Kendine Verdiğin Sözler Yaşamının Yönünü Belirler
Hayat çoğu zaman büyük kararlarla değil, insanın kendisiyle yaptığı sessiz anlaşmalarla değişir.
Hayat bazen bizi durduğumuz yerde yakalar. Aynı düşünceler, aynı tepkiler, aynı kırgınlıklar… Değişmek isteriz ama nereden başlayacağımızı bilemeyiz. Oysa büyük dönüşümler, çoğu zaman yüksek sesli kararlarla değil; insanın kendine fısıldadığı küçük ama kararlı sözlerle başlar. Kendimize verdiğimiz sözler, hayatla kurduğumuz ilişkinin yönünü sessizce değiştirir.
İlk vermemiz gereken söz şudur: “Her şeyi kontrol etmek zorunda değilim.” Hayatın tamamını yönetmeye çalışmak, insanı güçlü değil yorgun yapar. Kontrol edemediklerimizi kabul etmeyi öğrenmek, içsel bir özgürlük alanı açar. Bu söz, olayların değil; tepkilerimizin sorumluluğunu almamıza yardımcı olur.
Bir diğer önemli söz: “Kendimle daha şefkatli konuşacağım.” Çoğu insan, başkalarına göstermediği sertliği kendine gösterir. Hatalarımızı bir öğrenme alanı olarak görmek, kendimizi sürekli yargılamak yerine anlamaya çalışmak, ruhsal dayanıklılığımızı güçlendirir. Değişim, kendini hırpalayarak değil; kendine alan açarak gelir.
Sonra şu söz gelir: “Rahatsız eden duygulardan kaçmayacağım.” Üzüntü, kaygı, korku… Bunlar hayatın düşmanı değil, rehberidir. Bastırılan her duygu, başka bir yerden kendini hatırlatır. Onlarla yüzleşmeyi seçtiğimizde, iç dünyamızda gerçek bir sadeleşme başlar.
Bir başka güçlü söz ise şudur: “Başkalarının beklentilerine göre değil, kendi değerlerime göre yaşayacağım.” Herkesi memnun etmeye çalışmak, insanın kendini hayatın dışına almasıdır. Sınır koymak bencillik değil, ruhsal bir ihtiyaçtır. Kendi değerlerini merkeze alan bir yaşam, daha az pişmanlık, daha çok huzur getirir.
Ve belki de en dönüştürücü söz: “Bugünden başlayacağım.” Değişim için kusursuz bir zaman yoktur. Doğru an, çoğu zaman şu andır. Küçük bir adım, ertelenmiş büyük hayallerden daha iyileştiricidir.
Hayat çoğu zaman ani kırılmalarla değil; insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin yavaşça dönüşmesiyle değişir. Kendine verdiğin her söz, iç dünyanda küçük bir yön değişikliğine sebep olur. Zamanla bu küçük değişimler davranışlarına yansır, davranışların da yaşamının akışını yeniden şekillendirir. Belki de bugün yapılması gereken şey büyük kararlar almak değil; kendine karşı daha dürüst, daha gerçek bir söz vermektir. Çünkü insan, en çok kendi iç sesiyle uyumlandığında dönüşmeye başlar.