ANADOLU HALK MÜZİĞİNİN UNUTULMAZ SESİ ; ÜRGÜPLÜ KAMİL ATAY

Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Kamil Atalay, 1896 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası Kadir (Abdülkadir), annesi ise Şerife Hanım’dır. Babası, İstanbul Aksaray’da bulunan Sultan Hanı’nı işleten varlıklı bir kişiydi.

Kamil Atalay, 13 yaşına kadar İstanbul’da yaşamış, 1909 yılında babasıyla birlikte Ürgüp’e gelerek bugünkü adıyla Mustafapaşa (O günkü adıyla adıyla Sinasos) kasabasına yerleşmiştir. O yıllar Sinason Kasabasında yoğunlukla Rum ahali yaşamaktadır. Sanat ve müzik alanında pek çok ünlü Rum kökenli sanatçı bu kasabadan çıkmıştır. Kamil Atay’ın da çevreden etkilendiği düşünülmektedir. 15–16 yaşlarındayken kendi isteğiyle bağlama çalmaya başlamıştır.

Günümüze kalan taş plaklar incelendiğinde; Mikrofonik ve etkileyici sesi vardır. 1938- 1939 yıllarından toplamda 14–16 plaklık bir repertuvara ulaşmıştır.

Sanatçının asıl mesleği marangozluktur. Çaldığı sazların tamamını kendi elleriyle yapmıştır. Aynı zamanda amatör olarak türkü sözleri yazmış, özellikle Ürgüp yöresine özgü “nahıl övme” geleneğinde önemli bir yer edinmiştir.

“Nahıl övme”, Ürgüp ve çevresindeki düğünlerin önemli bir parçasıdır. Nahıl; çiçeklerle süslenmiş, şemsiye biçiminde ve çam ağacını andıran bir düğün süslemesidir. Bu geleneğin en önemli ustalarından biri, 1791 yılında Ürgüp’te doğduğu düşünülen Âşık Mahfi’dir. Kamil Atay’ın Aşık Mahfi’den de etkilendiği görülmektedir.

Hayatının son döneminde aniden rahatsızlanan Kamil Atalay, bir ay süren hastalığın ardından 13 Aralık 1973 tarihinde, 77 yaşında vefat etmiştir. Mezarı Mustafapaşa kasabasındadır.

Aslen Ürgüp Yeşilöz Köyünden olan ancak Mustafapaşa’da yaşayan Ürgüp düğünlerinde türkü söyleyerek yaşamını sürdüren sanatçı Ürgüp Halkevinde yetişen yerel sanatçılardan birisidir

“Ürgüplü Kamil” mahlasını kullandığı da görülmektedir. En bilinen türküleri;

Karabiber Aş Olmaz Yürü Tren Yürü

Çiçek Ektim Duvara Ne Kadar Yakışmış Allar Ayşe’ye

Bağlamanın Düğümü

Aziziye

Elifin Hecesi Var

Ela Gözlerini Sevdiğim Dilber

Sap Yüklettim Kağnıya

16 adet taş plağı olduğu bilinmektedir.

Çiçek Ektim Duvara (Şaziye'm) Türküsünün sözleri

Çiçek ektim duvara (Şaziye'm)
Bunu nasıl suvara
Oğlan güçük gız güçük (Şaziye'm)
Ah sizi kimler uyara

Limonum portakalım bizde kalalım
Yitmiş tane ısmarladık gelir bakalım

Çiçeyim var duvarda (Şaziye'm)
Bir yar sevdim huvarda
Huvardaysa huvarda (Şaziye'm)
Sevdası var ciyerde
(Sevgisi var ciyerde)

Limonum portakalım nerde kalalım
Senin için ısmarladık gelir bakalım

Çiçeyim var destem var (Şaziye'm)
Yatak serdim hastam var
Şu mahlenin içinde (Şaziye'm)
Bir edalı dostum var

Limonum portakalım bizde kalalım
Senin için ısmarladık gelir bakalım

Türküde ki ; gücük sözcüğü küçük sözcüğünün, gız sözcüğü, kız sözcüğünün, huvarda sözcüğü hovarda sözcüğünün günlük dilde kullanım şeklidir.

Kamil Atay’a ait Yürü Tren Yürü türküsünün sözleri ise;

Yürü tren de yürü sahibin usta
Açıl Karadeniz gidelim dosta
Ellerim kelepçe de yanımda posta
Kaldım yaralı ben dağlar başına

Kayseri den bindirdiler trene
Selam söyle eşe dosta yarene
Sağ olup da sılasına gelene
Koyun kuzu kurban olsun o zaman

Yüce dağ başına ekin ekilmez
Yağmur yağmayınca kökü sökülmez
Şu gençlikte hasiretlik çekilmez
Yara yerler oylum oylum sızılar

Ürgüplü Kamil adıyla bilinen Kamil Atalay, Orta Anadolu düğünlerinin vazgeçilmez sevilen sesiydi. Kaç türküsü var bilinmez. Günümüze kalan 16 plağı hala güncelliğini korumaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar

-Asımın Yeri(internet Sitesi)

-Ürgüplüler Derneği,Ürgüp Dergileri

-Dr Rasim Deniz/Mustafa Kaya; Güldeste-i Ürgüp , Ürgüplü Şairler,2016