OKUYUP DA NE OLACAK ?
'' Ayıp değil mi, be adam ; çalışsana, niye dileniyorsun ? ''
'' Vallahi, bu iş o kadar çok vaktimi alıyor ki, çalışmak için zaman kalmıyor. ''
Bu bir karikatür alt yazısı. Yıllar önce görmüştüm. Sanatçı çizer bizden miydi, yabancı mıydı, onu da unutmuşum. Biriktirdiğim karikatür albümlerinde aradım, bulamadım.
Sözü nereye getireceğim ?
Kitaplara...
Kitap ucuz mu ülkemizde ?
Hayır, çok pahalı...
Kütüphane var mı ?
Epey var... İl merkezlerinde nüfusuna göre, birkaç tane olabilir. İlçelerde genellikle bir tane.
Devlet, yayımladığı ya da satın aldığı kitapları bu kütüphanelere gönderiyor mu ?
Evet, kütüphanelere her ay, her hafta pek çok kitap geliyor.
Okuyan var mı ?
Çocuklar, gençler geliyor da, kendi test kitaplarını getirip, sınavlar için okuyorlar.
Bu durumda orası kütüphane mi, okuma salonu mu ?
Aslında kütüphane, fakat işlevsel olarak okuma salonu...
Rafları tıklım tıklım kitap dolu kütüphaneler... Facebook'ta, Twitter'da tanıtılan kişisel-ev kütüphaneleri...Tarihsel değeri olan kütüphane yapılarında özenle korunan el yazması, nadir eserler...Minyatürlü olanlar...
Bizde eksik olan nedir ?
Okuma alışkanlığını daha ilkokul öğrencisi olmadan önce kazanmamışız.
Anne, baba okuyacak ki, çocuk göre göre öğrenecek...Kahvaltı nasıl gerekliyse, öğün yemekler nasıl yeniyorsa, kitap okumanın da bir gereklilik olduğunu bilecek çocuk.
Anne, baba tüm vaktini evde televizyon seyrederek geçiriyorsa, telefonuyla meşgul ise, çocuk nasıl öğrensin bunu, nasıl benimsesin okuma alışkanlığını.
Özellikle ortaokulda, lisede öğrenci artık bilinçli bir gözlemcidir. Derslerine giren öğretmenleri izler. Gazete, dergi, kitap okuyor mu ? Öğretmen odasında iki ders arasında ne yapıyor ? Bir olanak bulursa, bir bahaneyle girer, bakar, gözlemini yapar, bir kanı oluşturur.
Özellikle çok oylumlu, tuğla kalınlığında kitaplar yayımlanıyor... Bunları okumak bir sabır işi... Bir anda bitirmek sözkonusu değil. Bölüm bölüm okunabilir. 1971'de alıp kitaplığıma koyduğum Gazap Üzümleri ( Nobel Edebiyat Ödülü verilmiş, Alman asıllı ABD'li yazar John Steinbeck'in romanı ) bende böyle bir duygu uyandırmış olmalı ki, 50 yıl sonra, 2021'de okuyup bitirdim ve daha önce okumadığıma pişman oldum.
...............................

'' Hocam, ne önerirsin, bizim kız hiç kitap okumuyor ? ''
'' Çarşıya çıktığında, ona ne alıyorsun ? ''
'' Gofret, çikolata, şekerleme falan. ''
'' Onların yerine güzel bir dergi, albenili kapağı olan bir kitap alıp götürsen, sana armağanımdır desen, birlikte okumağa başlasan daha iyi olmaz mı ? ''
'' Deneyelim bakalım. ''
.................................
'' Hocam bizim oğlan bu yıl ortaokul öğrencisi oldu. Hiç mi ödev vermiyor öğretmenleri...Daha bir deftere yazı yazdığını, harita çizdiğini, problem çözdüğünü görmedim. ''
'' Bizim okuduğumuz yılların eğitim yöntemleri değişti. Şimdi eğitim değil, eğitişim var. Haftada bir kez ilçe merkezine gidiyorsun, değil mi ? Dönüşünde oğluna ne alıyorsun ? ''
'' Valla, aklıma bir şey gelmiyor, ne alayım ? ''
'' Bir kitap al, bir gazete, dergi al...Birlikte okuyun, çocuklar babalarıyla birlikte bir kitabı incelemeyi, dergideki bir yazıyı okumayı severler. ''
'' Peki, deneyelim bakalım.
---------------------------------

19 Ocak 2025.