EN SEVDİĞİMİZ ŞEY: ŞİKÂYET

En ufak bir olumsuzluk görsün başlıyor şikâyete. Aman Allah’ım nasıl şikâyetler, nasıl şikâyetler, dilinden, gözünden kaçan yok, her şeyi şikâyet ediyor, aklınca mantıki nedenler sıralayarak.

Çoğu zaman rastladığımız bir durum bu.

Canı sıkılan, morali bozulan, eşine, patronuna, alış-veriş yaptığı esnafa kızan kimi kimselerin sık sık başvurduğu bir davranıştır şikâyet.

İyi de biz bu işin neresindeyiz, ya da bu konuyu niçin yazıyoruz?

Yaşadığımız çevrede ve toplumda sık gördüğümüz ve farklı neticelere doğru evrilen şikâyetin mahiyetini ve nedenlerini açıklamak için elbette.

Aslında her insanın şikâyet etme hakkı vardır, şikâyet etme sisteme ve sonuçlarına da muhalefet etmektir aynı zamanda. Bu kabul edilen bir durumdur fakat kabul edilmeyen yanları da vardır;

Şikâyet haklı nedenlere dayalı olacak.
Akl-ı selim ile yapılacak, delilleri, nedenleri ortaya konacak, başkalarını kapsayacak şekilde genelleme yapılmayacak.
Kızma, bağırma, küfür, şiddet gibi unsurları kapsamayacak.
Şikâyet ettiği konuda kendinin payı olmayacak.

Tüm bunlar yapıldıktan sonra şikâyetin bir anlamı ve önemi olabilir ve kabul edilebilir.

Gözünü kapatıp makineli tüfek gibi saydırmak, sesini yükseltmek, kimseye söz hakkı vermemek, saldırgan davranışlarda bulunmak, şiddete yönelmek, küfür etmek vb. benzeri şeyler şikâyet olmadığı gibi kimi şikâyetleri de doğuracak davranışlardır.

Şikâyet adı altında yapılarak, sonu nice acı ve pişmanlığa varmış olaylara sıkça rastlıyoruz; “Ah yanılmışım, şimdiki aklım olsaydı, yanlış anlamışım, bana öyle söylememişlerdi” vb. binlerce pişmanlık içeren sözleri hep duymuşuzdur.

Halk arasında geçen; “keskin sirke küpüne zarardır” sözü bu konuyu ne kadar güzel açıklar. Keskinlik, kızgınlık, saldırganlık kimi haklı nedenlerle başlasa dahi kişinin kendisine zarar verir, vermiştir de.

Kimi şikâyetler doğru, güzel söz ve davranışlarla makul sonuçlanmış, tersi ise konunun ve sorunun katmerleşmesine yol açmıştır.

Şikayette bulunma, şikayetini dile getirme direkt eğitim ile de alakalıdır, eğitimli insanların şikayetleri olumlu şekilde sonuçlanırken, cehalet ile kimi şikayetler bir kaos ve anarşiye dönüşebilmektedir.

Evet, şikâyet haktır.

Şikâyet adı altında yapılan istenmeyen davranış ve saldırganlığa dönüşen istekler ise haksızlıktır.

Tüm bunlar toplumun, milletin, geleceğimiz ve huzurumuz ile yakından ilgilidir, yanlışlardan kaçınmak da vatandaşlık görevlerinden biri olduğu asla unutulmamalıdır.

Şikâyet haktır, olmalıdır da ama istenmeyen sonuçlara yol açtığı unutulmamalı, şikâyetler dile getirilirken dikkatli olunmalı, akl-ı selim ile davranılmalı, sonuç sabır ile beklenilmelidir.

Tüm bunlar ülke barışı ve geleceğimiz için elzem olan şeylerdir.