NEVŞEHİR’DE 1928 YILINDA YAŞANAN KITLIK
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ
Babam Mehmet Ali Güçlü vefat edeli on yılı geçti. Geçenlerde el yazısıyla kaleme aldığı şiir defterini incelerken 1928 yılında Nevşehir ve Acıgöl bölgesinde yaşanan kıtlığı kaleme aldığı bir anısını gördüm. Doğrusu çok ilgimi çekti ve sizinle paylaşmak istedim.
Mehmet Ali Güçlü 1931 yılında Nevşehir Kozluca Köyü’nde Muhtar Hasan Güçlü’nün oğlu olarak doğdu. Kozaklı’nın Kalecik Köyü’nden gelen Herikli aşiretine mensuptu. O zamanın koşulları gereği köyde ilkokul 1939 yılında açılmıştı. Bir eğitmen vardı o da İlkokul üçüncü sınıfa kadar okutuyordu.
Babasının muhtar olması sebebiyle eve gelip giden devlet memurlarından günlük gazeteleri takip etmeyi ve kitap okumayı öğrendi.2016 yılı Mart ayında kaybettik.
Cumhuriyet döneminde yaşanan en önemli kuraklık 1928 yılında meydana gelmiştir. Bu kuraklığın en etkili olduğu bölge ise İç Anadolu olmuştur. 1928 yılında okkasının fiyatı. 20 kuruşa kadar çıkan buğday, kuraklığın etkisini kaybetmesi sebebiyle 1931 yılında ancak 2-3 kuruşa satılır hale gelmiştir.
1928 yılında Anadolu'da kuraklık ve çekirge istilası nedeniyle büyük bir kıtlık yaşanmıştır. İnsanların temel geçim kaynağı buğday, çavdar olmadığı gibi soğuk ve ayaz ile çekiğe istilası meyve ağaçlarını ve bağları kurutmuştur.
Mehmet Ali Güçlü anılarında 1928 yılında yaşanan kıtlığı şiirsel bir biçimde şöyle özetliyor
“Babam anlatırdı sene 1928 İç Anadolu’da hiç görülmemiş bir kıtlık olmuş, yağmur ve kar hiç yağmamış. Ekilen tohumlar topraktan çıkmamış. Bahar ayında esen kuru soğuk ve ayaz dalların çiçeklerini dökmüş ve hiçbir meyve olmamış. Bazı hayvanlar açlıktan ve susuzluktan kırılmış. O yıllarda evini, köyünü terk eden Adana’nın yolunu tutmuş”
Kıtlığı şiirle de anlatmış
“Kazmayı alan kevene gitti
Kazdığı keveni ateşle üttü
Dikenli keven imdada yetti
Açlık köylünün belini büktü”.
Bilindiği gibi keven; arsız, pek su istemden her yerde büyüyebilen bir diken türüdür. Bu dizelerde köylünün keveni kazıp, topraktan kökünden söküp sıcakta ısıtıp yedi anlatılmaktadır.

Köylünün kefenk taşını(yumuşak bir taş türü) bulduğu unla karıştırıp ekmek yaptığı da anılarda yer almaktadır.
1928 yılında yaşanan kıtlık sebebiyle köylünün yoğun bir şekilde Adana’ya çalışmaya gittiği hatta köyden başka illere Bursa, İzmir, Adana ve Konya’ya çok sayıda göç verdiği de anlatılmaktadır.
Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkan Cumhuriyet Hükümetinin tüm köylere yetişemediği de aşikardır.
“Adana ırmağı selviler boyu
Yakubun dükkanı buluşma yeri
Bize mesken oldu,
Seyhan’ın koyu”
Aile büyüklerinin uzun kış akşamlarında anlattıkları anılardan süzülen duygular dizelere böyle yansımış.
Kırşehirli Aşık Hüseyin’de bölgede yaşanan kıtlığı dizelerine yansıtmış
“Kıtlık çöktü Kırşehir’e Keskin’e
Kayseri, Nevşehir, Yozgat üstüne”
Diye..
Tekrar aynı sıkıntılarla karşılaşmamak için toprağımıza, suyumuza ve özellikle de tarıma sahip çıkmak gereklidir.