SAFER AYI UĞURSUZMU?


Hüsrev Öndegelen

Hüsrev Öndegelen

Okunma 16 Ekim 2019, 11:37

SAFER AYI UĞURSUZMU?

Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği hatta belaların birinci kat semaya indiği felaket ayı, bela ayı olarak da anıldığı için “uğursuzluk ayı” olduğu söylentisi zihinleri meşgul etmektedir. Gerçekten safer ayı uğursuz mu? Bela ayı mı? DolayısıylaSafer Ayı'nın özelliği nedir ve Safer ayında okunması gereken dualar ve kılınması gereken namazlar nelerdir?

Safer ayının uğursuz olduğu şeklindeki anlayış cahiliye dönemine ait ve hurafedir.

Safer Ayı hicri takvimin ikinci ayıdır. Safer, kamerî/hicrî takvimin Muharrem ayından sonra gelen ikinci ayıdır. Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği şeklinde bir anlayış Cahiliye dönemine ait olup (EbûDâvûd, Tıb, 24), dinimizde yeri yoktur. Dolayısıyla böyle bir anlayış hurafedir. Bu ayın diğer aylardan hiçbir farkı yoktur. Hz. Peygamber (s.a.s.) böyle bir anlayışı reddetmiş ve “Safer ayında uğursuzluk yoktur” buyurmuştur. (Buhari, Tıb,19)(din işleri yüksek kurulu)

Peygamberiz (sav)bu aya atfedilen uğursuzluğu reddetmiştir.

Safer ayı, cahiliye Arapları tarafından uğursuz ay olarak tanınıyor ve bu ayda umre yapmak büyük günahlardan sayılıyordu. Resûlullah (asm) ise “Umre her zaman helâldir!”(Buhârî, Kitâbu’l-Hac,H. No:777) buyurarak bu aya atfedilen uğursuzluk inancını kırmıştı. Ama ne yazık ki; bu ayda akdedilen nikâhların uzun ömürlü olmayacağı, bu ayda yapılan faaliyetlerin sonuçsuz kalacağı, bu ayda başlanılan işlerin uğursuzlukla biteceği tarzındaki inançların, cahiliye Araplarından beri halk arasında yer yer varlığını sürdüre gelen hurafelerden olduğunu görüyoruz.

EbûHüreyre’nin (ra) rivâyetiyleResûlullah (asm) Efendimiz şöyle buyurmuştur:”Hastalığın kendiliğinden sirâyeti yoktur; uğursuzluk ve baykuş ötüşünün olumsuz etkisi yoktur; Safer ayının hayır ve şerle bir alâkası yoktur; bunlar cahiliye hurafeleridir!”(Buhârî, Kitâbu’t-Tıp,H.No:1927)

İslâmî dönemde safer ayı ile ilgili bu hurafe ve cahiliyye anlayışının kaybolması ve silinmesi için bu aya “saferü’l-hayr” ya da “saferü’l-muzaffer” denilmiştir.
İslâm tarihinde safer ayında meydana gelen önemli olaylardan bazıları şunlardır: Resûl-i Ekrem ile Hz. Ebû Bekir’in hicret için yola çıkmaları ve Sevr mağarasına sığınmaları (1/622), Ebvâ (Veddân) Gazvesi (2/623), Recî‘ ve Bi’rimaûnevak‘aları (4/625), Hayber seferi (7/628), Hz. Peygamber’in kızı Zeyneb’in vefatı (8/629), Resûlullah’ın vefatından önceki şiddetli hastalığı (11/632), Sıffîn Savaşı (37/657).

Bu aya mahsus okunması gereken dua ve kılınması gereken namaz varmıdır?

Safer ayına mahsus bir duâdan ve son çarşambası kılınabilecek bir namazdan bahsedilir. Ancak Safer ayına has özel bir dua veya herhangi bir günü kılınacak bir namaz yoktur.(Din işleri yüksek kurulu) Safer ayına mahsus özel bir oruç da yoktur. Her ay tutulması sünnet olan meselâ pazartesi ve perşembe günleri oruçlarına devam edilebileceği gibi, her ayın ortasında tutulması sünnet olan üç gün oruç prensibiyle Safer ayının ortasından üç gün oruç tutmak da bu aya mahsus bir tavsiye olarak anlaşılmamak kaydıyla sünnet olarak tavsiye edilebilir. Hz. Peygamberin (s.a.s.) yaptığı günlük ibadet ve dualar, bu aydadadayapılır (TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 35. cildinde, 450-451)

Belli ayları bela ve musibet ayı olarak ilan etmek doğru değildir.

İslâmiyet’te hürmet duyulan ve belli ibadetler için tahsis edilen aylar, günler ve geceler bulunmakla beraber; afetler, musibetler ve semavî belâlar için tahsis edilen muayyen her hangi bir zaman dilimindensözetmekmümkündeğildir.
Böyle bir tahsisat, İslâm’ın ruhuna uygun değildir. Belli ayları bela ve musibet ayı olarak ilân etmek doğru da değildir.O ayların musibet ve uğursuzluk ayı olarak ilân edilmesi Resûlullah (asm) tarafından nehy edilmiştir.
Zira eşyada uğursuzluk yoktur. Efendimiz (sav) :Safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde de uğursuzluk yoktur.’buyurmuşlardır. (Müslim, Selâm, 102)

Allah’ın iradesini aylarla veya günlerle sınırlamak mümkün olmadığı gibi; böyle bir sınırlama çabası kulluk terbiyesine de yakışmaz.

Mübarek Muharrem Ayı'ndan sonra gelen bu ayda bizMüslümanlar için bir hayli kıymetlidir. İslam tarihinde meydana gelen bazı olumsuz vakaların bu ayda vuku bulması bu ayın uğursuzluğu bela ve musibet ayı gibi telakki edilmesi kesinlikle doğru değildir.

HÜSREV ÖNDEGELEN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.