World Architecture Community ödüllü Mimar Evren Küçükdoğan, Kapadokya’da yıllarca atıl kalan Narenciye Soğuk hava mağara depolarını çağdaş mimariyle buluşturarak turizme kazandırıyor.
Kapadokya’nın tarihi ve kültürel mirasını çağdaş mimariyle buluşturan çalışmalarıyla tanınan, Ödüllü Mimar – Dizayn-E Mimarlık ve Turizm Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Evren Küçükdoğan, bu kez bölgenin unutulmaya yüz tutmuş Narenciye Soğuk hava mağara depolarını turizme kazandıran yenilikçi bir projeyle gündeme geldi.
Daha önce Göreme Heritage Hotel projesiyle World Architecture Community tarafından ödüle layık görülen Mimar Küçükdoğan, Kapadokya’da uzun yıllar narenciye deposu olarak kullanılan, zamanla yıpranarak atıl kalan mağara yapılarını, özgün bir mimari dönüşüm anlayışıyla yeniden işlevlendirdi.
Kapadokya’da Bir İlk: “Palimpsest” Dönüşüm Projesi
FİB Haber’e açıklamalarda bulunan Mimar Evren Küçükdoğan, projenin Kapadokya’da bu ölçekte gerçekleştirilen ilk “Palimpsest (katmanlı dönüşüm)” uygulaması olduğunu belirtti. Küçükdoğan, mağara depolarının yalnızca fiziksel mekânlar değil, bölgenin üretim ve yaşam kültürünün sessiz tanıkları olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu depolar geçmişte Kapadokya’da üretimin önemli bir parçasıydı. Biz bu mekânları silmeden, aksine izlerini koruyarak bugüne taşıyoruz. Amacımız yıpratmak değil; yaşatarak geleceğe aktarmak.”
Doğal Işıkla Dönüşen Mağaralar
Projenin merkezinde yer alan “Kapsül” konsepti, mağara mimarisine çağdaş bir yorum getiriyor. Yapıların üst kotlarına yerleştirilen cam faunuslar sayesinde, gün ışığı doğal bir biçimde iç mekânlara taşınıyor. Bu sayede uzun yıllar karanlık ve işlevsiz kalan mağara depoları, aydınlık, konforlu ve nitelikli otel odalarına dönüşüyor.
Tasarım sürecinde enerji verimliliği, mekânsal konfor ve doğal dokuya saygı temel ilkeler olarak öne çıkarken, mimari müdahaleler minimum seviyede tutularak mağaraların özgün karakteri korunuyor.
Kapadokya Turizmine Yeni Bir Mimari Anlatı
Uluslararası ölçekte prestijli bir platform olan World Architecture Community tarafından ödüllendirilen Mimar Evren Küçükdoğan’ın imzasını taşıyan bu proje, Kapadokya’da koruma–kullanma dengesi açısından örnek bir model olmayı hedefliyor.
Yakın zamanda hayata geçirilmesi planlanan tesisin; Kapadokya turizmine mimari kalite, özgünlük ve yeni bir hikâye kazandırması bekleniyor. Proje, aynı zamanda atıl durumdaki yapıların doğru mimari yaklaşımlarla nasıl yeniden hayata döndürülebileceğini gözler önüne seriyor.














