyor.
Türkiye’de İç Bölgelerde Yaşıyor
Dünyada çoğunlukla Türkiye’de görülen Arap tavşanı; kıyı bölgeleri ve Güneydoğu Anadolu’nun düz alanları dışında kalan iç kesimlerde yaşamını sürdürüyor. Ayrıca Ermenistan ve İran Azerbaycanı’nda da görülebiliyor.
Uzmanlar, tarım faaliyetleri nedeniyle doğal yaşam alanlarının daralmasının türün sayısını her geçen gün azalttığını belirtiyor.
Nevşehir’de Görülmesi Heyecan Yarattı
Doğada oldukça nadir rastlanan Arap tavşanının Nevşehir’de görüntülenmesi, doğa gözlemcileri ve yaban hayatı meraklıları arasında heyecan oluşturdu. Uzmanlar, bölgedeki doğal yaşamın korunmasının nesli tehlike altındaki türler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Kaynak: Ahmet Şen Hoca





