LİSE EĞİTİMİNİN SONLANDIĞI GÜN

1964 yılının eylül ayı.

Bütünleme sınavları bitmiş; daha sonuçlar açıklanmamış.

Lise müdürlüğünün kapısında bekliyoruz.

Ercan, Alaaddin, Doğan,Tuncer…Daha başkaları da var.

Yürek çarpıntısıyla, kekremsi kekremsi

konuşmaktansa susmayı yeğliyorum.

“ Emrullah, niye böyle suskunsun ?” diye soruyor Alaaddin.

Yanıt veremiyorum.

Biraz sonra gezeneğe Müdür Yardımcısı çıkıyor.

Aliosman Alırsatar aslında Göreli.

Fakat, bize hiç yüz vermiyor; tanımamazlıktan geliyor.

Sanki, bizlerin liseyi bitirmesini istemezmiş gibi bir tavır takınıyor..

Bekleyin!” diyor. “Çizelgeleri hazırlıyoruz.

                                Yarım saat sonra ilan edeceğiz neticeleri .

Yarım saat nasıl geçer ?

Dışarı çıkıp avluda dolaşıyoruz.

Hava sıcak. Akasyaların altında gölgeleniyoruz.

Demek, üç yıl okuduğumuz lise bitecek, öyle mi?

Birbirimizden ayrılacağız.

Herkes ayrı ayrı, kendi yoluna gidecek yaşam savaşında.

Baktık, Edebiyat öğretmeni Kemal Abbas Altunkaş

           aheste beste, göbeğini şişire şişire geliyor.

Hayırdır !” diyor gözlerini kısıp,

 “ Ne bekliyorsunuz burada? Gidin çarşıda gezinKızlara bakın !”

Alaaddin, lacivert ceketinin önünü düğmeliyor.

Bu davranışı, hocanın hoşuna gidiyor ki, ona gülümsüyor.

Goreli !” diyor bana, “Bitiyor mu lise artık? ”.

“ İnşallah hocam,” diyorum.

” Çizelgeler asılacakmış cama. Onu bekliyoruz.”

Gülüyor.

“ El intizarü eşeddü minel naar! “ diyor.

Anlamadığımızı biliyor. Yüzümüze tek tek bakıyor.

Ercan soruyor:

“ Ne demek bu, hocam ? “

Kızar gibi yapıyor büyük hoca.

“ Yazıklar olsun size verdiğim emeğe.

                 Bu meşhur bir  darbımeseldir

“ Darbımesel ne demek ki? “ diyor Alaaddin.

Bu kez gerçekten kızıyor.

“ Siz de lise mezunu olacaksınız da,

                    millet fayda görecek haa ! “

……………

“ Unutmayın bu son dersimi. Anlamı şudur: 

                      Beklemek ateşten yakıcıdır.”

Haa, anladım,” dedi Doğan. “ İntizar, öyle ya, beklemek demek.”

“ İntizar, bizim köyde kem söz, kargış anlamında da söylenir amma,

dedi Alaaddin.

Daha fazla yanımızda durmadı, yürüdü gitti

Lise’ye doğru Kemal Abbas Altunkaş.

Şimdi, ne zaman, görüşmek için öğretmeniyle,

müdürle ,kapı önünde kaygıyla bekleyen,

korku çeken, sonuçların açıklanmasını

bekleyen öğrenciler görsem,

aklıma bu Arapça atasözü gelir: 

                 El  intizarü  eşeddü minel naar.