Kitap İncelemesi (5): Artık Hiçbir Yer Ev Değil
Gelelim artık o kitaba… Geçen sene okuduğum, ‘2025’te En Beğendiğim 5 Kitap’ yazımda yer verdiğim Çizgili Pijamalı Çocuk’un devamı niteliğinde olan esere, Artık Hiçbir Yer Ev Değil’e…
Bu kitap bayağı bir rafta durdu, kendisine ayıp ettiğimi düşündüm. En sonunda da okuyup bitirdim. Önce konusunu, sonrasında da düşüncelerimi yazmak istiyorum: Baş karakterimiz Gretel.
Bruno’nun ablası, yani Bruno’nun deyimiyle ‘Umutsuz Vaka’nın ta kendisi.
Çizgili Pijamalı Çocuk’un sonunda Gretel ve annesi dönmüş oluyordu. Artık Hiçbir Yer Ev Değil’de de Paris’e kaçmış oluyorlar. Yalnız Gretel ne kadar kaçarsa kaçsın. İster Paris’e, Sidney’e, Londra’ya geçmişi onu bir an olsun bırakmıyor ve hatta 91 yaşına geldiğinde bile suçluluk duygundan kurtulamıyor.
Kitap üç bölümden oluşuyor ve her bölüm bir geçmişten bir de günümüzden, 91 yaşındaki halinden anlatılıyor. Hikayeleri aktaran ise Gretel.
2022 yılında 91 yaşında olan Gretel, komşularıyla imtihan olurken geçmişinde apayrı imtihanlarla mücadele ediyor ve Gretel için artık hiçbir yer ev değil. Çizgili Pijamalı Çocuk’u okurken tatlı tatlı okuyordunuz, olan en sonunda oluyor, yazar okuru mahvediyordu. Artık Hiçbir Yer Ev Değil’de ise birçok mahvolacak yerler var. Zaten sayfa sayısına göre bakıldığında da bu kitap, ilk kitaba göre bayağı bir kalın.
Ayrıca ilk kitapta Gretel ve ailesi için her şey yolunda giderken, savaşın kazananları olacağını düşünülürken bu kitapta ne olursa olsun zulmün, savaşın kazancı olmadığını çok güzel anlatıyor. Bu kitabı okurken yazarıyla ilgili bir düşüncem olmuştu.
Çizgili Pijamalı Çocuk tutunca, sevilince, yıllarca okununca devamını yazmak istediğini düşünmüştüm. Oysaki yazar açısından durum öyle değilmiş, bunu ise kitabın sonunda yer alan Yazarın Notu bölümünden öğreniyoruz. İşin aslı ise ta Çizgili Pijamalı Çocuk’un son taslağı hazırlanırken, yıl 2004’teyken alınan bir kararmış. Hatta yazarımız, bilgisayarında yıllar boyunca Gretel’in Hikâyesi adı altında bir dosya tutmuş, notlar almış. Niyeti ise seksenli, doksanlı yani Gretel’in yaşlarına geldiğinde yazmakmış. Ancak dünya, pandemi sürecine girince, herkes evlere kapanınca yazarımızda bu eseri ortaya çıkarmış.
Bu kitabı geçen sene aldım, bu sene okudum. Biraz daha okumasaydım kitap dile gelecekti.
Yalnız şöyle bir durum var ki… Ben bu kitabı bitirdikten sonra John Boyne’nin bir başka eseriyle karşılaştım. Daha bugün, kütüphaneye gitmiştim, yeni kitaplar almak için. Kitaplar arasında gezerken John Boyne ile karşılaştım, Yankı Odası kitabını bulmuştum. Artık Hiçbir Yer Ev Değil’den bir yıl sonra, 2023’te çıkan eseriymiş.
Belki de yazarın anlattıklarını daha iyi anlamam için beklemiştir Artık Hiçbir Yer Ev Değil. Sonuçta her kitabın bir zamanı olduğuna inanıyorum. Bence bu inancım Yankı Odası ile ispat niteliğinde.
Okumak için sabırsızlanıyorum diyerek ve Artık Hiçbir Yer Ev Değil’den bir alıntı bırakarak yazıma son vereyim: “Kitaplardan korkuyorlardı. Fikirlerden korkuyorlardı. Hakikatlerden korkuyorlardı. Hâlâ da korkan insanlar var.” (359. Syf)