"MUTLAK BUTLAN" ve DEMOKRASİMİZ

Türk siyasi tarihinde ilk defa yaşanıyor bu mutlak butlan meselesi.

Tabii ki şaşırdık, ‘Neler oluyor?’ dedik. Çünkü bu hiç yaşanılmamış bir olay.

Bizler konuya objektif olarak yaklaşmak durumundayız. Parti bu duruma nasıl ve neden geldi?

Bunun için geçmişi irdelemek gerekiyor, benim kanımca chp gecen zamana kayıtsız kaldı, her şey değişir ve gelişirken bu parti hem kurumsal olarak hem de fikri bazda hep aynı kaldı. Ne değişti ne de kendini geliştirdi yani yenilenmedi.

İçlerinden ayrılıp parti kuranlar, inzivaya çekilenler, kırılanlar oldu.

Bunlar aslında partinin aynı kalan, sabit yapısına birer tepki idi. Hatta parti içinde olup da partiyi çok sert şekilde eleştirenler oldu.

Üstelik son yerel seçimlerde ‘daha önce başka partide görev almış’ kişilerin aday olması var olan hoşnutsuzluğu daha da artırdı. Bir de buna 6’lı masa girişiminin başarısız olması parti içi dengeleri sarstı.

Ankara ve İstanbul gibi metropollerdeki seçimlerde üst üste başarılı sonuç alınması, parti içi değişim ve liderlik isteklerini ortaya çıkardı. Tüm bunlara bir de İstanbul BBB’nın tutuklanması ve yargılama süreci fırtınanın iyice yaklaştığının habercisi idi.

Artık parti yeni bir kaptan ve yeni bir rota ile enginlere açılmak gereğini hissediyordu. Bunun için de parti başkanının değişmesi gerekiyordu.

Değişti de

Ama bu değişimin “seri, çabuk ve kesin” olması gerekiyordu, bunun için çalışıldı ve istenilen neticeye ulaşıldı.

Tüm bu hızlı değişim ve dönüşüm kimi şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep oldu ve kısa zamanda bu şikayet sahipleri yargının kapısını çaldı.

Sonuç bekleniyordu ama böyle olacağı hiç beklenmiyordu, gerçi İstabul İl başkanlığı için verilen yargı kararları beklenmeyen bu sonuç için bir uyarı idi ama gene de bu şekilde karar verilmesi tam bir sürpriz oldu.

Bu karar parti içinde her şeyi tersine çevirecek, eski kaptan tekrar dümenin başına geçecek, partinin tüm değişimleri alt üst olacaktı.

Bundan sonra ne olabilir?

Bu meselenin hem parti hem de ülkemiz için en hayırlı şekilde sonuçlanacağını ümit ediyorum.

Bu ülkemiz, demokrasimiz ve geleceğimiz için elzemdir.

Ne başka bir ülkemiz, ne de tehlikeye atılacak başka bir demokrasimiz var.

Yok!