BORUS ÇAYI VADİLERİNİN ÇOK FONKSİYONLU DOĞAL PARKA ÇEVRİLMESİ (MİLLET BAHÇELERİ)


Bahadır Dedeoğlu

Bahadır Dedeoğlu

Okunma 08 Şubat 2019, 14:30

BORUS ÇAYI VADİLERİNİN ÇOK FONKSİYONLU DOĞAL PARKA ÇEVRİLMESİ (MİLLET BAHÇELERİ)

            Yerel seçimler gün geçtikçe yaklaşmaktadır. Şu an kullanılmayan, temiz görülmeyen, sel yatağı olan atıl bir bölgemiz vardır. Bunun yanında doğal bir parkımız yoktur. Nevşehir’in dünyanın en önemli turizm merkezlerinden peri bacaları diyarında bulunması önemli bir fırsattır. Daha önemlisi şehrimizin peyzajı ve sağlığı açısından da çok önem taşıyan bu bölgenin atıllığından kurtulması ve güzellik saçması oldukça önem taşımaktadır. Atıl vaziyette kalması bu bölgeyi yavaş yavaş betonlaşmaya başlayacak, imar hareketleri ve rant bu bölgeyi boğacaktır. Yukarda da bahsettiğimiz gibi burası sel yatağıdır. İlerde büyük bir sel geldiğinde de “Hata yapılmış” Denecektir. Günümüzde kurumuş olan Borus Çayı koskoca bir vadi açmıştır. Doğa ile oyun olmadığını günümüzde birçok insan bilmektedir.

            Atıl bir bölgeyi cazibe alanına çevirmek için naçizane araştırmamı ve fikirlerimi hem vatandaşlarıma hem de Belediye başkanı adaylarımıza basın yoluyla duyurmamı bir insanlık borcu olarak kabul ediyorum. Saygılar sunuyorum.

            KONUMU, YERİ VE HALİ HAZIRDAKİ DURUMU

  1. AŞIKLI DAĞI VE CİVARI

            Misli Ovasının kapısı sayılan Aşıklı Dağı ve Kahveci Dağ silsilesinin bittiği veya başladığı noktadır. Vadi; 15-20 Km. sonra Kızıl ırmağa ulaşmaktadır.

  • Aşıklı Dağında ve Çardak Kasabasında yer altı şehri keşfedilmeyi beklemektedir.

  • Hemen Dağın yanından geçen Karayolu Kapadokya bölgesinin en önemli Turizm yollarından biridir. Kaymaklı, Derin kuyu ve Ihlara yollarını Nevşehir’e bağlamaktadır. Ayrıca bu yol yeni Ankara-Adana Karayolunun da üzerinde bulunmaktadır. Nevşehir terminaline yakınlığı ayrı bir avantaj sağlayacağı gibi yine aynı bölgeden Ürgüp yoluna da kolayca ulaşıla bilmektedir.

  • Aşıklı Dağı Bitki florası açısından oldukça zengindir. Bunun yanında kısa bir süre önce yamaç paraşütçülüğü de başladığından yöremizin tanıtılmasına katkı sağlamaktadır. Aşklı Dağının güney yamaçlarına yaslanmış Güvercinlik köyünde kullanılmayan taş evler restore edilerek turizme katılabilir.

  • Aşıklı Dağında Minyatür peri bacaları bulunmaktadır. Eğer yıkılıp yok edilmedilerse kuzey yamaçlarında hâlâ durmaktadır.

  • Aşıklı Dağının tepesi düzlük olduğu için, bu yönü ile değerlendirile bilir. Basit bir teleferik sistemi karayolundan giden yolcuların dikkatini celp (Çağrı) edecek en azından bir çay içmek, dinlenmek, alış veriş yapmak ve manzara seyretmek için uğrayacaklardır.  Sağlıklı bir işletmeyle tanıtımı çok uzun bile olmayacaktır.

  • Işık kirliliğinin yok gibi olması dağın tepesine koyulacak bir teleskop ise yöre eğitimi ve turizmine katkısı oldukça büyük olacaktır.

  • Aşıklı Dedenin türbeleri de yerel kültürümüze katkı sağlayacaktır. Zira Dağın tepesindeki türbe meçhul kişiler tarafından yıkılmıştır. Geçmişten günümüze dilek ağaçları da yıkılmış yok edilmiştir.

ADI GEÇEN MEKÂNIN ŞİMDİKİ GÖRÜNÜMÜ

  • Yukarda adı geçen yerler atıl olarak durduğu gibi her yerden kaçak ponza alındığı gözlemlenmektedir. Kaçak çöplük yapılmıştır. Bu durumu anlatan makale yazıp durumu ilgililere arz etmiştim.

  • Aşıklı Dağ ve civarında tarihi eşyaların var olduğunu da biliyorum. Zira 1970’li yıllarda aynı mekândan çıkan eşyaların turistlere satıldığını mahalli gazetede yazıp haber etmiştim. Yine o zaman da ilgilileri haberdar etmiştim.

  • Aşıklı Dağında çok ender görülen Anadolu varanını görmüştüm. Yine aynı dağda bir gezi sırasında Sadece Kapadokya ya endemik bir kelebek türünü bana göstermişlerdi. Kadim zamanlardan kalan cehri ağaçları, tepede bulunan ardıç, meşe, akasya gibi ağaçlar, Bu dağın ağaçlandırılmasının zor olmayacağını göstermektedir.

  • Aşıklı Dağında ağaçlandırma çalışmaları başlamıştır. Bu güzel bir harekettir. Bizlerde geçenlerde aynı dağda acı badem tohumları ektik. Ağaç ekmek için dağın üstüne kadar sekilediğini görmek çok güzeldi. İlerdeki yıllar orasını bir orman, bir koru olarak görmek gerçekten güzel olacak.

AŞIKLI DAĞ-KÜLLİYE ARASI

Borus Çayı yatağına oturduğu yerden Külliye ye kadar olan yerler mesire alanı olarak kullanıla bilir. Kullanılamayan alan hemen hemen yok gibidir.

Bu bölgenin cazibelerini şöyle sıralaya biliriz;

Mükemmel bir içme suyu bulunmaktadır. Bu yüzden bazı Nevşehirliler Mezarlık çeşmesine su almaya giderler.

Ulaşım kolaylığı en güzel yönlerinden biridir. Ayrıca araç parkı sorunu da yaşanacağını sanmıyorum. Üstelik bu mevkii iki yol arasında olduğu için ulaşım kolaylığını daha da cazip hâle getirmektedir. İnsanlar yürüyerek veya belediye otobüsleriyle de bu mekânlara ulaşa bileceklerdir.

Günümüzde kaybolmuş gibi görünen Borus Çayı bu mevkide doğal havuzlarda varlığını sürdürmektedir.

Göre kanyonları, Özellikle Ballı kaya çok güzel bir panoramik manzara sunmaktadır.

Doğal park hayata geçtiğinde Başta Göre Kasabası olmak üzere civar esnafların alış veriş hacimlerinin artacağı unutulmamalıdır.

Bölgede ekili dikili tarım alanı bulunmamaktadır. Olsa dâhi bu alanlar çok kısıtlıdır. Var olan bahçeler ve özler harap ve terk edilmiştir.  Bu yüzdendir ki, bahçe sahipleri şu anda bahçelerinden bir gelir elde edememektedir.

Bunun yanında Birçok insanımızın işsiz olduğu gerçeği unutulmamalı ve eğer yapılırsa doğal park insanlarımızın hizmetine sunulursa birçok insanımızı, işveren veya işçi olarak istihdam yapacağı açık bir gerçektir.

En önemli konulardan biride hem Kapadokya’nın ve özellikle Nevşehir’in güney kapısı peyzaj edilmiş ve güzelleştirilmiş olacaktır. Atıl olan zemin ne Görenin nede Nevşehir’in işine yaramayacaktır. Doğal park yapıldığında birçok ulu ağacın yetişip, yeşilliği bölgemize bir değer katacağı açık bir gerçektir.

Aynı mevkie tarihinde bakacak olursak; Zümrüt gibi bir yeşillikle karşılaşmamızın yanında birçok su değirmeni ile de karşılaşırız. Karşılaşmadığımız tek şey yerleşimin olmamasıdır. Zira burası debisi oldukça yüksek olan bir sel yatağıdır.

Bu yüzdendir ki, Külliyenin güneyindeki imara açılan bölge afat bölgesi sayılabilir. Bu konuyu sayın büyüklerimden bir kez daha düşünmelerini arz ederim. Bu arada imara açılan yerin güneyinde yer alan arazi sahipleri de devamlı imar beklentisinde olacaktır. Hem yerel yönetimin hem de Millet Vekillerimizin üzerinde sabit bir sıkıntı olarak kalacaktır.

Doğa kendi bildiğini işler. Evet, Bu koca vadiyi şimdi akmayan Borus Çayı kazımıştır. Vadideki Kanyonlar kendisini gösterirken Kahveci Dağının Batı yamaçlarındaki kanyonlar toprak içine gömülmüş, kayalıklar gibi durmaktadır. Zira orası bir sel yatağı değildir. Orada Borus Çayı yoktur. Dünyamız her geçen gün küresel ısınmaya tabi olduğunu elbette ki herkes bilmektedir. Küresel ısınmanın en büyük etkilerinden biride büyük seller olduğu akıldan çıkartılmamalıdır diye düşünüyorum.

Doğal parkın yapılması tüm bu riskleri en aza indirirken atıl ve güzel arazimizi değerlendirmek amacı gütmektedir.

Dünya karbon salınımı her geçen gün artmaktadır. Sular her geçen gün azalmakta ve kirlenmektedir. Böyle mekânlar karbon salınımını azaltmanın ötesinde Nevşehir için bir alt yapı oluşturacağını düşünmekteyim. Gerek vatandaş eğitimi gerekse bir takım uygulamalar içinde bir başlangıç ve hazır mekânlar oluşturacaktır. Bölgesel olarak önemli bir karbon emisyonu yaptığı gibi yöremizde yazın bir serin merkez, yağmur çeken paratoner bölge olmayı üstlenecektir. Buradaki yeşillik; Bilinçlenmeyle, çeşitlilikle başka mekânlarda da hayat bulacaktır. Nevşehir’in küresel ısınmaya karşı uluslararası mücadelede yerini aldığının bir belgesi olacağı da unutulmamalıdır.

Borus Çayı Nevşehir’i geçip, Nar Kasabasıyla buluştuğu yerde (Bu günkü İtfaiyenin arkasındaki arazi) Namı değer Kadirah’ın park olacağı söylenmişti. Bu Nevşehir için gerçekten bir kazançtır. Şu anda kurak olan bu arazide iki adet geçmiş zamanlardan kalma su değirmenleri bulunmaktadır. Bunların korunması, yapıla bilirse görsel olarak da olsa işlevsel hâle getirilmesi Nevşehir’i tarihiyle buluşturmanın yanında Mevkie de bir özellik katacaktır.

Sizlerle bir ayrıntı paylaşmak isterim. Nevşehir’in transit yollarından biri olan bu yoldan geçen insanların Nar Kasabasının otantik güzelliğini göstermesi açısından yüksek apartmanların aynı bir duvar gibi güzelliği kapatmamasının sağlanması, Nevşehir’in güzelliğine güzellik katacağı konusunun da sizler tarafından değerlendirilmesi hususunu arz ederim.

Borus Çayı Nevşehir’i geçip Nar topraklarına geçtiği zaman özgür yapısına da kavuşmuş oluyor. Bu arazilerde harap bırakılsa da tek tük yerlerde tarım yapılmaktadır.

  • Tarımın yapılması doğal parklara engel teşkil eder mi? Kesinlikle hayır. Göreme’de Uçhisar’da ve hatta;Zemi’de, Gomeda da özel mülklerde üzüm bağları, kabak ve buğday tarımı yapılan ekenekler devamlı mevcuttu ve mevcut olmaya da devam edecektir.

  • Harap bırakılan özel mülklerde tarımın tekrar başlayacağını da hep birlikte göreceğiz. Zira tarım yapan vatandaşlar yerinde ürünü daha ederli sattığını görecekler.

  • Daha alt projelerden olan lavanta, çiçek ve benzeri tarımda çeşitlilik artacaktır. Zira oraların cazibesini artırmak için yöreye peyzajda girecektir.

  • Ulaşımın çok kolay olması, yörenin kendine has güzellikleri birçok insanı doğa ile buluşturup güzel zaman geçirmesini sağlayacaktır. Vadinin batı duvarları Yumuşak kayalar, kaya damlarla kaplıyken, doğu duvarları bazalt kanyon yapısı, yeşilliği, yazın kendine has serinliği ve akarsuları yörede dahi sıkça karşılaşılan mekânlardan kendini ayırmaktadır. Ayrıca Nar Kasabasının taş evleri, şapkasız peri bacaları, buraya has özellikleri perçinlemektedir.

  • Yöre insanı zaten bu cazibenin farkında olduğu için bağ evleri her geçen gün artmaktadır. Doğal park yapıldığında bağ evlerine de bir standart getirileceğine inanıyorum. Zira yörede abartılı yapılara da rastlanmaktadır. Bunun yanında yapılan bu bağ evlerinin ihtiyaçtan yapıldığına da inanıyorum. Yöre insanının doğa ile buluşup dinleneceği başka yerler yoktur.

  • Başka bir deyişle Yöre zaten doğal sit alanı olduğu için koruma altında olduğuna inanıyorum. Bir Zemi Vadisinden, bir Güvercinlik Vadisinden, Bir Gomeda Vadisinden koruma açısından hiçbir farkı yoktur. Zira oralarda sit alanıdır.

  • Bağ evlerinin ön görülen standartlar içinde çoğaltılması, insanlarımızın iyi vakit geçirmesinin yanında buraların kiraya verilmesi gibi ekonomik bir sektörün doğmasına, bölge peyzajının daha da güzelleşmesine katkıları olacağı gibi civarda bulunan ceviz ağaçlarının, ekilmiş bağların korumasını da otomatik olarak sağlamış olacaktır.

Özel piknik alanlarının oluşması, en az halka hizmet kadar istihdam sağlaması açısından da önemli olacaktır. Şehir gürültüsünden kaçmak isteyen insanlar yine bu yörelerde kendilerine dinlenecek alanlar bulacaktır.  İhtiyaçlar hâsıl oldukça müteşebbisler ihtiyaçları karşılamaya çalışacak, burada çalışan insanlar kazanacak, boş ve harap özler, bağlar kira geliri elde edeceklerdir.

ÇEŞİTLİ BAKIŞ AÇILARINDAN DOĞAL PARKIN YAPILMA ZORUNLULUĞU

TARIM YÖNÜNDEN:

  • Boş ve harap duran yerlertalebin yanına gelmesi nedeniyle ekilip dikilmeye başlaya bilirler. Bunun yanında gelen insan çeşitliliği fikir çeşitliliğini de getireceğini düşünmek gerekir. Burada tarım yapanlar ya kendi evleri için ya da pazarda satmak için tarım yapmaktadırlar. Çeşitliliği görebilirler. Şöyle ki, Bir bahçe lavanta eker öteki bahçe sahipleri bundan etkilenerek onlarda lavanta ekerler. Bu yöre için bir kazanç olur. Bunun pazarlaması, yakınlarına arı kovanları koyulup özel balları satıldığı zaman yörenin cazibesi de artar.
  • Safran kıymetli bir bitkidir. İran-Turan bitki topluluğuna tabidir. Evet, yöremiz bitki topluluğu da İran- Turan bitki topluluğuna aittir. Muhteşem bir görüntü sağlayan bu bitkinin geliri de oldukça iyidir.
  • Yöremiz pavlonya ağaçlarıyla tanışır. Dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ağacıdır. Antep fıstıkları ekilir. Cevizlioğlu’nun rüzgârlı tepelerinde yetişen bu ağaç eminim ki buraları daha çok sever.
  • Doğal parkta olsa hayatın içinde olmayan hiçbir oluşum yaşayamaz. Hayatın içinde olan oluşumlara herkesin mutlaka bir katkısı olacaktır.
  • Seralar ve mantar yetiştiriciliği gelişir. Zira yerinde satış yaparlar.
  • Doğal parkın tarıma en ufak bir engeli yoktur. Aklımıza şu sorular gelmektedir. Tüm bunlar şimdi niye yapılmıyor? Kanlı göl mesire yeri neden işletilmiyor?  Sanırım dünyamızda düzen hep arz- Talep dengesi üzerine inşa edilmiştir. Teklemeye yapılan bireysel çıkışlarda başarıya ulaşamıyor. Dedik ya, baştan mekân oluşturmak gerekir. Sonraki etkinlikler bunun üzerine inşa edilirler. Cazibe de önemli bir olaydır. Aynı motorun yakıtı gibidir. Devamlı talep doğurur ki, arz çıksın, evlere ekmek olsun. Yöremiz insanının özelliği ise; Yapacağı etkinlikte ya kendisinden bir şey görecek ya da oradan bir şekilde sebeplenecektir. Ya değilse ilgisini çekmez. Buradan anladığımız özel mülkiyetin ve emeğin önemidir. İnsanımız eliyle tuttuğu, gözüyle gördüğü şeylere inanır. Buda zamanında uğradığı zararların bakiyesi olarak düşünmekteyim.  Örnek patatesçinin sadece patates ekmesidir. Branşlaşmış başka bir tarımı ana menü olarak kabul etmezler. Para etmediği zamanlar patateslerini dökerler. Oysa patatesin alkol oranı üzümün bilmem kaç katı üzerindedir. Bu dahi yapılsa bu üreticiler belkide hiç zarar etmeyecekler. Alkol üretimine haram desek, Zaten rakı ve şarap fabrikaları yöremizde arzı endam etmektedir.

YÖREMİZ İNSANI YÖNÜNDEN

  • Turizm bölgelerini saymazsak, Nevşehirlinin gidip piknik yapacağı, doğa içinde vakit geçireceği bir yerinin olmadığından bahsetmiştik.
  • Oysa turizm bölgelerindeki vadilerde de piknik yapılamamaktadır. Ayrıca araçla ulaşılması, araç parkı da başka problemler sunmaktadır. Ayrıca bu vadilerde emniyette yoktur. Cep telefonu bile birçok yerde çekmez. Bu yüzden yaralanan veya hastalanan bir vatandaşın ambulansa yetiştirilmesi bile ap ayrı bir maceradır.
  • Oysa Merkez ilçemizde eğer yapılırsa bu doğal parkta bu sorunların hiç biriyle karşılaşmak mümkün bile değildir. Araçlar birçok yerden piknik noktasına kadar ulaşabilirler. Yerleşkelerin çok yakın olması ayrı bir avantaj sağlarken, en fazla 300 metre yürümek suretiyle ana caddelere ulaşabilirler.

….

  • İnsanlarımız yürüyüş yapmaktadır. Lâkin bu yürüyüş parkurları trafiğin işlek olduğu kaldırımlarda yürümeye çalışmaktadırlar. Eksoz gazı karbon monoksit, ağır metal gibi kimyasal atıkları çevreye bırakmaktadır. Ne yazık ki bu atıklar kanserojen olarak bilinmektedir.  Oysa Nevşehir doğal park alanında insanlarımız trafikten uzak, yeşillikler arasında, bol oksijenli ve huzur içerisinde spor yapma imkânına kavuşacaklardır.  Sağlanan kolaylıklar, yaşanan memnuniyetler insanlarımızda yürüyüşün yaygınlaşmasını da sağlayacağına inanıyorum.

  • Bu mekânlarda koşu yapanlar, başka sporla ilgilenenler, kitap okumaya gelenler, tavla oynamaya gelenler, arkadaşlarıyla sohbet etmeye gelenler bu mekânları canlandıracaktır. Zira çay bahçeleri yine insanlara hitap edecektir. Yerine göre çalışan bir dolmuş ya da bir belediye otobüsü şehrin kalabalığından bir çok insanımızı kurtaracaktır.

  • Bir emekli insanımızın ne yaptığını hiç düşündünüz mü? İnanın sosyal hayatı yok denecek kadar azdır. Emeklilerin büyük çoğunluğu Lalezar parkında ve eski hükümet binasının önündeki parka kümelenmiş oturuyorlar. Bazıları da çeşitli lokallerde oyun oynayıp vakit öldürüyor. Çalışan emeklilerin belli bir kısmı da eli boşluktan, gelirinin az olduğu mahanasına sığınıp çalışmaktadır. Eli boşluk hastalık demektir. Can sıkıntısı demektir, stres demektir….

  • EMEKLİLER İÇİN TEKLİFİM ŞUDUR: Bu uzun ve geniş vadide yani eğer yapılırsa Nevşehir Doğal Parkında; Hobi bahçeleri, tarım bahçeleri, sanat atölyeleri ve buna benzer yerlerin açılıp, makul bir kira ile bu vatandaşlarımıza verilsin, bakın emeklilerin sosyal hayatları nasıl değişiyor.

  • Uçhisar yolunda, Çat ve Nar vadilerinde bağ evleri yapa bilmek için ne çabalar sarf ediyorlar. Yeni heveslerle ne paralar harcıyorlar. Mevkilerinde bir hareket olmadığı, bir sosyallik olmadığı için, 2-3 yıl sonra bin bir emekle yapılmış bağ evlerinin kapısına Satılık levhalarını asıyorlar.

  • Çocuklarımız mahalle aralarında çok zaman aile kontrolünden uzakta büyüyor. Bunların doğa ile tanışmadıkları için sıkıldıklarını düşünüyorum. Zira ellerinden telefon hiç düşmüyor. Oyun oynuyorlar. Eli boş insan böyle davranır.

  • Mekân var olursa etkinlikler de var olur. Mekân olmazsa inanın en güzel etkinlikler bile sıkıcıdır. Bu yüzden Halk Eğitim Merkezleri, Gençlik merkezleri hizmet verelim diye çok çabalar sarf etse de oldukça yüzeysel kalmaktadırlar. Hizmeti halkımızın ve gençliğimizin yüzde kaçına ulaştıra biliyorlar, Başarılar alsa da küçük oranlarda kalıyor. Zira mekân kısıtlıdır. Çocuk bir kursa veya bir spora yazılıyor, arkası gelmiyor, birçoğu yarıda bırakıyor.

  • Konumuzun dışında da olsa gençlerimizin toplandıkları yerler ve neler yapa biliriz konuları, onların da olduğu serbest ve hür panellerden geçeceğine inanıyorum. Zira kendine göre mutlaka bir etkinlik bulacaktır. Ya da görüp benimseyecektir. Bu konunun bir eğitim meselesi olduğunu kabul ederim.

  • Aynı konuda vadimizden bir örnek vereyim. Vadide bisiklet gezisi…  Trafik korkusu ve kokusu olmadan her gün en az 10 kilometre sağlıklı bir ortamda bisiklet binilmesi sadece gençlerimizin değil, birçok insanımız için vaz geçilmez bir etkinlik olacaktır. Bu aynı zamanda sağlık demektir, stres atma demektir, zaman değerlendirme demektir. Bisikletini ister kendisi getirsin, ister oradan kiralasın ki, bu yeni bir iş ve istihdam demektir. Çevremizde birçok müdavimi olacağına inanıyorum.

  • Bunun yanında paten, koşu gibi spor dallarında hatırı sayılır bir artışta olacağına inanıyorum. Zira özgür ve uygun ortam gençlerimizi geliştirecektir. Bundan ayrı olarak bitkilere ağaçlara, çevreye farkındalık artacak ve eğitim hayatın içinden olacaktır. Sergi yerleri, Botanik bahçeleri gelişecek, yöremizde yetişen bitkilerin halka tanıtılması bilginin ve farkındalığın artmasına neden olacaktır.

  •  Tüm bu konuları sadece halkımıza yönelik değil, aynı zamanda turizme de açılması düşünülmelidir. Vadimizin her yeri kendine özgü güzellikler sunmaktadır. Kapadokya bölgesinde Ihlara Vadisinden başka bir piknik alanı sunan mekânın olmadığını sanıyorum. Bu yöremiz için oldukça eksik bir konudur.

YAPILA BİLİRLİĞİ VE UYGULANA BİLİRLİĞİ

  • En az bölge bölge faaliyete sokula bilir. Yöre insanların fikirleri alına bilir. Lâkin bu olayı iyi anlatmanın faydalı olacağına inanıyorum. Yöre belediyelerinin yardım edip bu projeyi benimseyeceklerine de inanıyorum. Zira atıl araziler gelir getirirken, beldeleri güzelleşecek, sosyalleşecek, insanları buralardan faydalanacaktır.

  • Artı ve eksi yönleri; Türkiye ve dünyada uygulanmış yerlerden tecrübe edinip buna göre kararlar alına bilir. Diye düşünüyorum. Londra, Newyork, Gaziantep doğal parkı yapıları örneklemede oldukça yardımcı olacaktır.

  • Bu doğal park yapılırken Kale Mahallesinde yer altından çıkan tarihi ve bunun turizm getirisini de unutmamak gerektiğini önemle arz ederim. Zira Doğal park yer altı şehrini desteklerken, Yer altı şehrinin de doğal parkı destekleyeceğini unutmamak gerekir.

  • Konum itibarıyla zaten sel yatağı olan bu vadide yapılaşma temelli olarak ortadan kalkması ilerde meydana gele bilecek bir sel felaketinde birçok insanımızı korumuş olacağız.

  • Vadinin bu günkü bakımsız ve atıl haliyle de Nevşehir’e bir katkı sağlamayacaktır.

  • Potansiyel mekânın oluşturulması, birçok faydalı faaliyet ve projeleri beraberinde getireceğini unutmamak gerekir.

  • Türkiye çapında Millet bahçeleri yeşermeye başladığı şu günlerde Nevşehir olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın bu sözlerinin yöremizde yankı bulması ayrı bir onur olmasının yanında Millet bahçelerinin oluşması yönünden devletimizin desteği de demek olacağının da unutulmaması gerekmektedir. Saygılarımla
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.