Nevşehir’in merkez ilçesine bağlı Göre beldesi sınırlarında bulunan tarihi Aşık Dede Türbesi, yıllar önce define arayan kişilerin verdiği zararlar nedeniyle yıkıldı. Yöre halkı, manevi ve kültürel değeri bulunan türbenin aslına uygun şekilde yeniden restore edilerek ziyarete açılmasını istiyor.
1997-2015 yılları arasında Güvercinlik Köyü’nde üç dönem muhtarlık yapan 74 yaşındaki Yaşar Demirçelik, FİB Haber Merkezi’ni ziyaret ederek Aşık Dede’nin manevi mirasının korunması çağrısında bulundu.
Demirçelik, yıllardır türbenin yeniden ayağa kaldırılması için mücadele verdiğini belirterek, Kapadokya Alan Başkanlığına yaptığı başvuru sonucunda türbenin tescilinin gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Define avcıları 1980’lerde yıktı”
Aşık Dede Türbesi’nin 1980’li yıllarda define arayan kişiler tarafından tahrip edildiğini anlatan Demirçelik, türbenin geçmişte bölge halkı tarafından önemli bir ziyaret noktası olarak görüldüğünü söyledi.
Demirçelik, “Aşık Dede, Allah dostu bir erendir. Aşıklı Dağı da adını ondan alır. Ancak defineciler, hazine aramak için bu manevi mekânı talan etti. Türbe yıkıldı ve geriye sadece taşlarla çevrili bir mezar görüntüsü kaldı.” ifadelerini kullandı.
Horasan erenlerinden olduğu aktarılıyor
Yöredeki anlatımlara ve çeşitli kaynaklara göre Aşık Dede’nin, Horasan’dan Anadolu’ya gelen erenlerden biri olduğu ve bölgenin Türkleşmesi ile İslamlaşmasında rol oynadığı aktarılıyor.
Osmanlı arşiv belgelerinde de türbenin varlığına ilişkin kayıtların bulunduğu belirtiliyor. 1861 tarihli belgelerde Uçhisarlı Hacı Hasan’ın gönüllü olarak türbedarlık yaptığına dair kayıtların yer aldığı ifade ediliyor.
Yöre halkı arasında anlatılan rivayetlere göre Aşık Dede, geçimini “mihri otu” ile sağlıyordu. Vefatının ardından mezar taşlarının katırlarla taşındığı, bu sırada bir katırın ayağının taşa çarpması sonucu tırnağının çıktığı ve bölgedeki bir mevkiye bu olaydan dolayı “Katır Tırnağı” adının verildiği anlatılıyor.
Aşık Dede’ye dair rivayetler yaşatılıyor
Aşık Dede hakkında yörede anlatılan bir başka rivayete göre ise Aşık Dede bir süre bölgeden ayrıldığında yaşanan su sıkıntısı nedeniyle köy halkı başka yerlere göç etmek zorunda kaldı. Bölgede yalnızca tek kanatlı bir güvercinin kaldığı, Aşık Dede’nin geri döndüğünde bu güvercini gördüğü ve hayatının geri kalanını Aşıklı Dağı’nda geçirdiği anlatılıyor.
Türbenin bulunduğu alanın geçmişte yöre halkı tarafından kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edildiği belirtiliyor. Türbenin çevresinde bulunan alıç ağaçlarının dallarına dilekler bağlandığı ve vatandaşların burayı ziyaret ettiği ifade ediliyor.
Bugün ise türbeden geriye yalnızca mezarın bulunduğu alan ve bazı kalıntılar kaldı.
“Aslına uygun restore edilsin”
Aşık Dede Türbesi’nin yeniden yapılması için yıllardır girişimlerde bulunduğunu belirten Yaşar Demirçelik, yetkililere çağrıda bulundu.
Demirçelik, “Aşık Dede Türbesi, hem dini hem kültürel mirasımızdır. Tarihi belgeler de bu şahsiyetin varlığını doğruluyor. Yetkililerden isteğimiz, burayı aslına uygun restore ederek ziyarete açmalarıdır.” dedi.
Aşıklı Dağı manevi ve doğal değer taşıyor
Yaklaşık 1670 metre rakıma sahip Aşıklı Dağı; ponza yatakları ve bazalt kayalıklarıyla da dikkat çekiyor. Geçmiş yıllarda Göre, Güvercinlik ve Çardak köylerinin hayvanları için mera olarak kullanılan dağın zirvesinde Aşık Dede’nin mezarına ait kalıntıların bulunduğu belirtiliyor.
Osmanlı arşivlerinde yer aldığı ifade edilen kayıtlar ile bölgede kuşaktan kuşağa aktarılan rivayetler, Aşıklı Dağı ve Aşık Dede Türbesi’nin yöre açısından taşıdığı tarihi ve manevi değeri ortaya koyuyor.
Yöre halkı, tarihi ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması amacıyla Aşık Dede Türbesi’nin aslına uygun şekilde restore edilmesini ve yeniden ziyarete açılmasını bekliyor.













