İKİ BATIK ÖYKÜSÜ
Batı (Avrupa) “Titanik’i” yaptı
Türkiye’de ise çimento fabrikası kuruldu.
Titaniği yapan Batı çok iddialıydı.
Batı, geminin büyüklüğü, azameti ve o güne kadar yapılanların en büyüğü olması ile gurur duyuyor,
'Batmaz' diyordu.
Çimento fabrikasını kuran Türkiye o kadar iddialı değildi, olayı sıradan görüyor,
Fazla önemsemiyordu.
900 kişi çalışıyor.
Aylık üretimi ise bin tona yaklaşıyordu.
Titanik muhteşem bir gösteri ile yola çıktı, binlerce yolcu taşıyor, adeta suyun üstünde kuğu gibi süzülüyordu.
Batması ise hiç akla gelmiyordu.
Çimento fabrikamız üretim yapacak,
Ülkemiz gelişecek,
İhracatımız artacak,
Devletimizin kasasına para girecek, vatandaşımız yarınlara daha güvenle bakacaktı.
Titaniğin önünde buz dağı vardı.
Sinsiydi,
Saklanıyor,
En son darbeyi vurmayı bekliyordu.
Çimento fabrikası ise verimli çalışmıyordu,
100 kişilik kadro 900 kişi ile doldurulmuş,
Verim düşmüş,
Fabrika kimileri için arpalık haline gelmiş,
Zarar üstüne zarar ediyor,
'Dur' diyen çıkmıyor, çıkanlar ise susturuluyor, devlet beklediği verimi alamıyordu.
Olan oldu;
Titanik buz dağına çarptı.
Sadece bir saat içinde ‘batmaz’ denilen gemi denizin dibindeydi.
Tabii binlerce insanla birlikte...
Fabrika zarar ediyor,
‘Karadeliğe’ dönüşüyor, önüne gelen her şeyi yutuyor, bumerang gibi ekonomiyi ve ülkeyi vuruyordu.
İşte bu ara düğmeye basıldı.
Fabrika özelleşti,
100 kişi kaldı,
Ve bu yüz kişi aylık bin tonluk üretimi % 50 artırarak bin beş yüz tona çıkarttı.
Devlet nefes alıyor, karadelik kapanıyordu.
Titaniktekiler ise nefes almıyorlardı.
Binlercesi ölmüş,
Çok az kişi kurtulmuştu…
Batı yanlışı görmüş,
Türkiye ise hatasından dönmüş,
Rahat bir nefes almıştı.