YAKALANMANIN SUÇLULUĞU PERSPEKTİFİ
‘’Perspektif’’ kelimesini açmalıyım; bakış açısı, algılama biçimi bir şeyin, olayın veya durumun nasıl algılandığını ifade eder. ‘’Yakalanmanın suçluluğu" perspektifi, bir eylemin yanlış olduğu için değil, sadece yakalanma nedeniyle hissedilen korkunun, birey ve topluluk olarak asla ahlaki yönden bakmayıp sonuçlarına odaklandığını göstergesidir.
Bu anlayışın merkezinde, eylem ile sonuç kopukluğu söz konusudur. Yaptığı eylemin ( yalan söylemek, hırsızlık yapmak, kural çiğnemek) yanlış olduğunu kabullenmemiştir. Asıl sorun, toplumun veya otoritenin bu eylemi onaylamaması değil. Yakalanmanın sonucunda çıkacak ceza ve yakalanmayı kabullenmemek perspektifidir.
Kişi ve topluluk ahlaki değerlendirmeden vicdani muhasebeden uzak, yasaları figür halinde görüp, kuralları doğru görmeyerek, sonucu etkilemek, etkisizleştirmek bakış açısının da savunma ve haklı çıkma gayret çabası hatta söylemde agresif, kışkırtıcı söylemleri araç sallaştırmak. Suçluluktan yapılan eylemin kötü, utanç, rezil olmak duygusundan uzak, neden yakalandığım duygusu ağır basar. Yakalanmayacağını bilseydi, suç işlemekten kötü hissetmeden devam ederdi. Yani suç işemede pişmanlık duymazdı. Pişmanlığı olsa bile; zarar vermekten veya bir değeri ihlal etmekten değil, sürecin başarısız olmasından, yakayı ele vermekten kaynaklanır. Buda başarısızlık duygusudur, ahlaki bir pişmanlık değil.
Örnekleme yapmak isterim; Hız sınırını aşan bir sürücü, polis tarafından durdurulduğunda ‘’keşke hız yapmasaydım" demiyor, "keşke polis burada olmasaydı" veya "keşke radarı görseydim" der. Hissettiği şey, hız ihlalinin meydana getirdiği tehlike değil, kural ihlali değil ceza yemenin verdiği sıkıntı ve yakalanmadır. Bu örnek hafif oldu diyorsanız başka bir örnekleme; Kişi bulunduğu makam ve mevki nin gücünü kullanarak çıkar menfaati yönünde kullanmaktan çekinmez. Yakalanınca hissettiği suçluluk sadece yakalanmaktır. Gerçek pişmanlık duymaz, güveni sarstığı hiç düşünmez. Neden, niçin, niye yakalandım muhasebesini asla yapmayıp, bu durumu negatifleştirmek için büyük bir çaba içerisine girer. Biraz daha açayım; Yakalanmanın suçluluğunu hisseden, sonuç bakar. Onun için önemli olan eylemin yanlışlığı değil, eylemin yol açtığı sonuç yakalanmak. Çalmanın sonucunda yakalanmamak olmalıydı görür.. Toplumsal ve Gelişimsel Perspektif
Yakalanma korkusu cezadan kaçınma ile başlar. Asıl olan yakalanmayı gerektirecek eylemlerden geri durmak ahlaki gelişimimiz olarak nedense göremiyoruz. Cezadan kaçınmak için vazoyu kırmayacağız, aksi halde anne baba nın vazoyu kırdığımızı görmemesi değil, görünce yanlış savunmamız; neden, niçin, niye görüldüm yakalandım.
Yakalanmanın suçluluğu perspektifi, vicdanının getirdiği realitesi değil, korku sesidir. Ahlak pusulası şaşmış, yanlış olduğu için yapmamalıydım yerine, yakalanmam sonucunda başım belaya girdi mantığıyla hareket eder. Gerçek ahlaki değerden uzak yakalanmamalıydım sonucu onun için bağlayıcıdır.
İhsan BİÇKİN
24.02.2026