Kitap İncelemesi (6): Elveda Anadolu
Bir kitap hakkında yazı yazmayalı uzun zaman olmuştu. Geçen ay okuduğum, konusuyla etkilendiğim kitabı; Elveda Anadolu hakkında yazmak istiyorum. Üstelik bu kitabımız daha yeni okurlarıyla buluştu diyebiliriz. 2026’da basılan, yazarımız Oğuz Özdem’in 19. kitabı Elveda Anadolu. Benim ise Oğuz Hoca’mın kaleminden okuduğum ilk kitabı. Kitabımızın konusu 1923 yılında gerçekleşen Türk-Yunan Mübadelesi’nden alıyor. Mübadelenin nasıl yaşandığını, etkilerinin neler olduğunu dinleri Hristiyan ama anavatanları Türkiye olan Palancıoğlu ailesinin hikâyesini okuyarak öğreniyoruz. Palancıoğlu ailemiz diğer aileler gibi sadece vatan ayrılığı yaşamıyor ama… Andrea ve Joannes ailesinden, ailesi ise onlardan ayrılıyor. Andrea ve Joannes Kayseri’de kalırken annesi, babası ve her şeyden habersiz kız kardeşi Maria Yunanistan’a gidiyor. Andrea ve Joannes ailesinden ayrıldıkları yetmiyormuş gibi iki kardeş, birbirlerini de kaybediyor. Aradan yıllar geçiyor Andrea, ailesini buluyor. Belki annesiyle babasını bulmak için geç kalıyor ama kız kardeşini ve onun ailesini buluyor. Hikâyemiz kavuşmayla başlıyor ama kavuşmalar bitmiyor. İki kardeş el ele verip Joannes’i arıyorlar. Onu bulmak için Kayseri’ye gidiyorlar. Buluyorlar da ama Joannes olmuş, Yunus. Ortanca kardeşimizin kaderi, adında gizli olduğu en başında belli aslında. Çünkü Palancıoğlu ailenin isimleri hep uyumlu. Annemizin adı Marika, kızımızın adı Maria ya da babamızın adı Andreas, büyük oğlumuzun adı Andrea. Yani yıllar sonra üç kardeş birbirlerine kavuşuyorlar ama üç kardeş, üç farklı hayat yaşadıktan sonra birbirlerine kavuşabiliyorlar. Peki ya hikâye burada bitiyor mu? Bitmiyor ve hatta daha yeni başlıyor da diyebilirim. Babaları, Kayserili Andreas Palancıoğlu çocuklarının bir gün birbirlerini bulacağını bilerek onlar için hazine saklar. Yalnız bu hazineye direkt ulaşmalarını istemez. İpuçları vererek hazineyi bulmalarını ister, böylelikle üç kardeş anavatanlarını yıllar sonra gezmiş olacaklardır. Kitabımız hem akıcı hem de sürükleyici; kardeşlerin gezdiği yerler fotoğraflarla desteklenmesi, Kapadokya tarihine yer verilmesi ayrıca güzel. Kitabımızın sonu birkaç küçük soru işaretlerle bitirilmiş, bu küçük soru işaretler bana kitabın devamını getirtebilir gibi geldi. Yazarımız ne düşünüyor bilmiyorum, zamanla göreceğiz ama benim gördüğüm bu. Kaleminiz daim, okurunuz bol olsun hocam…