Görmezden geldiğiniz gerçekler ortaya çıktığında bilmiyordum” diyebilir misiniz?

Kulaklarını kapattığında, gözlerini bağladığında ve hissetmemeyi seçtiğinde; var olan hiçbir durum ortadan kalkmaz. Açıkça söylenebilir ki ağaçlar soğuk aldığında “ben soğuğun geldiğini bilmiyordum” diyemez. Kesilecekleri zaman testereyi görmemiştim de diyemezler. Çünkü onlar ağaçtır.

Peki, ağaç bile olamayanlar…
Yaşamda katkı sağlamak için herhangi bir çabası olmayan, gittiği ve bulunduğu yerlerde fayda adına bir girişimi bulunmayanlar; ağaçlarla bir tutulabilir mi?

Sokakta yürürken yerde oluşan kızıllığı fark etmeden geçip gitmek pek mümkün değildir. Yerler gri taşlarla kaplıyken, üzerindeki kızıllık apaçık ortadadır. Ya yanından geçip gidersin ya da durup anlamaya çalışırsın.
Yanından geçip gidenler için kötülük, yalnızca başkalarının başına gelen bir olumsuzluk ya da bir “hak ediştir”.

Yıllar önce okuduğum bir kitapta şöyle bir cümle vardı:
“Ölen hep bir başkasıydı; kendisi ölmediği sürece.”

Cümleler birebir aklımda olmasa da anlamı tam olarak buydu.

Ne demek istediğini uzun uzun düşünmeye gerek yok. Kişi, olumsuz bir durumla karşılaşmadığı sürece, bu olumsuzluğun kendisini asla bulmayacağına inanır. Üç maymunu oynamakta ustadır: görmez, duymaz, bilmez.
Ta ki aynı durum kendi başına gelene kadar.

O zaman “neden benim başıma geldi?” diye sorar. Aslında çoktan aynı hazin sonun içinde olduğunu fark eder ve öfkelenir. Öfke büyürken, bu kez yanında olmayanları görür ve onlara da öfkelenir.

Unuttuğu tek şey şudur:
Artık kendisi de yanından geçilip gidilen o kırmızı lekedir. Ne anlama geldiğinin önemi olmayan, yalnızca orada duran bir leke.

Karşılaştığı tepkisizlik ve umarsızlık onu hayrete düşürür. Empati nihayet devreye girer.
Ama bu, gecikmiş bir empatidir.

Geriye dönük empati; kavgalara, ağlamalara, haksızlıklara, canın acımasına, ihanete, dışlanmışlığa ve zorbalığa maruz kalan başkaları için bir fayda sağlamaz. Çünkü artık üzülüyor gibi görünse de, yine yalnızca kendisi için üzülüyordur.

Başkasının başına geldiğinde “normal” olanlar, kendi başına geldiğinde normal değilse;
tepkisizliğin ve hissizliğin sebebi nerede aranmalıdır?

İnsanlığında.

Psk. Dan. Rüveyda Gül