Nevşehir’de düzenlenen I. Ulusal Zeki Soyak Sempozyumu’nun sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede, ilim, ahlak, mefkûre ve insan yetiştirme anlayışının gelecek nesillere aktarılması vurgulanırken yeni akademik araştırmalar ve sempozyumlar düzenlenmesi önerildi.
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) ev sahipliğinde 17 Ekim 2026 tarihinde “Hayatı, Eserleri, Düşünceleri ve Mücadelesi” temasıyla gerçekleştirilen I. Ulusal Zeki Soyak Sempozyumu’nun sonuç bildirgesi yayımlandı. Sempozyum Düzenleme Kurulu tarafından kabul edilen bildirgede, merhum Zeki Soyak’ın düşünce dünyası, eğitim anlayışı ve hizmet mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekildi.
Eğitimde İlim, Ahlak ve Sorumluluk Vurgusu
Sonuç bildirgesinde, Zeki Soyak’ın ilmî ve fikrî birikiminin Kur’an-ı Kerim ve sünnet temelinde şekillendiği ifade edildi. Eğitim anlayışında bilginin yalnızca öğrenilmesinin değil, davranışa, sorumluluğa ve toplumsal faydaya dönüştürülmesinin de önemli bir yer tuttuğu belirtildi.
Soyak’ın bireylerin kabiliyetlerini keşfetmelerine, sorumluluk kazanmalarına ve edindikleri birikimi başkalarının yetişmesine katkı sağlayacak şekilde kullanmalarına önem verdiği vurgulandı. Bu yaklaşımın, insan yetiştirmeyi merkeze alan eğitim anlayışının temel unsurlarından biri olduğu kaydedildi.
Mefkûre, İnsan ve Hizmet Anlayışı Öne Çıktı
Bildirgenin önemli başlıklarından biri de Zeki Soyak’ın teşkilatçılık anlayışı oldu. Mefkûre, insan ve hizmet kavramlarının birbirini tamamladığı belirtilerek bireylerin yalnızca kendilerine verilen görevleri yerine getiren kişiler değil; düşünen, üreten, istişareye katılan ve yeni hizmet yöntemleri geliştiren şahsiyetler olarak yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Ortak hedefler doğrultusunda sorumluluk üstlenen ve toplumsal faydayı önceleyen bir anlayışın önemine işaret edilen bildirgede, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması gerektiği ifade edildi.
Yeni Akademik Çalışmalar ve Sempozyumlar Önerildi
Sonuç bildirgesinde, Zeki Soyak’ın düşünce ve hizmet mirasının daha kapsamlı incelenmesi için çeşitli öneriler de sıralandı. Bu kapsamda eserlerinin bilimsel yöntemlerle araştırılması, hayatına ilişkin belge ve hatıraların düzenli bir arşivde toplanması ve eğitim modelinin günümüz ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Sempozyumda sunulan bildirilerin kitaplaştırılması, genç nesillere yönelik çalışmaların artırılması ve kurumlar arasındaki akademik iş birliğinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Ayrıca, ilerleyen yıllarda farklı temalarla yeni sempozyumların düzenlenmesi çağrısı yapıldı.
“Sempozyum Bir Son Değil, Başlangıç Olmalı”
Düzenleme Kurulu, sonuç bildirgesinde gençlere, eğitimcilere, araştırmacılara ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulundu. Geçmişte iz bırakan şahsiyetleri yalnızca anmanın yeterli olmadığı belirtilerek onların düşüncelerinin anlaşılması, tecrübelerinden yararlanılması ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Zeki Soyak’ın hatırasını yaşatmanın en anlamlı yollarından birinin, onun önem verdiği değerleri benimseyen ve geliştiren insanlar yetiştirmek olduğu vurgulandı.
Bildirgenin sonunda, I. Ulusal Zeki Soyak Sempozyumu’nun yeni bilimsel araştırmalara, eğitim çalışmalarına, yayın faaliyetlerine ve toplumsal sorumluluk projelerine zemin hazırlaması temennisinde bulunuldu. Sempozyumun, Zeki Soyak’ın düşünce ve hizmet mirasının gelecek nesillere aktarılmasına yönelik kalıcı çalışmalara öncülük etmesi gerektiği ifade edildi.






