ESKİ İLİŞKİ ‘OUT’ YENİ İLİŞKİ ‘İN’
   Ali Ayşe’yi seviyor
   Ayşe’de Ali’yi  
   İkisi de üniversite mezunu
   Okumuşlar, mürekkep yalamışlar, bilgili, samimi, iyi niyetliler.  Anadolu insanının tüm vasıflarını taşıyorlar.
   Önce flört başlıyor
   Gününü gün etmeler, bir gün ordalar, bir gün buradalar. Hayat pembe değil tozpembe…
   Her gün, her saniye birlikteler
   En anlamlı, en uç, en güzel sözler birbiri arkasına geliyor, ayakları yere basmıyor…
   Hep böyle gider sanılıyor
   Yanılgı da orada başlıyor
   Önce konuşacak söz bitiyor, sonra heyecan ve sevgileri
   “Ben” egosu öne çıkıyor, ilişkide çatlaklar başlıyor. Arkasından olaylara hep kendi pencerelerinden bakmak geliyor.
   Ufacık sorunlar yük olmaya başlıyor, alıştıkları sorumsuz hayat, sorumlu bir hayatı kabul etmiyor.
   Ceviz kabuğundan küçük meseleler, fındıkkabuğunu bile doldurmayacak konular sorun olmaya başlıyor.
   Önce karşı çıkışlar
   Sonra tartışmalar
   Başrollerde “ben” egosu var, peşlerini bırakmıyor
   “Ben haklıyım” cazibesi içinde, okyanusta sallanan kayık misali sallanıyor ilişkileri…
   Hani gelecek?
   Mutlu günleri olacak, çoluk çocuğa karışacaklardı. Bu düşünceler uzaklaştıkça uzaklaşıyor, kendilerinden
   Işık hızında, yakalamak imkânsız 
   Savunma mekanizması un değirmeni gibi çalışmaya başlıyor;
   Yapamıyoruz, ayrı dünyaların insanlarıyız!
   Hayır! Ayrı dünyaların insanı değilsiniz, aynı dünyada yaşıyorsunuz…
   Kafalarımız uyuşmuyor
   Uyuşmayan kafalar mı, egolar mı?
   İkisi de üniversite mezunu, okumuş, mürekkep yalamış. Bu durum bile sorunun çözümü için yeterli olmuyor.
   Biraz sabır edebilseler her şey düzelecek…
   Müslümanın en büyük silahlarından biri olan sabır, bu ilişkiyi tamir etmede yetersiz kalıyor…
   Yetersiz olan sabır değil
   Yetersiz olan hayata karşı dirençleri
   Bunun da farkındalar fakat umursamıyorlar
   Henüz evlilik aşamasına gelmeden 
   Ali Ayşe’yi bırakıyor…
   Ayşe’de Ali’yi…
   Yeni ilişkilerden medet umuluyor, bundan sonrakinin farklı olacağı sanılıyor…
   Öyle mi acaba?