ÇEVRE SORUNLARI KİTAPLARI

Doğal ve kültürel ortam bozulması...

Environmental Problems...

Azerbaycan'daki karşılığıyla etraf mühit meseleleri ve mühafizesi problemleri...

Doğa insan ilişkilerini inceleyen bilim coğrafya olduğuna göre, çevre sorunları konusu en çok coğrafyacıların ilgi dairesi içinde yer alır.

- Tarım mühendisliği,

- Orman mühendisliği,

- Şehir ve Bölge Planlama,

- Biyoloji ( Botanik-zooloji, zoocoğrafya ),

- Siyasal Bilgiler eğitimi verilen yerler,

- İktisadi ve idari bilimler eğitimi verilen bölümler,

- Çevre hukuku konularının ele alındığı yüksek okullar...

- Çevre mühendisliği eğitimi verilen bölümler...

1770543880467

Biz daha ortaokul ve lislerde öğretmen iken 1978 öncesi , ortam bozulması konularında makaleler yazıyor, konuya ilgi gösteren dergilere gönderiyorduk. Yayınlandığı da oluyordu. Yaptığım yurt gezilerinde gözlediğim olayları fotograflarla, çizimlerle, haritalarla besleyerek anlatıyordum.

Fırat Üniversitesi'nde görev yaptığım yıllarda Edebiyat Fakültesi'nin Sosyal Antropoloji Bölümü'nde, isteğim üzerine ÇEVRE SORUNLARI COĞRAFYASI adlı bir dersi kabul ettirdim ve düzenli olarak yılın iki döneminde vermeğe başladım. Yerli, yabancı kaynaklardan yararlanarak hazırladığım dersler ilgi görüyor, diger bölümlerden, Fen Fakültesi'nden, Mühendislik Fakültesi'nden, Su Ürünleri Yüksek Okulu'ndan da öğrenciler gelip izliyordu.Elazığ liselerinden coğrafya, biyoloji öğretmenleri de ilgi gösteriyorlardı.

Çevre Sorunlarının her alanı için dosyalar , klasörler ayırmıştım. Gazeteler, dergiler, sempozyum-kollokyum-seminer bildirileri giderek çoğalıyordu. Bu birikimi ilerde değerlendirmeği düşünüyordum. Bir yandan doktora tezimi hazırlıyordum, bir yandan bu yazıları derliyordum.

1770543969748

1985'de Dicle Üniversitesi'ne geçtikten sonra, Eğitim Fakültesi'nde o güne dek olmayan ÇEVRE SORUNLARI dersini programı aldırdım. Güz yarıyılında GENEL ÇEVRE SORUNLARI; ikinci yarıyılda TÜRKİYE ÇEVRE SORUNLARI olarak bu dersi vermeği üstlendim.

Derslerimde diyapozitifleri değerlendiriyordum. Coğrafya Bölümü dışında Biyoloji Öğretmenliği Bölümünde de derse giriyordum. Fen Fakültesi'nin botanik anabilim dalı öğrencileri de derslerime ilgi gösteriyorlardı.

En çok üzerinde durduğum konular şunlardı :

- Hava kirliliği,

- Su kirliliği,

- Toprak kirliliği,

- Radyasyon,

- Ses kirlenmesi,

- Görünüm kirlenmesi, bozulması,

- Işık kirliliği,

- Doğal bitki örtüsü ( flora ) bozulmaları,

- Hayvan varlığı ( fauna ) bozulmaları,

- Kültürel ortam bozulmaları, Urbicid ...

Çevre Sorunları...Doğal ve Kültürel Ortam Bozulması çok oylumlu konular...Bunları özenle işleyerek ilk denemeleri dosya olarak Kayseri'de Erciyes Dergisi Yazı İşleri Müdürü Alim Gerçel'e gönderdim. ÇEVRE SORUNLARI adıyla çıktı kitabımız. Bu, albenisi olan bir yayın olmadı. Öğrenciler de, meslekdaşlarım da ilgi göstermediler. Satış şansı yoktu. Odama gelen öğrencilerime imzalayıp armağan ediyordum. Merdivende sohbet ederken üzerine otruyorlar va orada bırakıyorlardı. Çantalarında yer yoktu, ağırlığı az da olsa taşımağa değer miydi ?

Yazar hakkı olarak verilen kitaplar bir ay içinde tükendi. Eğitim Fakültelerinin coğrafya, sınıf öğretmenliği bölümlerinde görevli meslekdaşlarıma da gönderdim. Yalnız onlar gitti; isteyen olmadı. Tanıdığım, tanımadığım coğrafyacılar ilgi göstermediler.

Nisan ortasında Mezopotamya'yı yakıp kavuran sıcaklar kuseye doğru ilerler ve Dicle Havzası'nı etkisi altına alır. Karacadağ üzerindeki kar örtüsü de erikten sonra İskenderun Körfezi'nden doğuya doğru ilerleyen sıcak hava kütleleri Diyarbakır'ı Rub ül Hali Çölü'ne çevirir. Bir eğitim fakültesindeki meslekdaşıma 20 kitaplık bir kutu gönderdim. 10 gün sonra geri geldi kutu. En üstte bir yazı : Aynı konuda bir kitabı kendim hazırlıyorum. Yakında çıkacak. Eserinizi ( ! ) iade ediyorum. İmza S.S. 35 C sıcaklıkta üşüttü beni bu iade yazısı. Eseriniz dedikten sonra ayraç içinde ünlem ne anlama geliyor, noktalama işaretlerini tanıyanlar bilir.

41 yıl oldu bu sevimli ( ! ) yazıyı alalı, sözü edilen o kitap çıkmadı.

1770544051361

İlk denemede düş kırıklığı yaşadım. Dicle Üniversitesi Çevre Araştırma Merkezi üyesiydim ( DÜÇAM ). Botanikçi, kimyacı, mimar, veteriner gibi dallarda profesör ve doçentler vardı. Hazırladığım daha kapsamlı dosyayı sundum. Yayımlanmalıydı. Tek bir kitabı olmayan üyeler karşı çıktılar, olumlu görüş bildirmediler. Ortak bir yazıyla Rektörlük makamına bir yazı yazılsaydı bu dosya kitaplaşabilirdi.

Gazetelerde yayımlanan köşe yazıları, dergi makaleleri, bildiri içeren kitaplar...Yararlanılacak kaynaklar giderek artıyordu. Klasörler dolusu yazı...Denemelerden, olumsuzluklardan sonra insan duraklıyor. Tümüyle bırakmak olmaz. Madem bu dersleri veriyoruz, bu kitaplar da çıkmalı...

Azerbaycan daha SSCB'ne bağlı bir ''Respublika'' iken çevre sorunlarıyla ilgili çalışmalar yapmış, kitaplar, dergiler yayımlanmıştı. Bakanlık ve üniversite olarak. Ekolog-Torpahşünas Prof Dr Hesen Aliev'in Heyecan Tebili adlı eseri benim en çok değer verdiğim kitap olmuştu. Ayrıca Azerbaycan Tebieti adlı dergide harika makaleler yayımlanıyordu. Ne mutlu ki, Kiril elifbasını öğrenmiş olmak işimi kolaylaştırıyordu. Bu yayınlardaki ulusal parklar, torpah çirklenmesi, suların bozulması başlıklı yazılar çok işime yaramıştı.

TBMM Başkanlığı'nın Kütühanesi'nin varsıl oldsuğunu biliyordum. Bir dileçeyle başvurdum. Bir ay sonra istediğim tüm yazıların fotokopileri geşmişti ama Dekan Faruk İnce bana teslim etmiyordu. Makamında olmadığı bir gün, odasına girdim, cıyak cıyak bağıran sekreter kıza aldırmadan koca kutuyu alıp çıktım oradan.

Bu yazılar büyük bir ivme kazandırdı çalışmalarıma. Yıllar öncesinden, çoğu popüler de olsa, yararlanabileceğim yazılar çıkmıştı gazetelerde. Bilimsel dergilerdeki yazıların fotokopileri de vardı. Çevre sorunlaıı konusunda duyarlı Kanada, Finlanda, İsveç, Norveç, Şili, İsviçre, Ukrayna, Japonya, İsrail, Yeni Zelanda, Romanya, Güney Afrika Cumhuriyeti Çevre Bakanlıklarına tek tek yazılar yazarak kitap, broşür, harita istedim. Onlar da geldi. Elçiliklerden istediğim belgeler de hayli yekün yutuyordu. Hepsinden yararlandım ve iyice olgunlaştığına inandığım dosyaları İstanbul'a gönderdim.

Çantay Kitabevi iki eserimi aynı anda çıkardı. Bu, benim için büyük bir sevinç ve mutluluktu. Daha sonra Ankara'da Nobel Yayınevi bunların yeni baskılarını yaptı.

.......................

Eğtim Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması konulu bir toplantıya katılmak için Ankara'ya gittim. YÖK Başkanlığı'nda Ağrı Eğitim Fakültesi'nden ( O dönemde Atatürk Üniversitesi'ne bağlı ) bir öğretim görevlisi ile salonda yanyana oturduk. Sordum:

- Öğrencileriniz sınıf öğretmeni, sosyal bilgiler öğretmeni olacak, değil mi ?

- Evet, adı Egitim Fakültesi olduğuna göre, doğru.

- Çevre Sorunları adlı bir dersiniz var mı ?

- Yoktu, YÖK bildirdi; programa koyduk ve bu dersi ben vermeğe başladım.

- Peki arkadaş, ders var da, kitabı var mı? Hangi kaynaklardan yararlanıyorsunuz ?

Gülmeğe başladı. Sonrası müzikal : Hiç bunları kendine dert etmeğe değer mi ?

Evet, değer miydi ? Çantamda 5 kitap vardı. İlgilenen olursa imzalayıp armağan edecektim. Gerek kalmadı. O kitaplar gittiği gibi geri döndü...

Kitap yazmak demir leblebi yutmak...Ömür törpüsü...

Kitaba güzelleme kolay da... Değerlendirme var mı ?

-----------------------------

8 Şubat 2026. Acıbadem