ÇOCUKLUĞUMUZUN ROMANLARI

Bir çocuk hangi etkenlerle kitap alır ve okur?
Ya okuyan biri önermiştir kitabı ya da bir rastlantıyla başlamıştır okumağa.
Biz,1950 sonlarına doğru Göre Köyü'nde hangi kitapları okurduk?
Emmimoğlu Hüseyin ile birlikte geçerdi tüm eğitsel, ekinsel yaşamımız.
Örneğin Çocuk Haftası Dergisi'ni (50 kuruş idi) her hafta alır,
düzenli olarak okur,sonra bir yeni sayının çıkmasını
coşkuyla,sabırsızlıkla,sevinçle  beklerdik. Çocuk Haftası Dergisi'nde
Kemalettin Tuğcu'nun öyküleri, romanları yayımlanırdı. Dergide onları
okuduktan sonra kitaplarını da elde etmeğe başladık. O kitapların
sayfalarında çocuk gözyaşlarımız iz bırakmıştır. Sonra tarihsel
olayları romanlaştıran Mimar Abdullah Ziya Kozanoğlu...Duygusal
anlatımla çocuk gönlümüzü titreten Oğuz Özdeş...Çocuk Haftası'nda
çizgi romanlar da yer alırdı. Tadına vara vara onları da okurduk.
Ayrıca, kentte bir gazete satış yerinde kitap kiralanırdı. Bedeli 5
lira olan kitabı bir günlüğüne 50 kuruşa alır, o gün okur, bitirirdik.
Çünkü ikinci güne kalırsa borcumuz 1 TL olurdu. Bu durumda tutumlu
olmak gerekirdi. İl merkezindeki kütüphaneye de gider,kitap
okur,dönüşte "iare servisi"nden bir öykü,roman alarak dönerdik köye. O
güzel yaz günhlerinde, dinlence süresinde kitap, dergi bize yoldaş
olurdu. Fakat o kütüphanenin serin kemeraltında biz kitap okurken, o
çokbilmiş kent çocukları , ortaokuldan arkadaşlarımız görülmezdi.
Dışarı çıkıp kenti gezerken görürdük onları. Kütüphaneden geldiğimizi
söylediğimiz zaman gülerle, bizle alay ederlerdi. Etsinler bakalım;
aldırmaz, yolumuza giderdik.

Çocukluğumuzda okuduğumuz kitapları, şimdi, kitaplığımı düzenlerken
anımsıyorum. Birçoğunu saklamamışım. Bizden sonra gelen kuşağa,
yeğenlerime vermişim. Biz yararlandık; onlar da yararlansın diye...

Ne mutlu ki, okumadan uzak kalmamışız çocukluğumuzda...Yaz dinlence
günlerinde de...