MODERN SÖMÜRGE

Geleneksel sömürgecilik günümüzde ‘‘Modern Sömürge” kavramı adı altında, isim değişikliği yaparak emperyalizm tarafında dünyamızda uygulanmakta. Geleneksel sömürgeciliğin yerini alan veya onunla birlikte işleyen daha dolaylı kontrol etme, yönetme, demokrasi getirme, barış, huzur getirme gibi kavramların söylem selliğidir. Hatta bu kavramları çoğaltabiliriz.

Düşünebiliyormuşsunuz dünyanın en zengin ülkesi yine dünyanın en borçlu ülkesi. Halkının refah ve huzuru için elinde borçtan başka bir şey kalmamış birde askeri gücü. Dilinden Demokrasi, barış, hürriyet, özgürlük hiç düşmez. Bu kavramlarda dünyanın liderliğini yaparken yanında hani şairin dediği gibi tek dişi kalmış canavarlar salyalarını akıtarak modern sömürge zihniyetine destek olmaktan hiç geri kalmazlar rol kapma konusunda birbirleri ile yarış ederler. Bunlar hukuku, uluslararası hukuku ve normu dillerinden hiç düşürmezler. Hukukun uygulanmasına gelince kendi lehlerine olanları kabullenip, aleyhlerine olanları ise yok sayıp kamufle etmek için güç kullanırlar.

Güç günümüzde modern sömürgeciliğin bir aracı olmuştur, amaç sömürmekse araç olarak güç devreye alınır. Güç ise günümüzde askeri güç olarak tanımlanacağı gibi politik, siyasi, ekonomik olarak da kullanılmakta. Güç nüfuz etmek isterse bunu kolaylaştırmak veya sağlamak için nüfuz edeceği yerde hain bulmakta zorluk çekmezler ve çok mahirdirler. Batı geçmişte Afrika ve Orta Doğuyu geleneksel olarak sömürdü günümüzde modern sömürge daha ziyada ABD tarafından uygulanmakta bu nedenle de aralarında bir güç mücadelesi mevcut. ABD sömürürken Batı ise sömürüde geri kaldığı için hani bana hani bana diye pastadan pay kapamamanın ıstırabını yaşıyor. Hatta modern sömürge batıyı da sömürmek için harekete geçince can derdine düştüler.

Emperyalistler askeri varlıklarıyla bölgesel etki alanı oluşturup istedikleri ülkenin iç işlerine müdahil olmak seçimlere müdahale etmek, muhalif grupları destekleme politikaları. Doğal kaynakların kontrolü, ekonomilerin zayıflatılması. Güçlü devletlerin zayıf ekonomilere dayattığı, sanayileşmeyi, bilim ve teknolojiyi engelleyen anlaşmalar ve izlettikleri teslimiyetçi politikalar. Batının ve günümüz değerleri denilip tüketim alışkanlıkları, teknoloji ürünleri sayesinde oluşturdukları, dijital altyapı ve veri kontrolü üzerinden günümüzde sosyal medya olarak tanımladığımız teknoloji sayesinde uyuşturucu etkisi yaratarak bağımlılık sağlayıp istedikleri her şeyi manipüle edebilmektedirler. Doğruyu, yanlışı, iyiyi kötüyü vb. sorgulayamaz hale getirdiler.

Küresel olarak baktığımızda ABD ve Batıda yani Avrupa da kişi, toplum, aile hak ve hürriyetleri konusunda birçok hukuksuz olaylar yaşanmakta. ABD de daha yeni bir kadının polis tarafından canice öldürülmesi insan hakları olarak değerlendirilmedi yani katledilmesi normal görülürken bunun protesto edilmesi asla medyada yer almadı. Avrupa’nın yakın geçmişte birçok ülkesinde çiftçilerin protesto ve gösterileri ana akım medyalarında yer almadığı gibi sosyal medyalarında neredeyse hiç yer almadı. Burada şunu demek istedim kendi ülkelerinin sorunları ile ilgilenmek çözmek için mücadele etmek yerine, başka ülkelerde olan olaylarda kurtarıcı rolü üstlenmekteler.

Venezuela devlet başkanını, uyuşturucu üretmek iddiası ile narkoterörist olarak kafalarına göre bir suçlama ile kaçırıp, şimdi ise ABD açık açık petrollerini biz yöneteceğiz diyerek modern sömürgeciliği uygulamakta. Bir zamanlar Irakta kitlesel imha silahları var gerekçesi ile içerdeki işbirlikçileri, hainleri sayesinde ülke işgal edilmişti. İran ambargolar altında ekonomik zorluklar yaşarken, bu durumu protesto etmek için soka çıkan halkı (tüm halkı değil) yaptıkları eylemin sorunlarını çözmeyeceğini bilerek ABD nin müdahale etmesine kolaylık sağlayan gerekçeleri elleriyle teslim etmekteler.

Modern sömürge, istila emelleri için her türlü gerekçe üretmekte çok mahir demiştik, dünyada ve çevremizde olan bu olaylara karşı duyarsız kalamayız. Ülkemizde siyasi, politik, yönetimsel değişimler için müdahaleler olmuştur. Ekonomi, sanayi, üretim, teknoloji gelişimini engellenmesinde geçmişte müdahaleler olmuş maalesef başarılıda olmuşlar, günümüzde ülkemizin bu konularda gelişmelerini engellemek isteseler de birlik beraberliğimiz bu eylemleri engellemekte.

Duyarsız kalamayız demiştim; bölgemizde yaşanan savaşlar, istilalar, terör eylemleri birlik beraberliğimize, vatanımıza tehdittir. Siyasi, politik ve yönetimsel değişim girişimleri sadece sınırlarımız dışında yaşanan olaylar olarak görmeyelim. Bu tek dişi kalmış canavarlar, sırtlanlar birlik beraberliğimizde bir zayıflık hissine kapılır iseler, harekete geçmekte tereddüt etmezler.

İhsan BİÇKİN

12.01.2026