Nevşehir'de bir zamanlar gündelik hayatın vazgeçilmez parçası olan birçok meslek, teknolojik gelişmeler ve değişen yaşam tarzları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

  • Geçmişin Meslekleri Bugünün Hatırası Oldu

Tarihi dokusuyla büyüleyen Nevşehir sokaklarında bir zamanlar hayatın vazgeçilmez parçası olan geleneksel meslekler, bugün sessizce yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Özellikle Kapadokya bölgesinin taş yapıları arasında yıllarca süregelen zanaatlar, teknolojinin hızla gelişmesi ve yaşam tarzlarının değişmesiyle birlikte birer birer tarihe karışıyor.

Teknoloji ilerledi, meslekler geride kaldı

Bir dönem mahalle aralarında yankılanan zerzevatçı sesleri, ayakkabı tamircilerinin çekiç sesleri ya da nalbantların örs başındaki emeği artık neredeyse duyulmuyor. Arzuhalciler, kalaycılar, yorgancılar, saraçlar ve köşgerler gibi meslekler, günümüzün dijital ve seri üretim dünyasında varlık mücadelesi veriyor.

Bugün yapay zekanın gelecekte yok edeceği meslekler konuşulurken, aslında teknolojiye yenik düşerek çoktan kaybolan meslekler büyük ölçüde unutulmuş durumda.

Çırak yok, usta tükeniyor

Nevşehir’de nalbantlık, kalaycılık, terzilik, ayakkabıcılık ve yorgancılık gibi meslekler, artık birkaç usta tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Ancak en büyük sorun çırak yetişmemesi. Ustalar mesleklerini devredecek kimse bulamazken, emekliye ayrıldıklarında bu mesleklerin tamamen yok olması kaçınılmaz görünüyor.

El sanatları da unutuluyor

Sadece meslekler değil, kültürel mirasın önemli bir parçası olan el sanatları da benzer bir kaderi paylaşıyor. Dantel, nakış, iğne oyası, kanaviçe ve gergef işleri; bir zamanlar genç kızların çeyizlerinin vazgeçilmez parçalarıydı. Oyalı yazmalar, işlemeli mendiller ve el emeği örtüler, hem estetik hem de kültürel anlam taşıyordu. Günümüzde ise bu ürünler yerini hazır ve fabrikasyon ürünlere bırakmış durumda.

Vergi muafiyeti umut oluyor

Kaybolmaya yüz tutmuş meslekler için devlet tarafından bazı destekler de sağlanıyor. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında el emeğine dayalı üretim yapan zanaatkârlara vergi muafiyeti tanınıyor. El dokuma işleri, çini ve çömlek yapımı, ahşap oyma, semercilik ve keçecilik gibi alanlarda faaliyet gösteren ustalar, “vergiden muaf esnaf” statüsüyle çalışmalarını sürdürme imkânı buluyor. Bu destek, zanaatkârlar için adeta bir can suyu niteliği taşıyor.

Turizmle yeniden hayat bulabilir

  • Nevşehir’de kaybolmaya yüz tutan meslekler, turizme kazandırılarak yeniden hayat bulmayı bekliyor.

Nevşehir'de kullanım alanı azalan bu meslekler tamamen yok olmadan önce turizme entegre edilerek yeniden canlandırılabilir. Kapadokya’nın kültürel turizm rotasına dahil edilecek atölyeler ve canlı üretim alanları, hem ziyaretçilere otantik bir deneyim sunabilir hem de ustalara ekonomik gelir sağlayabilir.

Minyatür at arabaları, el yapımı çanak-çömlekler, oyalı tülbentler ve geleneksel el işi ürünlerin turistik değere dönüştürülmesi, bu mesleklerin geleceği açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor.

Kültürel miras için ortak sorumluluk

Nevşehir’in köklü geçmişini yansıtan bu meslekler, sadece birer iş kolu değil, aynı zamanda bir kültürün taşıyıcısı. Bu değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için hem yerel yönetimlere hem de topluma önemli görevler düşüyor.

Zamanın sessizce sildiği bu izleri korumak, belki de şehrin hafızasını yaşatmanın en önemli yolu…

  • Taş Duvarların Ardında Sessiz Yok Oluş: Geleneksel Meslekler Tarihe Karışıyor

Can çekişen meslekler;

Geleneksel Türk el sanatları ve meslekleri arasında yer alan semercilik , köşgerlik, nalbantlık, saraç , kalaycılık, yorgancılık, ayakkabı tamircileri, terzilik meslek dalları teknolojiye ayak uyduramayıp çırak yetiştirilemediği için günümüzde yok olmaya yüz tuttu.

Nevşehir’deki mesleklerden nalbantlık, kalaycılık, terzilik, ayakkabıcılık, yorgancılık ve ayakkabı tamirciliğini mesleğin son duayenleri devam ettiriyor.

İşte günümüzde kaybolmuş ve kaybolmaya yüz tutan bazı meslekler;

Arzuhalcilik

Bilgisayarlar henüz hayatımızın her alanını kaplamadan önce resmi makamlara yazılacak bir dilekçe var ise gidilir, daktilosu başında oturan arzuhalciye yazdırılırdı. Ama günümüzde daktilonun yerini bilgisayar aldı, arzuhalcilerin işleri de yok denecek kadar azalmıştır.

AT ARABACISI

Otomobil ve otobüslerin henüz olmadığı dönemde at arabaları taşıma ve nakliye işlerini yapardı.

Ayakkabı boyacılığı

Ayakkabı sandığıyla cadde kenarlarında ve meydanlarda, maharetli elleriyle ekmeğini kazanan boyacılara günümüzde nadiren rastlanmaktadır. Günümüzde pratik temizlik ve parlatma malzemelerinin üretilmesiyle bu mesleğin de yıldızı sönme eğilimine yönelmiştir.

BACACI

Bacaların temizlenmesi işini yaparlardı

BALTACILAR

Evlerin, işyerlerinin kışlık odununu sobada yanabilecek durma getiren ,kesen kişilerdi.

Saat Tamirciliği

Saatin ilk defa seri olarak üretilmesi yaklaşık iki yüzyıl önce ABD'de olmuştur. Seri üretim ile birlikte yaygınlaşan saat kullanımı günümüzde yerini cep telefonuna bırakmaktadır. Şimdilerde saat takmak bir zevk işi. Saati öğrenmek için illa saat kullanmak gerekmiyor. Bu nedenle de eskilerde çok revaçta olan saat tamirciliği işi, önemini yitirmiş durumdadır.

BASMACI

Basma en yaygın kullanılan kumaştı; dar gelirli, hatta orta halli ailelerin kadın ve kızları basma giyerlerdi. Ayrıca amele, ırgat, yanaşma ve uşak boyundan erkeklerin mintanları da basmadandı. Seyyar basmacılar yelken bezinden büyükçe bir bohça, elde demir arşın sokak sokak dolaşırlardı. Basma satan bohçacı kadınlar günümüze kadar ulaştı.

BEZZAZ
Günümüzde manifaturacıların karşılığı olarak, bez ve kumaş satan esnafa bezzaz, çarşılarına Bezzazistan ya da bedestan denirdi.

BİLEYİCİ
Bıçak ve kesici aletleri çarka tutup bileyen yani daha keskin hale getiren esnaf genellikle seyyardı.

Kaplumbağa misali ekmek teknesini sırtında taşıyan bileyiciler, tezgâh açtıkları mahallenin bütün körelmiş bıçaklarını yeniden keskin hale getirirlerdi.

CELEP
Koyun ,keçi, dana ve sığır getirip satan esnafa celep denirdi.

CESSARLAR

Muhtelif pazarlarda seyyar et satan günümüzdeki kasaplar

ÇERÇİCİLİK

Çerçi, boncuk, iğne, lastik, makas gibi tuhafiye eşyaları yanında akla gelebilecek birçok eşyayı içerir. Çerçicilik de bu tuhafiye eşyalarını köy, pazar ve benzeri yerlerde dolaşarak satan gezginci esnaftır. Çerçiliğin ortaya çıkış sebeplerinden en önemlisi ulaşımın zor olduğu, alışveriş yapmanın kolay olmadığı yerlerde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılanmasıdır. Bu nedenle de çerçiler şehirlerdeki pazarlardan, çarşılardan çeşitli ürünleri kasabalara ve köylere getirir. Çerçi yaklaştığında mutlaka üzerindeki eşyalar birbirine çarpar ve değişik sesler çıkarır.

Nevsehir De Kaybolan Meslek Cercilik D0Ca6-1

ÇIRACI

Çıra; Odun, çam gibi reçineli ağaçların yağı ve çabuk yanmaya elverişli kesimleri kullanılarak ateşlenirdi. Çoğunlukla Ürgüplü olan çıracı, tartıyla aldığı çırayı deste hesabıyla satardı.

ÇÖMLEKÇİ
Topraktan, kilden yapılmış çanak, çömlek, testi, sürahi, bardak, kase, küp ve saksı gibi eşyalar satan esnafa çömlekçi denirdi.

Plastiğin yediği mesleklerden biri de, çömlekçiliktir. Eskiden her türlü yiyecek ve içeceği saklamak için kullanılan ve her evde bulunan çömlekler, buzdolabının ve plastik kapların çoğalıp ucuzlaşmasıyla daha az kullanılır olmuş.

DEBBAĞLAR

Debbağ: Deriyi işleyen, kullanılabilir hale getiren ve bozulmasını önlemeye çalışan bir esnaftı

DELLALLAR (TELLAL)

Devletin, muhtarların haber, duyuru ve emirlerini halka duyurmakla görevlendirilmiş kişiler.

DEMİRCİLER
Fabrika üretimi gelişmeden öncesi pek çok eşya ve alet, insan eliyle demirden yapılırdı. Demirci, demiri dükkanında döğer, biçim verirdi.

DÜLGERLER

Dülgerler: yapıların kaba ağaç işlerini yapan ustalara verilen isimdi.

FESÇİLER

Fes, II. Mahmud devrinde resmi giysi olarak kabul edilmiş, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar kullanılmıştır. Feshanede yerli fes üretilmişse de çoğu Avusturya dan ithal ediliyordu. Kadınlar için ayrı erkekler için ayrı fes üretiliyordu.

GAZZAZ

İbrişim bükücü ve ipek işleyen kimse.

HALLAÇ
Hallaç döşemecilerin eski adıydı. Kullanılan yatak, yorgan, döşek gibi ev eşyasında dolgu malzemesi olarak pamuk ya da yün kullanılırdı.

HALLAKLAR

Erkekleri sokakta traş eden berberler

KALAYCILIK

Kalaycılık, bakır mutfak eşyalarının (tencere, tava, sahan) oksitlenmesini önlemek ve zehirlenmeleri engellemek amacıyla, bu kapların iç yüzeyinin nişadır ve kalay metali kullanılarak kaplanması işlemidir. Geleneksel bir zanaat olan bu işi yapanlara "kalaycı" denir. Günümüzde bakır kullanımının azalmasıyla kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasındadır.

KASSARLAR

Eskiden boyalı halı, kilim, keçe gibi eşyaları özel bir havuzda yıkayıp temizleyen esnaf.

KEMANKEŞ

Yay kullanarak ok atan kimse, ok yapan kimse.

KOLANCI

Hayvanın semerini, çulunu ya da eyerini bağlamak için kullanılan örme kayış işlevi gören bağa kolan deniyordu. Osmanlı taşımacılıkta, nakliyatta önemli ölçüde hayvan kullanıyordu ve kolancılık ulaşım sektörünün temel sektörlerinden biriydi.

KOZACI

İpekli kumaş yaygındı. Osmanlı ipeklisi yurtdışında da büyük beğeni kazanmıştı. İpekli üretiminin ham maddesi ipek böceği kozası, dokuma sektörünün temel girdilerinden biriydi. Kozacı, koza ticaretiyle uğraşırdı.

Külekçilik

Yiyecekleri saklamak için plastik kapların icat olmasından çok önce 'külek' adı verilen tahta kovalar kullanılıyordu. Bu külekler bal, pekmez, yoğurt gibi yiyecekleri uzun süre korumakla kalmıyor, yiyeceklerin lezzetine de lezzet katıyordu. Külek kapların kullanımı zamanla azaldı; bu kapları üreten külekçiler de yok olmaya yüz tuttu.

KÜFECİ

Sepet hamalı kent içi yükleme, boşaltma ve taşıma işleri hamal esnafa denirdi. Pazarlarda sebze-mevye taşıyanlarına küfeci denirdi. Her iş kolunun ayrı bir hamal kolu olurdu.

LEHİMCİ
Madeni kaplar, ev ekonomilerinde toprak kapların yerini aldı. Lehimci, küçük ev aletlerini tamir eden gezici esnaftı. Teneke maşrapa kulpunu, kademhane ibriği emziğini, gusülhane çinkosunu lehimlerlerdi.

LİMONATACI

Limonata, henüz gazoz ve meşrubatın gelişmediği dönemde ünlüydü. Seyyar limonatacılar yaygındı.

Macunculuk

Macuncular bir dönemin en popüler kişileriydi çocuklar için. Macun satanların çoğu macunu yapan kişiler olur, macunun lezzeti bu kişilerin hünerine göre değişirdi. Ancak çocukların macuna gösterdiği rağbetin azalmasıyla neredeyse ortadan kaybolan macuncular artık sadece Ramazan eğlencelerinde ve bayramlarda görünür oldular.

MEDDAHLAR

Hokkabazlar, ortaoyuncuları, eskiden ortaoyunu oynayan meddahların yerini günümüzde talk şov ve stand up şovcular aldığını görüyoruz

MESTÇİ
Kundura ya da pabucun içine giyilen yumuşak ayakkabıya mest denirdi. Bunu yapıp satan esnafa mestçi denirdi.

MÜVEZZİ

Seyyar gazete satan çocuklara denirdi.

NAKKAŞLIK

Nakkaşlık, geleneksel Türk-İslam sanatlarında mimari yapıların duvarlarını, tavanlarını veya el yazması kitapları süsleyen, nakış (motif) işleme sanatıdır. Teknolojik gelişmeler, dekorasyonda el emeğinin azalması ve usta yetişmemesi nedeniyle kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatları listesinde yer alır.

NALBANT
Taşıma ve ulaşım sektöründe kullanılan hayvanların (at, eşek) nallanması, hayvan tırnakları altına demir parçası yani nal ya da nalça çakılması, işiyle uğraşanlara nalbant denirdi.

PASBANLAR

Geceleri sokakları gezerek acil durumları duyuran kişilerdi.

SAVATÇILAR

Gümüş üzerine kurşunla özel bir biçimde işlenen kara nakış yapan esnaf

Sepetçilik

Eşya taşımada kullanılan sepetler genellikle sorgun ağacı, saz, kamış, kestane ağacı gibi bitkilerin dallarından yarılarak elde edilen şeritlerle örülürdü. Küfecilik günümüzde kalmamıştır. Sepetçilik de desteklerle ayakta duruyor.

SEDYECİLER

Ambulansların gelişmediği dönemde ç hasta ve yaşlılar sedyeyle doktora götüren kişiler.

SEMERCİ

Hayvanın semerini ya da eyerini bağlamak için kullanılan örme ya da kayış bağa kolan deniyordu. Osmanlı taşımacılıkta büyük ölçüde hayvan kullanıyordu ve kolancılık ulaşım sektörünün yon sanayilerin­den biriydi. Özellikle yol güzergâhlarında dükkân açarlardı

SUCULAR
Şehir şebeke suyunun olmadığı dönemlerde içecek su getiren ve satan kişilere sucu ya da saka, denirdi.

SÜPÜRGECİ

Henüz elektrikli süpürgelerin üretilmediği dönemde süpürge otundan süpürgeler yapılırdı. Süpürge yapan ve satana süpürgeci denirdi.

Sütçülük

Sütçüler daha eskilerde bakır, sonraları ise alüminyum güğümlere doldurdukları sütleri dağıta dağıta sokaklarda dolaşırdı. Fabrika üretiminin ve belli sağlık standartlarının devreye girmesiyle sütçülerin sayısında bir hayli düşüş görülmüştür.

ŞERBETÇİ

İçecek ve meşrubat sektörünün henüz gelişmediği dönemde gözde şerbetti. Meyve özü, su ve şeker karışımı bu içecek ya da şurup, yaz aylarında kent insanının serinlemesini sağlardı.Şerbetçi dükkanları olduğu gibi, seyyar şerbetçiler de vardı.

TOMBAKÇILAR

Altın görünümü vermek amacıyla, birçok kap ve eşyaya yaygın olarak uygulanmıştır.

URGANCI

Keten, kenevir, pamuk gibi dokuma maddelerinden yapılan kalın ve dayanaklı halatlara urgan denirdi. Urgancı örme işini bizzat yapan ve satan kişiye denirdi.

Yorgancılık

Her mahallede olan yorgancıyı, şimdilerde sadece belli mahallelerde bulmak mümkün. Yorgancı, kızılcık sopasıyla dövdüğü pamuğu astarladıktan sonra pamuğu sabitleme dikişi atar. Bu işlem tamamlanınca sıra yorgancının marifetlerini gösterdiği yüz dikme işlemine gelir. Her yiğidin ayran içişi farklıdır misali her yorgancının da yorgan dikimi kendine hastır. Bitirdiği yorganı duvarına asan yorgancı, hem sipariş verene yorganın hazır olduğu mesajını verir hem de eserini sergiler.

YAĞLIKÇI

Havlunun henüz gelişmediği dönemde mendil satan esnaf

ZERZEVATÇI.
Genellikle hasır sepetleriyle ya da el arabalarıyla sokakları dolaşır, salata, marul gibi sebze satarlardı. Zaman içinde yerini pazarlara ve market zincirlerine bıraktılar. Geçmiş dönemin maydanoz, dereotu, salatalık, turp ve marul gibi sebzelerde uzmanlaşmış manavıydı.

Taş Duvarların Ardında Sessiz Bir Vedâ....

Kullanım alanı azalan meslekler, turistik değeri yüksek sanatsal faaliyetlere dönüştürülerek, Nevşehir'de Kapadokya'nın kültürel turizm rotasının vazgeçilmez bir parçası haline getirilebilir. Minyatür at arabaları, çanak, çömlekler, oyalı tülbent, yemeniler, gibi... Bu dönüşüm, hem ekonomik sürdürülebilirliği sağlar hem de şehrin tarihi kimliğini koruyarak bölge tanıtımına imkan sunar.