Şeytanın Hile Ve Tuzakları


Hüsrev Öndegelen

Hüsrev Öndegelen

Okunma 01 Ocak 2021, 17:56

Şeytanın Hile Ve Tuzakları

Dünya üzerindeki imtihanımızda ulvi değerleri yüceltecek manevi değerlerle mücehhez bir hayat sürmek; Şeytanın hile ve tuzağına düşmemekle mümkündür.

Şeytan, önce kişinin imanını bozmaya ve onu şüpheye düşürmeye çalışır. Bunu başaramadığında onu günah işlemeye teşvik eder. Bunu da başaramazsa ibadetlerden geri bırakmaya çalışır. Bunda da başarılı olamadığı takdirde amellerini boşa çıkarmak için kişinin içine ibadetlerde gösteriş arzusu katar. Bunda da başarılı olamadığı takdirde kişinin gönlüne beğenme duygusu katar ve neticede en kötü ve çirkin durumlara sokmak için insanın kalbine haset, kin ve gazap gibi duyguları yerleştirir.”( İbn Cüzeyy, Ebu’l-Kâsım M. A. Kitâbü’t-Teshil,IV, 454)

Şeytanın insanoğlunu hangi işlerde ve hangi yöntemlerle aldatmaya, yaptığı kötü şeyleri güzel göstermeye çalıştığı çeşitli münasebetlerle birçok ayette belirtilmiştir. Gelin şeytanın insanoğluna yaptığı ve yaptırdığı hile ve tuzakları kötü işleri Kur’ân-ı Kerim’den bazı örneklerle anlayalım: Şeytan insanı kötülük işlemeye teşvik ettiği gibi onun Allah’a yaklaştıracak fiilleri gerçekleştirmesine de engel olmaya çalışmakta veya yerine getirmeye çalıştığı ibadeti bozmaya gayret göstermektedir. Meselâ Kur’an’da zekât ve infak emredildiği halde şeytan malın karşılıksız verilmesi fedakârlığını önlemeye çalışır ve kişiyi bu tür harcamaları yüzünden muhtaç duruma düşmekle korkutur.

-“Şeytan içinize yoksulluk korkusu düşürür ve çirkin şeyler yapmanızı emreder.” (Bakara /268)

-“Şeytan onlara (birçok) vaatte bulunur ve onları ümitlendirir. Hâlbuki onun söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.”(Nisâ /120)

-“Şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Eğer siz gerçekten inanmışsanız, onlardan değil, benden korkun!”(Ali-imrân /175).

-“Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.”(En‘âm /121)

-“Kullarıma söyle, (inanmayanlara karşı) sözün en güzelini söylesinler; çünkü şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan insanların apaçık düşmanıdır.”(İsrâ /53)

-“İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışır ve her âsi şeytanın peşine takılır.” Her kim şeytanı dost edinirse, o da onu yoldan çıkaracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.” (Hac /3,4)

-“Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki kaybedecek olanlar da şeytanın yandaşlarıdır!(Mücâdele /19)

-“(Yahudileri kandıran münafıkların durumu da) tıpkı şeytanın durumuna benzer ki o, insana “inkâr et”dedi. İnsan inkâr edince de, “Ben senden uzağım, ben âlemlerin rabbi olan Allah’tan korkarım!” dedi.”(Haşr /16)

-“Servetlerini saçıp savuranlar şeytanın kardeşleri olmuştur. Şeytan ise rabbine karşı çok nankör bir yaratıktır.”(İsrâ /27)

-“Gizli konuşmalar şeytandan gelen işlerdir, tâ ki iman edenler üzülsün. Oysaki o, Allah’ın izni olmadıkça müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah’a güvensinler.”(Mücâdele/10)

-“Şeytanların kimin başına üşüştüğünü size bildireyim mi? Onlar iftira düşkünü, günahkârların başına üşüşürler.”(Şuarâ /221-222)

-“Rahmeti sonsuz olan Allah’ı anmayı göz ardı eden kimsenin başına bir şeytan musallat ederiz. Böylece o, en yakın dostu olur. Şüphesiz şeytanlar böylelerini yoldan çıkarırlar ama onlar hep doğru yolda olduklarını sanırlar.”(Zuhruf /36-37)

-Kıyamet gününde hesap görülüp cennet ve cehennem ehli yerlerine gönderilince; şeytan cehennem ehline hitap ederek dünya hayatında Allah’ın gerçek vaatlerine karşılık kendisinin boş vaatlerde bulunduğunu, ancak çağrı yapmanın ötesinde insanlar üzerinde bir etkisinin olmadığını, nefsânî arzularına uyanların yaldızlı vaatlerine kandıklarını belirtecek, onların kendisini değil kendi nefislerini kınamalarını söyleyecek, ne kendisinin onları ne de onların kendisini kurtarabileceğini ifade edecek, dünyada iken kendisine taparcasına boyun eğdikleri yolundaki iddialarını reddettiğini bildirecektir. (İbrâhîm /22)

Şeytan kelimesi pek çok hadis rivayetinde yer almaktadır. Bu rivayetlerde de insandan sâdır olabilecek her türlü kötü davranışta şeytanın etkisine işaret edilmekte, onun özendirici ve aldatıcı oyunlarına dikkat çekilmektedir. Efendimiz (sav) “Her insanın yanında kendisini kötülüğe sevk etmek üzere görevli bir şeytanın bulunduğu ifade edilmiştir.”( Tirmizî, “Radâ‘”, 17)

Peygamber Efendimiz(sav) şöyle bildirir: “Namaz için ezan okunduğu zaman, şeytan ezanı duymamak için arkasını dönüp yellenerek kaçar. Ezan bitince tekrar geri gelir. Namaz için kamet edilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet bittiğinde yine gelir ve kişi ile nefsi arasına sokulur ve ona: ‘Filân şeyi hatırla, filân şeyi hatırla’ diyerek namaz­dan önce aklında olmayan şeyleri hatırlatır da, neticede insan kaç rekât namaz kıldığını bilemez olur, namaza başlayan mümine vesvese vermeye çalışır.” (Buhari, Bed’ü’l-Halk, 11; Müslim, “Ṣalât”, 17, 19)

Şeytanın hile ve tuzaklarından Rabbimize sığınarak kurtuluruz

Şeytanın tasallutundan kurtulmak için Kur’ân’ın: “Ne zaman şeytandan kötü bir düşünce dürtüklerse (vesvese gelirse), Allah’a sığın, çünkü O işitendir, bilendir.”(A’râf , 200)tavsiyesi olduğu gibi Hz. Peygamber de(sav): “... Ademoğlu Allah’ı anarsa şeytan gizlenir, Allah’ı anmayı unutursa onun kalbini yutar.” Hadisi de, insanı her fırsatta Allah’ı hatırlamaya ve anmaya dâvet ederek, şeytanın tasallutundan kurtulabileceğini bildirmektedir. (Beyhaki, Şuabul-iman; Sahih-i Müslim-K. Selam: 23) Rivayete göre;”Şeytan, insanın kalbi üzerine çöküp oturarak fırsat kollamaktadır. O kimse Allah’ı zikrettiğinde büzülüp kabz olmaktadır. Şayet o kişi kendini gaflete salarsa, şeytan ona vesvesede bulunmaktadır.”(Aliyyü’l-Kârî, Mirkâtü’l-Mefâtih Şerhu Mişkâti’l-Mesâbih, V, 66)

Hz. Peygamber(SAV):”Şeytanın şerrinden Allah’a sığınmış ve her Müslümanın ondan Allah’a sığınmasını emretmiştir. Resûlullah ayrıca şeytanın kötülüklerinden korunmak için kelime-i tevhidi söylemeyi, başta Âyetü’l-kürsî ve Haşr sûresinin son üç âyeti olmak üzere Kur’an okumayı tavsiye etmiştir.” (Tirmizî, “S̱evâbü’l-Ḳurʾân”, 22; bk. İSTİÂZE).

Allaha inanan ve sığınan kimselere karşı şeytanın bir gücü yoktur. Şeytanın insana karşı güçlü olması; kendisinin güç ve kuvvetinden değil, bizlerin kul olarak eksik, zaaf ve kusurlarımızdan dolayıdır. Öyle ise bizler;

Yüce Rabbimiz’ in ve Peygamberimizin (sav) ikazlarına uyup; Aklımızı kullanarak şeytana karşı uyanık olmalıyız. Onun verdiği boş ve lüzumsuz kuruntulara kapılmamalıyız. Şeytanın hile ve desiselerini hemen fark ederek rahmeti sonsuz yaratıcımızın engin rahmet ve inayetine sığınmalıyız.

HÜSREV ÖNDEGELEN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.