"İnsan da Bir Kayaçtır"

Değişim hayatının kendisi olarak adlandırılsa bile yeterli olmayabilir. En temel sözlerden birisi olan

“ Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz.” Belkide değişimi anlatacak en anlamlı sözlerdendir.

Doğanın, dünyanın, yaşamın değiştiğini yazıyor olmaktansa bu yazımda insanın değişimine odaklanacağım.

Bebeklik dönemine dair anılar genelde çok siliktir hatta üzerine uzun uzun düşünmediğinizde bir zamanlar bebek olduğunuzu hatırlayamayabilirsiniz. Çocukluğun başlangıcı ile akılda kalıcı anılarınız oluşmaya başlar. Okula ilk gittiğiniz gün, parkta arkadaşlarınızla oyunlar oynadığınız anlar, karnenizi aldığınız gün eğer şanslıysanız ilk okuduğunuz kitap. Bu anılar ancak sizin o yaşlarda olduğunuz halinize yakın çocukları gördüğünüzde aklınıza gelir. Çocukların gözlerinde görebileceğiniz masumiyet, savunmasızlık ve gerçeklik hatırlatır size anıları. Anıların size ait olduğuna inanmakta güçlük çektiğiniz zamanlar bile olur zaman zaman.

Ergenlik başlarken dünyayı perspektifinizde ölçeklendirmek zorlaşır. Zira kendi bedenizi tanımak hatta ölçmek bile zorlaşmıştır. Bir anda uzayan boyunuz, kollarınız ve bacaklarınız. Her gün aynada gördüğünüz beden size ait değilmiş gibi gelir bir anda. Ne olduğunu anlayamazsınız bile.

Zihniniz bilgileri sünger gibi emer fakat nasıl işleyeceğini nerede kullanacağını bilemez. Perspektifinizde küçülen dünya kendi içinde büyüdükçe büyür. İnsanların davranışlarını görmeye ve anlamaya çalıştıkça karmaşa da büyür.

Anlaşılan o ki dünya küçülür fakat kendi içinde oluşturduğun dünya büyüdükçe büyür. Bu büyüklüğün içerisinde kaybolmak işten bile değildir. Ergenlik bana kalırsa kişinin anlamlandırma çabasının da başlangıcıdır. Kendine göre gerçeklerle yüzleştiği o zamandır.

Lisede en sevdiğim derslerden birisi coğrafyaydı, çok iyi bir öğretmenimiz vardı. Bize kayaçların nasıl oluştuğunu anlatırken gözlerinin parladığını hatırlıyorum.

Şimdi size insanların da kayaçlar gibi aşındığını, taşındığını, yağmur ve sel suları ile şekillendiğini ve baskıyla sertleştiğini söylerken hem onun engin bilgilerini hem de kendi görülerimi aktardığımı umuyorum.

Nasıl ki en küçüğünden en büyüğüne kayaçlar oluşurken de kaybolurken de hep değişir insan da bu döngüde gerçek bir kayaçtır.

Akışın içerisinde kendine ekler, kendinden verir, aşınır, oyulur, taşınır, süzülür, katmanlar oluşturur, birikir, küçülür..

Sevgili Sibel hocama saygılarla..