GIYBET VE İFTİRA


Dr. Seyfi Şahin

Dr. Seyfi Şahin

Okunma 05 Kasım 2018, 09:12

Dr Seyfi ŞAHİN

Bir kişi hakkında olmuş bir olayı,

O kişinin hoşuna gitmeyecek şekilde,

Başka birine anlatmaya gıybet veya dedikodu denir.

Bir başkasına laf taşıma da bunun içindedir.

Yine bir kişi hakkında olmamış bir olayı

Olmuş gibi anlatmaya da iftira denir

İftira yalancılık ve iğrenç bir iştir.

Hem gıybet ve hem de iftira,

İslam’da haramdır, yasaktır.

Daha da beteri KUL HAKKI dır.

Cenab-ı Hakk insanların kusurlarını

Ve kendine ait suçları affedebilir.

Ancak kul hakkını affetmez.

Çünkü, o hak kişiye aittir.

Ancak o kişi affeder.

***

Bu gün bizde ve bütün dünyada,

En çok işlenen haram gıybettir.

Çünkü, gıybet eden, sevmediği kişiyi kötüler.

Gıybet edilen kişi hakkında bir soğukluk olur.

Dedikoduyu dinleyen kişinin ister istemez

İçindeki sevgi kaybolur.

Gıybet devam ederse zamanla nefret oluşur.

Bu da toplumda karşılıklı anlayışsızlığa,

Hatta çözülmeye sebep olur.

Dünyada , savaşların, kan ve kıtallerin en büyük sebebi,

Şüphesiz ki gıybettir.

İftirayı hiç anlatmaya gerek bile yok.

***

Gıybet ve iftira en çok politika sahnesinde olur.

Bir partiye bağlanan zat,

Kendi partisini över, diğer partiyi yerer.

Bu çoğunlukla iftiraya kaçar.

Araya yalanlar ve kışkırtmalar girer.

Onun için siyaset sahnesi bir çamur,

Ayrıca kul hakkıdır.

BİR OLAY

Geçen gün TBMM kürsüsünden,

İYİ Partili bir milletvekili, TÜSEB eski başkanı,

Prof. Dr Fahrettin Keleştimur hakkında,

FETÖ ye gitti ve onunla resim çektirdi diyerek

Olmadık laflar etti.

Sonra gördük ki, gösterdiği kişi, o değil

Başka birisi imiş…

Ne büyük bir iftira?..

***

Dr Fahrettin Keleştimur benim akrabamdır.

Oğlumun kayın pederidir.

Erciyes üniversitesinde iki dönem rektörlülk yaptı.

Erciyes üniversitesi tıp fakültesini ilk on fakülte arasına soktu.

Dünyada ilk defa boksörlerde hipofiz hasarı ve küçülmesini,

Bilimsel olarak ispat etti.

Bundan dolayı, dünya endokrinoloji federasyonu onursal başkanıdır.

Her dünya endokrin kongrelerine davet edilir.

Türkiye’de de yıllarca Türk endokrinoloji derneği başkanlığı yaptı.

Erciyes üniversitesi gen araştırmaları merkezi(genom),

Kök hücre merkezi kurdu.

Dünyada ilk kırım Kongo hastalığı aşının bulunmasına yardımcı oldu.

Bu çalışmalarından dolayı;

ABD sağlık enstitülerine karşılık,

Türkiye sağlık enstitüleri kurucu başkanlığına çağrıldı (TÜSEB).

Sistemi kurdu. Tasarımını yaptı.

Uygulamaya geçecekken hakkında bir iftira kampanyası başlatıldı.

Üç maaş vermediler.

O da bu başkanlıktan ayrılıp Yedi tepe üniversitesine geçti.

Yakinen biliyorum ki o FETÖ cü değildir.

İftira edilmiştir.

Türkiye kaybetmiştir.

_________________________________________________________________-

5.11.2018, Kayseri.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.