TAKOZ

Ülkenin kurtuluş mücadelesinin başladığı 1919 tarihi herkes tarafından bilinir. Bağımsızlığa, özgürlüğe, hürriyete atılan adım, bu tarihin bizler için anlam ve önemini anlamamak bağımsızlığı, özgürlüğü, hürriyeti başka yerde aramak olur. Yazımın konusu ismi 1919 olan ‘’ASELSAN 1919’’ cep telefonu olacak.

Tasarım ve Fiziksel Özellikleri ile ASELSAN 1919 dönemin boyut ve hafifliğiyle en iyilerin arasında biriydi. Uzun süre konuşma özelliği, SİM kart 315 rehber kaydı çok iyi bir kapasiteye sahipti. Proje üç yıllık bir emeğin sonucu olarak 1997 yılında tamamlandı. ASELSAN 1919 üretilmesi ile birlikte dünyada cep telefonu üreten ülkeler arasına Türkiye de girdi. İhraç da edildi. İngilterede bir teknoloji fuarında birincilik ödülü kazandı.
Bu başarılarına rağmen ASELSAN 1919'un ve onu takip eden ASELSAN 1920 modelinin üretimi durduruldu. Sebepleri şöyle görülmekte; destek ve yatırım yetersizliği, ilgili kurum kuruluş ve hükümetten stratejik desteğin yapılmaması, patent sorunları, global markaların rekabetine dayanmaması.

Geçtiğimiz günlerde Türk Telekom ve ASELSAN, tamamen yerli işlemci, batarya teknolojisine sahip, güvenli iletişim odaklı stratejik bir akıllı telefon geliştirmek için ortaklık kurdu. Başaracaklarına güvenim tam.

Tamamen yerli üretim bir cep telefonunun başarılı bir üretim sonucunda ihraç dahi edilmesine rağmen, güya yukarda saydığım sebeplerden dolayı üretimi durdurulmuş! Tam bunları düşünürken aklıma ‘’takoz’’ kelimesi geldi. Bu kelimeyi Selçuk Bayraktar’da kullanmıştı; uçağı üretirsin ama tekerine bir takoz korlar, uçak hareket edemez. Takozun kelime anlamı bir cismi sabitlemek, hareketsiz bırakmaktır. Yakın tarihimizde yerli üretime nasıl takoz konulduğu aklıma geldi. Tank, Uçak, Silah, Otomobil ve daha niceleri ülkemizde üretirken, pekiyi bunlara ne oldu? Takozlar sayesinde yok oldu. Takoz kelime anlamını yukarıda belirttim; ben ise takoz sadece bir cisim, eşya, materyal anlamında anlamıyorum biraz daha amaca araç edinme olarak görüyorum. Burada amaç ve araç kavramını düşünceden hareketle; yapamayız, üretemeyiz, başaramayız olgularını, algı yönetimine dönüştürüldüğünün sonucunda fiziki bir engel yerine düşünerek ve düşündürülerek istedikleri takozu oluşturuyorlar. Amaçları bu değil miydi? Geçmişte bunu başardılar. Günümüzde ise en iyi argümanları ‘’marka’’ sen en iyi, en güzel en en en leri üretsen de algı marka üzerinden yürütülüyor.

Yerli ve Milli üretimin önemini burada uzun anlatmadan bazı hatırlatmalarda bulunmak isterim. Terörle mücadelemizde; İsrail Heronlları bilgiyi ülkemize süzgecinden geçirerek göndermesi, Alman Tanklarının Terörle mücadelede kullanamazsın kısıtlaması, birde şunu hatırlatmak isterim, Hizbullahın çağrı cihazlarına İsrail in patlayıcı yerleştirmesi. Yakın zamanımızda olduğu için inşallah herkesin hafızasındadır.

Unutmayalım bağımsızlık, özgürlük, hürriyet sadece savaşarak kazanılmıyor. Üretmek, yerli milli teknoloji, takoz olmayan düşünce, fikir bu kavramları tam pekiştirmekte.

İhsan BİÇKİN

23.05.2026