MEKSİKA ' DA NELER OLUYOR ?

Yucatan Yarımadası'nda Merida Kentinin üniversitesi 3 yılda lise mezunlarını veteriner olarak mezun ediyor.

Hayvancılık nerede birincil sektör, genç veterinerler oraya gidip muayenehane açıyor ve iyi de para kazanıyorlar. Fazla uzun sürmüyor; 4 yılın sonunda lüks otomobil, yazlık, kışlık villaların da sahibi oluyorlar.

Gözaçık veterinerler çiftlik sahibinin kızıyla evleniyor, yönetimi ele geçiriyor.

2000 yılında ülkenin her yerinden, aynı anda, benzer şikayetler Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na gelmeğe başlıyor.

'' Veteriner kasabamızdaki ortaokulda biyoloji dersine giriyor. Asıl görevi bu değil. Oradan ayrıca para alıyor. Aşı yapmayı bile bilmiyor. ''

'' Yeni atanan veteriner bir gebe ineği doğurtamadı, buzağı öldü. ''

'' Veteriner meyhaneden çıkmıyor. ''

'' Bölgemiz koyunculuğuyla ünlü... Balıkçılık uzmanı veteriner atandı buraya, istemiyoruz. ''

'' Veteriner çapkınlıktan başka iş bilmiyor. Gözü mandıranın kadınında, kızında. ''

Doğu, Batı, Güney Sierra Madre Dağlarından yüzlerce şikayet dolu gibi yağıyor Mexico City' ye.

Monterrey'den, Guadalajara'dan, Tapachula'dan.

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı müsteşarı Prof Dr Porfirio Cardanes halktan gelen şikayetleri ciddiye alan, önemseyen iyi bir bürokrat...

Başkent'ten bindiği uçakla Merida'ya gitti. Rektör fakülteden arkadaşı...Genç dekanlar öğrencileri...Özlemle kucaklaştılar. Eski günleri andılar. Gülüştüler, ağlaştılar: binbir ayaklanmada, iç olaylarda, ihtilallerde pek değerli bilim adamları yokolup gitmişti.

Cardanes Fakülte'de derslere de girdi. İyi niyetli doçentler, genç profesörler, güzel alımlı çalımlı genç okutman kızlar ders veriyordular.Fakat laboratuvarlar zayıf donanımlı.

Eline derslikte bulunan öğrencilerin ad çizelgesini aldı. İnceledi.

'' Sebastian, yavrum, sen buraya nereden, hangi liseden geldin ? ''

'' Santa Anna sen nerelisin ; bu fakülteye kaç puvanla girdin ? ''

'' Juarez sen nerelisin , hangi liseyi bitirdin ? ''

'' Miguel evladım, bu fakülteye nasıl girdin sen ? ''

'' Viktoriano, okulundan memnun musun ? Bitirince nerede çalışmak istersin ? ''

'' Manuel yavrum, sen nerelisin, demek ABD sınırından geldin. Niye bu fakülteyi yeğledin ? ''

Öğrencilerin yaşları 15 ile 40 arası...Bir gariplik var sınıfın kompozisyonunda. Lise mezunu olmak için 18 olmalı.Çocuk simalılarla orta yaş erkekler yanyana. Sakallı, bıyıklı...

Okula atıyla gelen de var, otomobille gelen de, yaya yürüyerek gelen de...Kimi kız öğrenciler bisikletle, mopedle geliyorlar.

Cardanes o gün öğlen yemeğini üniversite kafeteryasında yedi. Meslekdaşlarıyla birlikte olmaktan mutluydu ama, derin bir endişe, üzüntü, kaygı duyuyordu.

İki gün sonrasının uçağıyla Başken'te uçtu. Ertesi sabah ilk işi sekreterine bilgi vermek oldu. YÖK Bakanlığı'nda rektörlerin, üst düzey bürokratların katılacağı bir toplantı düzenlenmesini istedi.

O sabah Bakan geç geldi. Müsteşarının Merida'ya gittiğini biliyordu. Cardanes gezisini, izlenimlerini anlattı. Bakan uykulu uykulu dinledi.

YÖK Bakanlığı'ndaki toplantı öğleden sonra 15'te başladı. Cardanes gezisini, gözlemlerini, izlenimlerini anlattı. Kuşkularını dile getirdi.

Ve o toplantıda karar çıktı.

Merida Üniversitesi Veteriner Fakültesi kapatılacak, her öğrenci tek tek sorgulanacak, uygun görülenler, kabul ederlerse ülkedeki başka okullarda öğrenimlerini sürdürecekler.

Cardanes müsteşarı olduğu Bakanlık'a döndü. Odasına bir harita asılmıştı. Sekreteri genç hanıma sordu. Gülümseyerek yanıtını verdi o da.

'' Efendim, bizim dedelerimiz Osmanlı Devleti daha çökmeden Lübnan'dan buraya göçetmişler. O nedenle bize El Türko derler. Nostaljik duygularla astım duvara bu haritayı.''

Cardanes yaklaştı haritaya. Sekreterin gösterdiği Lübnan, Antilübnan Dağlarından kuzeye doğru ilerledi. Gözleriyle bir iki saniye içinde binlerce kilometre yol aldı. Orontes River, Hatay, Maraş, Malatya, Elazığ...Eufrates, Orada durdu. Çevresinden dolanan ırmak...Baraj Gölü, Doğal Göl...Ne güzeldir kimbilir. Acaba orada üniversite var mı? Veteriner Fakültesi var mı ? Merak etti. Sekreterine söyledi.

'' Araştıracağım efendim. ''

Bir anda telefonları, aynı anda üçü birden çalmağa başladı. Sekreteri birini alıp digerini yerine koyuyor, telaş içinde ne yapacağını bilemiyordu. Şaşırmıştı.

'' Ver, ver ! Bana müsteşarını ver ! ''

'' Bunu nasıl yaparsınız Sayın Müsteşar. Ben Merida mebusuyum. Sizi kınıyorum, protesto ediyorum, ayıplıyorum...Memleketimizin veterinere gereksinmesi var. Hem kendi halkımız için, hem kuzey komşu ABD için. Davarcılık, sığırcılık olmazsa bu plato ne işe yarar, bu dağlar ne işe yarar ! ''

Cardanes alışkındı böyle saldırılara.

'' Sakin olun Mebus Bey,'' dedi. ''Buyurun Bakanlık'a gelin, size açıklama yapayım. ''

Karşı uçtaki mebus öyle sinirliydi ki, sakinleşmesi olanaksız. Yine bağırıp çağırıyordu.

Öğleden sonraki mesai içinde ardarda sinirli konuklara açıklama yapmak zorunda kaldı Müsteşar. Odası doldu, taştı. Baktı, olmayacak. Konferans salonuna aldılar konukları. Sekreter, bundan sonra gelenleri oraya yönlendirecekti.

Toplantı geç başladı. Cardanes kürsüye çıktı. Tane tane anlatmağa başladı.Yorgundu.

'' Merida İlimizi biliyorum, seviyorum. Sizler de benim kadar kendi bölgenizin ilerlemesine özlem duyuyorsunuz. Fakat sayın konuklarım, bu ilk deneme iyi sonuç vermemiştir. Bizzat sorguladım. İlkokul mezunu, orta bir'den terk çocukları Veteriner Fakültesi'ne öğrenci kaydetmişler. Diyelim iktidarda Ulusal Devrimci Parti var. İl Başkanı çizelge düzenliyor. Ona göre öğrenci kaydediliyor. Sonra Köylü ve İşçi Partisi iktidara geçiyor; onun il başkanlığının verdiği listedeki öğrenciler fakülteye kaydediliyor. Sonra Kurumsal Devrimci Parti yönetimdeyken onun il başkanları liste düzenliyor. Zaten liseler de partilere göre hareket ediyor. İlkokul mezunlarına lise diplomaları dağıtılmış. Üniversite giriş sınavlarında silahlar konuşmuş; zorbalıkla sınav kazanıp kayıt yaptırmışlar. ''

Bir bayan mebuse ayağa kalkıp bağırdı :

'' Olamaz bu Cardenas. Yalan söylüyorsun. ''

'' Sakin olun mebuse hanım, Bakın, elimde belgeler var. Biz ister miyiz bir üniversitemize yeni açılan bir fakülteyi kapatmayı. Fakat buna mecburuz. İnceledim. 25 kişiden dördü lise mezunu...Geri kalanların çoğu ortaokul eğitimli kasaba çocukları, köy delikanlıları. Askerliğini bitirenler de kaydedilmiş.

'' Bu suç değil ki. ''

'' Elbette değil. Fakat eğitimin kalitesi yerlerde sürünüyor. Bu fakülte mezun da vermiş. Koca ülkeye dağılmış veterinerler. Çiftliklerde görev yapıyorlar. Fakat halk anlamış durumlarını, istemiyorlar. Salgın hastalık çıkıyor, önleyemiyorlar. Enjektör kullanmayı bilmiyorlar. Sonuçta diplomalarını iptal etmeğe karar verdik. Biliyoruz ki bazı gençler çiftlik sahibinin kızıyla evlenmiş. Unvanı veteriner olmayacak, o orada kalabilir. YÖK Bakanı da aynı görüşte. Yapabileceğimiz bir şey artık yok. ''

.............................

Müsteşar odasına döndü. Başı dönüyordu. İki kez yürek vurgunu...By pass operasyonları... Ritm bozukluğu var. Sekreter haber verdi. Merida İlinden konukları var. Başta mebuslar, senatörler, ticaret ve sanayi odası başkanı, iş adamları...

Hepsi de silahlı...Tabancalarını çıkarıp Cardenas'ın masasına koydular yanyana...

'' Anlarsın ya , sayın müsteşar ! '' dediler...

Cardenas koltuğuna yığıldı kaldı. O gün tv haberlerinde ölüm haberi verildi... Ertesi gün gazeteler ayrıntılarıyla yazdılar olayı. Yetersiz eğitim veren bir fakültenin kapatılma kararı bir yüksek bürokratı yaşamdan koparmıştı.

Rahmetli müsteşarın pek merak ettiği, öğrenmeyi çok istediği Elazığ'da, Fırat Üniversitesi'nde kimse bu vefat olayını duymadı, işitenler de önemsemedi. Geçti gitti.

-------------------------------------

18 Şubat 2026.