KİTAP MI ? O DA NE ?
'' Nevşehir İli Yakın Çevre İncelemeleri '' kitabımız 4 yıllık bir emeğin ürünü...Kanlıca'dan Suvermez'e, Acıgöl'den Aksalur'a...Kızılırmak koyağının kuzeyinde kalan köyler, beldeler...Güneyde kalan köyler, beldeler...Gezmediğimiz yer kalmadı. Nisan 1972'de otomobil sahibi olmak ivme kazandırdı çalışmaya . Fotograflar çektik, haritalar çizdik. İstatistik bilgilerini Valilik'ten ilgili birimlerden aldık.
1974 Ağustos ayında İstanbul'dan çıkıp geldi kitabımız.
Kapak al boyaklı, adımız yok. Kitap Sarayı amblemi var. Önsöz Recep İnce'nin.
..................

Gülşehir Terlemez Köyü öğretmeni Ali Emre anlattı : '' İlköğretim müfettişi gelmeden önce sizin kitabı Gülşehir Kara Vezir Seyit Mehmet Paşa Kütüphanesi'nde görüp incelemiştim. Zor oldu, ama notlar aldım. Daha fotokopi yok buralarda. Atasözleri, maniler bölümü pek iyi hazırlanmıştı. Bir dosya hazırladım. Kendi köyümden de eklemeler yaptım. Güzel, albenili bir kapak yaptım. Özen gösterdiğim anlaşılsın. Müfettiş geldi. Ona takdim ettim. İlk görev yeriymiş, derlemeyi tamamen benim yaptığımı sandı. Başarılı buldu öğretmenliğimi. ''
Kitabın 4 yazarından biri olan ve en çok emeği geçen Hüseyin Güney anlattı : '' MEB, Holanda Türk işçi çocuklarına Türkçe ve Türk Kültürü dersleri vermek üzere öğretmen gönderilecekti. Gazetelerde haberler yer alıyordu. Mülakat varmış.Düşündüm, ne yapabilirim ? Kitabımızdan nasıl yararlanabileceğim ? Yanıma 2 tane alıp Ankara'ya gittim. Mülakatı ilköğretim müfettişleri yapıyordu. Dikkat ettim saz, bağlama, cura çalanların şansı yüksekti. Benim enstrümanlarlarla işim yoktu. Benim enstrümanım bu kitap.Aydın bir insan olduğunu ilk bakışta anladığım müfettiş bana kitabın oluş sürecini anlatmamı söyledi. Heyecanımı yendim. Yavaş yavaş, özüme güven duyarak açıkladım. Hazırlık sürecini, folklorik bilgileri nasıl derlediğimizi, coğrafya öğretmeni olan amcamoğlu Emrullah'ın çizdiği haritaları, ikisi de öğretmen olan eşlerimizin özellikle düğün gelenekleri bölümünü yazdıklarını...Sonuçta Güney soyadlı öğretmenler bu kitabı ortaya çıkarmıştı. Tevazu gösterdim. Mütevazı bir çalışmanın ürünü, daha da geliştirme olanağı var diye ekledim. Kitabımızı mülakatı yapan o eğitimciye armağan ettim. Göre'ye döndüm. 21 gün sonra haber geldi. Kazanmışım.Holanda günlerimiz başlıyordu. 7 yıl görev yaptım orada. Sonra eşim de geldi Holanda'ya. Demem o ki, bu kitap bana Holanda'da öğretmenliik yapma olanağı kazandırdı. ''
.....................

'' Bak Recep İnce dostum ! Kitabımız yayımlandı, iyi, güzel. Biz belediyelere birer tane gönderelim. Yaptığın masrafın bir bölümü çıkar böylece. ''
Önümüze açtık listeyi.Belediye başkanlıklarına birer tane göndermek üzere hazırladık.Bedeli 12.50 TL. (Yazıyla oniki Türk Lirası, elli kuruş).Tüm ilçelerdeki belediyeler...
15 gün sonra Kitap Sarayı'na uğradım.Recep'in yüzü asık...Ne oldu? Gönderdiğimiz tüm kitaplar geri gelmiş. Tek bir tanesi kabul edilmemiş. PTT hem gidiş, hem geliş parasını da ona ödetmiş.
Pek kızgındı Recep.
'' Bir gecede müteahhitlerle ziyafetlerde yüzlerce lira harcarsınız da bir kitaba 12.5 TL vermezsiniz. Eğitimmiş, kitapmış, kültürel çabaymış, ne umurunuzda ? Siz belediye başkanı değil, köylünün tabiriyle '' ireyis'' olursunuz ancak...Hey yavrum hey! Bu kafayla ... ''
Böylece ireyislerin tutumunu da öğrenmiş olduk.
---------------------
6 Mayıs 2026. Göre