DOĞAYI OKUMAYA KISA ÖRNEK
Nevşehir- Göre kasabası arasındaki geniş vadiyi ele alalım.
1. Geniş vadiyi Borus çayı meydana getirmiştir. Uylu Dağı ve Karşı dağ tarafı yani doğu cenahı daha geniş topraklara sahip olduğu ve vadi tabanına daha uzak olduğu için daha geniş çapta ekeneklere sahiptir. Oysa Kahveci Dağı ve silsilesi vadi tabanına çok daha yakın ve diktir. Yeryüzünün bu oluşumundan ötürdü vadinin batı cenahı iskân edilmiştir. Göre kasabası, Nevşehir, Nar Kasabasında da aynı manzarayı görmek mümkündür. Oysa Kahveci Dağının doğu cenahları “Sarı yaprak” mevkii olarak adlandırılırdı. Bağlarla ve tarlalarla doludur. Doludur ama pınarlarla karşılaşılmaz. Zira orada uçsuz bucaksız bozkırlar vardır.
2. Borus Çayı, Âşıklı Dağının kuzey tabanından, Yuvanni pınarından çıkmaktadır. Pınarı besleyen uzak dağlar ve koskoca Misli ovasıdır. Bunun ispatı ise, Kahveci Dağının doğu silsilesinin yüksek ve orta kanyonların varlığı ve aynı dağ silsilesinin batı cenahında oluşmuş kanyonların toprak altında olmasıdır. Kanyonların oluşumlarını ise tarihinden beridir ola gelen sellere, bu sellerin meydana getirdiği heyelan gibi doğal olgulara bağlamak gerekmektedir. Borus Çayının tabanı aynı zamanda “Sığ Denizinde” Tabanı olarak kabul gördüğünden pınarlar hep kenarlardan çıkmaktadır.
3. Vadiyi oluşturan her iki dağ silsilesinin tabanları aynı Göreme’de olduğu gibi yanar dağ küllerinin sıkışmasından meydana gelmiştir. Göre Kasabası çıkışında yıllar önce yapılmış ambarlar bulunmaktadır. Nevşehir “Kaya şehrin yapısı da aynı örneği vermektedir. Âşıklı Dağı altında bulunan taş evlerinde dağın içine doğru kaya damları bulunmaktadır. Keza, Aşıklı Dağının tepesindeki yer altı şehri (Buğluca deliği) de buna örnek verile bilir. Âşıklı Dağının üzerindeki yer altı şehrinin girişi olan “Buğluca” Deliği taşları, beyaz renkte olup, yanardağ külünden oluşmuş taşlara benzememektedir. Yumuşak taş çınsı olduğu halde hem daha sağlam ve ağır kütlelere sahiptir. Âşıklı Dağından bir kaya yuvarlandığında normalden daha güçlü ses çıkartmasını da dağın içindeki şehrin yâda boşlukların olması şeklinde okuna bilir.
4. Âşıklı Dağının Göre Kasabasına bakan kuzey eteklerinde Kapadokya bölgesinin belki de en minik peri bacalarının olması burada da lav akıntılarına işaret etmektedir. Bu minyatür peribacalarının korunmasını arz ve talep ederim.
5. Erciyes Dağının Dokuz Milyon yıl aktif kaldığını bilsek de, adı geçen dağların üzerindeki kanyon oluşumları lavların yer altından çıkmasıyla oluştuğu nu göstermektedir. Bazalt taşları buna işaret ediyor. Lavların sakinleme dönemlerinde yavaş aktığını da Kahveci Dağında bulunan bazalt saylak lar adeta bize o günleri anlatıyorlar. Çıkan lav kısmen soğuduktan sonra tekrar lav akıntısı olursa taşçıların damar dediği taş katmanı meydana geliyor. Saylağın oluşması ise uzun yıllar, kışın soğuk, yazın sıcak mevsimler ve en önemlisi Buz kamaları sayesinde oluşuyorlar.
6. Bazalt yapı oluşmaya başladığında zaten altıda yanardağ külleriyle oluşan tepeler bulunmaktaydı. Lavlar, yanardağ küllerinin içinden yol bulup çıktığını gösterir. Bu oluşum bize peri bacalarının yapıları hakkında da bilgi vermektedir. Vadilerin oluşumları ise seller ve doğa olaylarıyla meydana geldiği hakkında bilgiler vermektedir. Bu oluşumların izlerini ise çay kumları (Hafif sıva kumu ) olarak tabir edilir. Ağır beton kumları hala akmakta olan Kızılırmak’ta bulunmaktadır.
7. Göre vadisi bitki habitatlarının çeşitliliği açısından zengindir. Geniş vadi tabanı, güneşli tepeler, Karşı dağın tepesindeki ekenekler dağda yüzsuyunun varlığına en basit açıdan işaretlerdir. Aynı yapıyı Kahveci da silsilesinde göremeyiz. Bu yüzden bu dağda tam bir bozkır görünümü hâkimdir. Üstelik Kahveci dağı bazalt kayalarla kaplıdır. Burada bulunan bazalt Mağara ve tünellerine yorum getiremedim. Zira bazalt kayalar oldukça sert ve yon uya gelmez. Öyleyken bile birçok endemik bitki barındırmaktadır. Anadolu yabani karanfili ve yöre insanının ezentere dediği çok nadir bulunan dağ kuduz otu, sarı süsen, koyu kırmızı ballıbaba bunlara örnektir. Âşıklı dağında yöremize endemik bir de güve kelebeği görmüştüm. Yine aynı dağda Anadolu varanı aynı bir dinozor gibiydi. Av hayvanları; Tavşanlar, keklikler günümüzde görülmemektedir.
Sonuç olarak Borus Vadisi günümüzde kurumuş olan Borus Çayının bir eseridir. Bu çaydan ta kadim zamanlardan beridir orta ve yüksek ölçekli seller gelmektedir. Üstelik arazinin meyilli olması nedeniyle de gelen selin debisi de oldukça yüksektir. Vadinin yapısını Nar Kasabasında ve Sulusaray da da görmekteyiz.
Rüzgâr alan tepelerde toprak oldukça incedir. Son tahlil; Borus Çayının tabanı aynı zamanda deniz tabanıdır. Coğrafya kaderse atalarımız bu durumu çok güzel değerlendirmişler. Çayın doğu yakası özler ve bahçelerle donatılmış, üzerindeki karşı dağ ve Uylu dağı seki seki oluşturup bağlarla donatılmıştı. Bağların izleri günümüzde de o günleri anlatır durur. İşin ilginç tarafı bir aile bağını ve bahçesini evinden izlemesidir. Çayın sularının akışından değirmenler kurmuşlar ve Orta Anadolu”da bir merkez, bir marka olmayı başarmışlar. Kıtlık, savaş yılları gibi zor günlerde bu oluşum Nevşehir’e çeşitli avantajlar sağlamıştı.
Düzeltme:
Geçen yayınlanan “Nevşehir’i okumak” makalemde geçen “Tahmis” bahsinde ne hikmetse aklıma Londra’daki nehir gelmişti. Tarihimiz ile ilgili bir sohbet esnasında adı geçen anlam kullanılınca da; Bir teyit, bir düşünce diyerek doğru kabul etmiştim. Etmiştim ama sözlüğe bile bakmak aklıma gelmemişti. Çok kıymetli bir okurum beni bu konuda aydınlatınca hatamı anlamıştım.
Türk Dil Kurumu “ Türkçe sözlük” 2. Cilt, Sayfa 1401, iki anlama geldiği yazmaktadır.
1. Anlam: Tahmis, (Arapça kökenli) Divan edebiyatında bir gazelin her beyitin in başına üç mısra katılma durumu, beşleme..
Tahmis ( 2. Anlam) Arapça kökenli, Kahve vb. şeyleri kavurma, Kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer. Dolayısı ile Tahmisçi de kuru kahveci oluyor. Okurlarımdan özür dilerim.
MAKALEDE GEÇEN BAZI KELİMELER VE ANLAMLARI.
-Uylu Dağı; Karşı Dağın Göre Kasabasına uzanan kısmıdır.
-Anadolu Varanı; Tehlikeli bir hayvan. 2-3 Metre boyunda dev bir kerten kele, bir nevi dinozor.
- Dağ kuduz otu Allysum Pateri) Nadir endemik bitkilerdendir.
- Anadolu yabani Karanfili (Diantus Anatolica) Endemik bir çiçek.
- Bazalt (Cingi taş) Çekiçle vurulduğunda kıvılcımlar çıkartan soğumuş lavdan oluşan taş türüdür.
- Saylak; Bazaltın ince formudur. Sarı taş duvar imalinde, sarı taşı dengede tutardı. Saylak ayrıca çocuk oyunlarında ismiyle anılan oyunda ve mutturu oyununda kullanılırdı.
- Buz kaması yağmur mevsimlerinde küçük çatlaklara sızan suların donması nedeniyle zamanla kayaları parçalayan olgudur.