ÇOCUKTA HAYVAN SEVGİSİ

'' Babaa, bir tay alalım. ''

Televizyon tek kanallı. Daha yeni renkli olmuş. Fury adlı bir dizi var. Atları anlatıyor. Oğlum Mutlu soluk almadan izliyor bu diziyi.

'' Oğlum, Üniversite'nin lojmanında tayı nerde besleyip büyüteceğiz ? ''

'' Ben ona balkonda bakarım. ''

'' Balkona nasıl çıkaracağız ? ''

'' Ben kucağımda taşırım yukarıya. ''

Nasıl içten, nasıl sevgi dolu...Sanıyor ki tay büyüdükçe de aynı kalacak. Midilli gibi.

.....................

Üniversite yerleşkesinde bir sututar- gölcük var.

Gezmeğe gittik. Trafik gürültüsü yok. Egzos gazı ( karbon monoksit ) yok. Kentten de uzak, gelip giden yok. Gezerken otların arasında , Mutlu bir güvercin gördü.

'' Babaa, yaralı bu. ''

Baktık, acı çektiği belli. Kanadının altında yarası var.

'' Alıp eve götürelim baba. Komşumuz Ozan'ın babası veterinermiş. O, iyileştirir bunu.''

Alıp yürüyoruz.

Bir çocuğun dikkatini çekti Mutlu'nun göğsüne bastırdığı güvercin.

'' O guşu bana virin, ''

'' Ne yapacaksın ? ''

'' Yiyeceğim. ''

Belli ki, çocuk aç. Fakat bu güvercin yaralı. Biz onu eve götüreceğiz, iyileşecek. Vermedik elbette.

Mutlu, her zaman sessiz, güleryüzlü...Güvercini isteyen çocuğa bağırdı:

'' Hadi bee ! Yiyecekmiş. Zavallı kuş, doğanın güzelliği bu. İyileşince getirip buraya salacağız. Belki ailesini bulur suyun kıyısında.

.........................

'' Kayısıyı ağaçtan indirin. Sonra serin, kurusun. Pazara götürüp satın. Parası sizin olsun. ''

Emekli Nüfus Memuru Ahmet Ünlü torunlarına; Umut'a, Mutlu'ya diyor bu sözü.

Bahçedeki ağacın kayısısı bitirgen. Al yanaklı güzel meyve, sulu...Çocuklar topluyor kayısıları. Taş döşeli avlunun bir kösesinde gazete üstünde kurutuyorlar.

'' Abii, kayısılar kurudu artık. Sepete koyup götürüp pazarda satalım. ''

'' Tamam. Satınca elimize geçen parayla ne alalım ?

'' Güvercin. Bir çift olsun. ''

Gidecekler pazara. Dedeleri gülerek dinliyor onların konuşmasını.

'' Aldığınız güvercinler için yuva yapmanız gerekir. ''

'' Tamaaam, yuva yapalım. ''

Tahta parçalarından, eski bez kalıntılarından bir yuva yapıp, dayayıp döşüyorlar (!) .''

Ellerinde, içi kuru kayısı dolu sepetle pazara gidiyorlar. Bir saat sonra dönüp geliyorlar. Göğüslerine bastırdıkları iki güzel güvercinle...Başlarını okşuyorlar, su, yem veriyorlar.

Güvercinleri satan da aynı yaşlarda bir çocuk. Akıllı, kurnaz...Kaç güvercin sattı, çifter çifter kazanç sağladı.

Bir yarım saat geçiyor. Tam konforlu (!) da olsa yuvada durur mu güvercin. Sosyal kuş.

'' Dedeee, güvercinlerimiz uçup gitmiş. ''

Gülüyor dedeleri.

'' Gitsin yavrum. Böyle böyle öğreneceksiniz hayatın işleyiş düzenini. Yine siz kazançlısınız. ''

------------------------

18 Ocak 2025. Diyarbakır