NEVŞEHİR’Lİ HAKİM SEFA MUTLU ŞEHİT EDİLDİ.
ADALETİN KURŞUNLANDIĞI GECE 13 EYLÜL 1974
Bir sinema yıldızı, bir hâkim ve Türk sinema tarihine geçen kanlı bir gece…
Bugün 13 Eylül…
Bundan tam 52 yıl önce, 13 Eylül 1974 tarihinde Adana'nın Yumurtalık ilçesinde yaşanan bir olay, Türkiye'nin yakın tarihine acı bir şekilde geçti.
O gece hayatını kaybeden kişi, görev başındaki hâkim Sefa Mutlu idi.
Mutlu'nun ölümüne ilişkin yargılama sonucunda, dönemin ünlü sinema oyuncusu ve yönetmeni Yılmaz Güney 19 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.
Ancak bu olay yalnızca Türk sinemasının ünlü isimlerinden birinin hayatını değiştiren bir cinayet dosyası değildir.
Bu olayın Nevşehir açısından da ayrı bir anlamı vardır.
Çünkü Sefa Mutlu, Nevşehir'in Derinkuyu ilçesine bağlı Suvermez köyüyle bağlantısı bulunan bir hâkimdir. Bu nedenle aradan geçen yarım asırdan fazla zamana rağmen onun adı Nevşehir'de ve özellikle ailesi ile sevenlerinin hafızasında yaşamaya devam etmektedir.

O GECE YUMURTALIK'TA NE OLDU?
Yıl 1974…
Türkiye siyasi ve toplumsal açıdan oldukça hareketli günlerden geçmektedir.
Sinema dünyasının tanınmış isimlerinden Yılmaz Güney, “Endişe” filminin çekimleri için Adana'nın Yumurtalık ilçesinde bulunmaktadır.
Güney, yalnızca oyunculuğuyla değil, sert karakteri ve toplumdaki güçlü etkisiyle de dönemin en çok konuşulan sanatçılarından biridir.
13 Eylül gecesi ise Yumurtalık'taki bir gazinoda yaşanan tartışma, birkaç saat içerisinde bir insanın hayatını kaybetmesine ve Türkiye'nin gündeminin değişmesine neden olacaktır.
Aynı mekânda Yumurtalık hâkimi Sefa Mutlu da bulunmaktadır.
İddiaya ve soruşturma dosyasındaki tanık anlatımlarına göre gecenin ilerleyen saatlerinde silah sesi duyulur.
Yaşanan tartışmanın ardından Sefa Mutlu ile Yılmaz Güney arasında gerginlik yaşanır.
Sözlü tartışma kısa süre içerisinde fiziksel bir arbedeye dönüşür.
Ve ardından…
Bir silah sesi.
O tek kurşun, hâkim Sefa Mutlu'nun hayatını sona erdirir.
Bir ülkede adalet, bir gazino masasında sıkılan tek bir kurşunla yere düşürülmüşse; o kurşunun sahibini "sanat" zırhıyla korumaya kalkmak tek kelimeyle ikiyüzlülüktür. Bugün 13 Eylül. Yumurtalık Hâkimi Sefa Mutlu'nun, görevinin ve makamının haysiyetiyle yaşarken, bir iktidar ve kibir gösterisine kurban edilişinin yıl dönümü.
Yıllardır bir masal anlatılıyor bu ülkede. Adı "Çirkin Kral" konmuş bir figürün meşrulaştırılması için, cinayet dosyasının üzeri süslü tüllerle örtülmeye çalışılıyor. Yılmaz Güney’in kameranın arkasındaki yeteneği, ceza yasalarının ve insan hayatının kutsallığının üstüne çıkarılamaz. Hiçbir sinema ödülü, görevi başındaki bir hâkimin göğsüne saplanan kurşunun kanını temizleyemez.
"Kurşun arkadan geldi", "Ben sıkmadım" gibi temelsiz sığınakların arkasına saklanan bir savunma, mahkemenin verdiği 19 yıllık hapis cezası gerçeğini değiştiremedi, değiştiremez.
Asıl vahim olan, olayın kendisi kadar sonrasında sergilenen vicdansızlıktır. Bir tarafta izinli çıktığı cezaevinden kaçarak yurt dışında "özgürlük havarisi" kesilen bir sanık, diğer tarafta Nevşehir’in Suvermez köyünde toprağa verilen, yarım kalmış bir hayat ve bir ailenin dinmeyen acısı... Tarih, kendi suçunu idantite ve ideoloji maskesi arkasına gizleyenleri aklama yeri değildir.
Hâkim Sefa Mutlu; katilini kahramanlaştırmaya çalışan bir popüler kültür hegemonyasına karşı, bu ülkenin hukuk onurunun sembolüdür. Bir ülkenin aydınları ve kamuoyu, bir cinayet kurbanını unutup failin arkasında saf tutuyorsa, orada adaletin esamesi okunmaz. Sanata saygı başka şeydir, katile merhamet dilenmek ve suçu yok etmek bambaşka bir yozlaşmadır.
13 Eylül, sadece bir hâkimin katledildiği gün değildir; adaletin vicdanlarda sınav verdiği gündür. Hâkim Sefa Mutlu’yu rahmetle anarken, "sanatçı" etiketiyle bir cinayetin meşrulaştırılmasına yeltenen her türlü anlayışı reddediyoruz. Hukuk herkes içindir; namlunun ucundaki hâkim için de, o namluyu tutan el için de.
NEVŞEHİR VE SUVERMEZ ONU UNUTMADI
Aradan yıllar geçti.
Türkiye'nin siyasi yapısı değişti.
Sinema dünyası değişti.
Yılmaz Güney'in filmleri farklı ülkelerde ödüller aldı ve Güney, Türk sinemasının en çok tartışılan isimlerinden biri olarak tarihe geçti.
Fakat Sefa Mutlu'nun ailesi için zaman hiçbir şeyi değiştirmedi.
Bir evlat…
Bir eş…
Bir baba…
Bir hâkim…
Bir insan…
13 Eylül 1974'te hayatı yarıda kaldı.
Nevşehir'in Derinkuyu ilçesine bağlı Suvermez köyünde ise onun adı yaşatılmaya devam etti.
Her 13 Eylül geldiğinde, 1974 yılının o acı gecesi yeniden hatırlanıyor.
Çünkü bazı tarihler vardır; takvim yaprağından ibaret değildir.
Bazı tarihler bir ailenin acısıdır.
Bazı tarihler bir köyün hafızasıdır.
Bazı tarihler ise toplumun vicdanında iz bırakır.
13 Eylül de Sefa Mutlu'nun sevenleri için böyle bir tarihtir.
Tuncay Dalcı
